İran

İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri’nin Irak ziyareti

İslam dini, insanlığın kurtuluş ve saadet yolu olarak biliniyor. Müslümanlar, İslam dini çatısın altında birleşip, anlaşmazlıklarını bir yana koymak suretiyle kendi birliğini pekiştirebilirler.

İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri Hüccetül-İslam Hemid Şehriyari, Irak ziyaretinde Müslümanlar ve İslam ülkelerinin birliğinin altını çizdi. Iraklı yetkililer, din alimleri ve muhtelif kesimleriyle görüşen ve oturumlar düzenleyen Hüccetül-İslam Şehriyari, Şiisi ve Sünnisi olmak üzere aşiret liderleri ve kanaat önderleriyle de defalarca görüş teatisinde bulunarak, Müslümanların birliğinin stratejik ve önemli bir amaç olduğunu kaydetti.
Hüccetül-İslam Hamid Şehriyari, Bağdat’a gitmeden önce kutsal Kerbela ve Necef kentlerine gerçekleştirdiği ziyareti kapsamında Şii ve Ehli Sünnet alimleri ile bir araya geldi. İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri bu çerçevede Irak Alimler Cemaati Başkanı Şeyh Halid el Molla ile bir toplantı gerçekleştirdi.
Yapılan bu görüşmede Hüccetül-İslam Şehriyari, Siyonist rejimin İslam ümmeti ve İslam değerlerine yönelik komplolarına temasla, İslam dünyasının ciddi tehlikelerle karşı karşıya olduğunu, bu tehlikelerin giderilmesi ve sorunların çözümü için İslam ümmeti alimleri başta olmak üzere tüm Müslümanların işbirliğine ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
Irak Alimler Cemaati Başkanı da görüşmede, Irak’ta anlaşmazlık ve tefrika çıkarmanın düşmanların planlarından olduğunu belirterek, İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin defalarca ifade ettiği gibi bugün her zamankinden ziyade, İslam mezheplerini yakınlaştırma projesini işletme ve İslam ümmetinin birliğine ihtiyaç olduğunu kaydetti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyid Ali Hamanei beyanatında Müslümanlar arasında birliği bozan failler ve akımlara işaretle, bölge ülkeleri arasında anlaşmazlık çıkarma, İslam ülkelerinde siyasi, ekonomik ve kültürel alanlara sızma ve Müslümanlar arasında anlaşmazlık oluşturma politikalarının bu bağlamdaki esas hareketlerden olduğunu belirtmiştir.
Suudi Vahhabizm ve tekfirizmi gibi sapık ve batıl düşünceler, bilindiği gibi İslam ülkelerinde savaş ve çatışmalara sebebiyet vermek ve bu ülkeleri şiddete sürüklemek amacıyla yayılmıştır. Bu yıkıcı süreç aslında, gasıp işgal rejimi İsrail’in dayatıldığı coğrafyadaki sömürgecilik döneminin uğursuz mirası olup, Batı Asya’da çirkin yüzünü göstermektedir. Bu nedenle İslam dünyası bugün her zamankinden ziyade, İslami birliğin güçlenmesine ihtiyaç duymakta.
Bu bağlamda, İslam dünyasının seçkin siyasi şahsiyetleri ve düşünürleri üzerine ağır görev düşmekte. Bu kritik koşullarda sözkonusu görevin yerine getirilmesi, düşmanların birçok komplosunu suya düşürebilir.
Irak Darul-İfta Başkanı Şeyh Mehdi Samidi’nin bu husustaki sözleri, Iraklı din alimlerinin bu konuya yönelik derin düşünce ve görüşünü ortaya koymakta. İslam Mezhepleri Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri ile biraraya gelen Şeyh Samidi, İran’ın dünya ve Irak Ehl-i Sünnetleri ile iyi etkileşim içinde olmasının birçok fitnenin yok olmasına yol açtığını hatırlatarak, İran’ın IŞİD ile mücadelesi ve Irak ve dünya Ehl-i Sünneti ile iyi etkileşiminin Irak’taki birçok fitnenin giderilmesinde önemli olduğunu vurguladı.
Mevcut şartlarda önemli olan husus, İslam dünyasının çıkar ve menfaatlerinin korunması için çaba göstermek ve ortak tehditlere karşı koymaktan ibarettir. Bu da İslam ülkeleri arasında işbirliği ve yakınlaşmanın gelişmesi ve güçlenmesi için bir model haline dönüşebilir.
İslam mezheplerinin yakınlaştırılması, İslam dünyasını güçlendirecek ve ABD gibi emperyalist ülkelerin çöküşünü hızlandıracak bir stratejidir.

Başa dön tuşu
Bugün 09 Aralık 2021 (30) içerik yüklenmiştir.