AvrupaHaberler

İsveç’in Husby bölgesindeki gençlerin başlattıkları isyan yayılarak sürüyor

İsveç’in başkenti Stockholm’ün varoşlarından Husby’de Pazar akşamı gençlerin başlattıkları isyan şehrin diğer varoşlarına da yayılarak sürüyor. 4 gecedir sokaklara çıkan ve çoğunluğunu göçmenlerin oluşturduğu gençler arabaları yakıyor, bazı bina ve dükkanları ateşe veriyor, müdahale için olay yerine gelen polis ve itfaiye araçlarına taşlarla saldırıyor.

Gençler dün gece Stockholm’ün 15 semtinde araçları yaktı ve bazı binaların camlarını kırdı. Rågsved semtinde gençler polis karakolunu basarken, Hagsätra semtinde yangını söndürmeye çalışan itfaiye aracı ve polise saldıran gençler bir polisi yaraladı.

Olayları bastırmakta zorlanan polis yetkilileri, gençlerin arabaları yakarak bölgeye polisin gelmesini beklediklerini ve polise saldırdıklarını, bu nedenle de taktik değişikliğine giderek yangınlara müdahale etmediklerini açıkladı.

Olayların göçmenlerin yoğun olarak yaşadıkları Husby semtinde 69 yaşındaki bir adamın polis tarafından öldürülmesinden sonra polise tepki olarak ortaya çıkmış gibi görünmesine rağmen 4 gündür devam eden isyanın ardında dışlanmışlığa, ırkçılığa ve sınıflar arasındaki çelişkilerin artmasına tepki yatıyor.

Olayların patlak vermesinden 5 gün önce Ekonomik ve Siyasi Kalkınma Örgütünün (OECD) yayımladığı raporda 34 ülke içinde sınıfsal farklılıkların en fazla artış gösterdiği ülkenin İsveç olduğu belirtiliyor. Üye ülkelerin hiçbirinde sınıflar arası gelir uçurumunun bu kadar hızla artmadığına dikkat çekiliyor.

1995 yılında görece yoksul sayılanların oranı yüzde 3.7 iken bu rakam 2010 yılında yüzde 9.1’e yükseldi. İsveç sınıflar arası gelir farklılığının en az olduğu ülkeyken 15 yıl sonra sınıflar arası gelir farklılığının en fazla olduğu ülkeler sıralamasında 14. sıraya yükseldi.

Sosyal demokrat azınlık hükümetinin özelleştirme ve şirketleştirme ile başlattığı ekonomide liberalleştirme süreci, 2006 yılında iktidara gelen dört sağcı partinin oluşturduğu hükümet döneminde eczane, hastane ve okulların satılmasıyla sürdürüldü.

İşsizlik ve hastalık ödemesi yapma katı kurallara bağlanırken, işsiz ve hastalara yapılan ödemelerin süresi ve miktarı sınırlandırıldı. Hastalık ve işsizlik kasasıyla ilişkisi kesilen yüz binlerce kişi sosyal yardım bürolarına başvurmak veya akrabalarından borç alarak yaşamını sürdürmek zorunda kaldı.

Hükümetin politikası en fazla büyük illerin varoşlarında yaşayan göçmenleri etkiledi. Varoşlarda bulunan sağlık ocakları, hastaneler, postaneler ve gençlerin serbest zamanlarını değerlendirdikleri merkezler art arda kapatıldı. İsveç genelinde işsizlik yüzde 8’lerde seyrederken göçmenlerin yoğun olarak yaşadıkları varoşlarda yüzde 30’lara, bazı semtlerde yüzde 80’lere çıktı.

Muhalefette bulunan Sosyal demokratlar, Çevre Partisi Yeşiller ve Sol Parti ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda şiddet eylemlerine son verilmesini istemekle birlikte olaylardan hükümeti sorumlu tutuyor. Hükümetin uygulamaya koyduğu politikaların dışlanmayı artırarak olayların çıkmasına zemin hazırladığını söylüyor. Hükümetten işsizlik ve sosyal dışlanmaya yönelik önlemler almasını talep ediyor.

Başbakan Fredrik Reinfeldt ve Göçmen Bakanı Tobias Billström demokratik bir ülkede şiddete başvurulmasının kabul edilemeyeceğini belirterek olayların bastırılması için semtlere daha çok sayıda polisin gönderileceğini açıklarken, Irkçı ve yabancı düşmanı İsveç demokratları ise gençlere karşı su püskürten panzerlerin kullanılmasını istedi.

Başa dön tuşu
Bugün 19 Haziran 2021 (33) içerik yüklenmiştir.