
Siyonist işgalciler Gazze’ye havadan uçaklarla ve sınıra yerleştirdikleri tanklarla saldırılar düzenlerken Batı Yaka bölgesindeki Filistinli ahaliyi de rahat bırakmıyorlar. Onları da çok farklı uygulamalarla ve taktiklerle sürekli toplu işkenceye tabi tutuyorlar. Köyleri kuşatmaya alınıyor, bir köyden diğerine yahut şehir merkezlerine gitmek istediklerinde geçiş noktalarında aşağılayıcı aramalara tabi tutuluyor ve saatlerce bekletiliyorlar, evlerine baskınlar düzenlenerek eşyaları darmadağın ediliyor, bazı eşyaları ve paraları gasp ediliyor, kendilerine çirkin ifadelerle hakaret ediliyor, ağaçları sökülüyor, arazileri tahrip ediliyor, hayvanları telef ediliyor, camilerine baskın düzenlenerek kutsal değerlerine saldırılıyor.
Bütün bu işkencelere maruz bırakılanlardan biri de Batı Yaka’nın en büyük şehri olan Nablus’un güneyindeki Avarta köyü. Bu köy yaklaşık bir aydan beri kesintisiz işkenceye tabi tutuluyor.
Köy Meclisi’nin başkanı Kays Avad, bir aydan fazla süredir köye baskınlar düzenleyerek iğrenç şekilde aramalar yapan işgal güçlerinin iki günden beri sokağa çıkma yasağı uyguladıklarını bildirdi. Avad, yasakla birlikte askerlerin evlere baskınlarının ve aramalarının da devam ettiğini dile getirdi. Aramalar esnasında eşyalara zarar veren, kasıtlı olarak bazı eşyaları tahrip eden ve bununla da yetinmeyerek ellerindeki silahlarla ve kesici aletlerle kadınları ve çocukları korkutan işgal güçleri, onlarca genci ve genç kızı da toplayıp sorgulama merkezlerine götürdü.
Kays Avad bugün (11 Nisan Pazartesi) yaptığı açıklamada işgal güçlerinin bugün sabahtan itibaren arama ve baskınlarını daha çok köyün batı kesiminde yoğunlaştırdıklarını dile getirdi.
İşgalciler adı geçen köye, İtimar Yahudi yerleşim merkezinde ikamet eden beş Siyonist işgalcinin öldürüldüğü bir eylemin faillerini arama iddiasıyla geçtiğimiz Mart ayında baskınlar düzenlemeye başlamışlardı. Öldürülen Siyonist işgalcilerin ikamet ettiği İtimar Yahudi yerleşim merkezi Avarta köyünün arazisine inşa edilmiş olduğundan söz konusu eylemin arkasında da bu köyden birilerinin olabileceği iddiasıyla söz konusu baskınları düzenliyorlar. Ancak şu ana kadar eylemin failleriyle ilgili herhangi bir belgeye ulaştıklarına dair bir açıklamaları olmadı.
