Karabağ’daki gerilimlerin tehlikeli boyutlara ulaşması

Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasındaki temas hatlarında çatışmaların artması ile Karabağ’daki gerilimler de yeni boyutlara taşındı. Gerilimler artsa da bu arada Bakü ve Erivan son günlerde Karabağ barış anlaşmasının imzalanacağını duyurdu.
Bununla birlikte, temas hatlarında çatışma taraflarının güçleri arasında yoğun çatışmaların yaşanması, tarafların birbirine olan güvensizliğinin devam ettiğini ve çatışma taraflarından hiçbirinin taviz vermeye istekli olmadığının yadsınamaz bir gerçeğine işaret etmektedir. Bu durum üzerine birkaç aylık sessizliğin ardından Rusya Savunma Bakanlığı bir açıklama yayınlayarak şu duyuruyu yaptı: “Azerbaycan Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetlerine ait bir birlik Şuşa bölgesindeki Mas Hatlarını geçerek ihlal gerçekleştirdi. Bu girişim ihlal olarak değerlendiriliyor. 9 Kasım 2020 gece yarısı anlaşmasının ihlali sayılıyor. “Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Rus barış güçleri, gerginliğin tırmanmasını ve karşı provakatif eylemleri önlemek için önlemler alıyor.” dendi. Rusya’nın Güney Kafkasya meselelerine yönelik daha az aktif olması ve bugüne kadar sessiz kalmasında kuşkusuz ABD’nin başını çektiği Batılı hükümetlerin desteklediği Ukrayna ile Rusya arasındaki çekişmenin etkisi olmuştur. Bu bağlamda, Karadeniz-Hazar bölgesi Siyasi ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü müdürü, Rus Bilimler Akademisi kıdemli araştırmacısı Türkolog “Victor Nadine Rafsky” Arminfo ile yaptığı bir sohbette şunları söyledi: “Oldukça karmaşık bir durum Ukrayna’da söz konusu, bu durum şimdi Tayvan çevresinde, Orta Doğu’nun en sorunlu ve karmaşık bölgeleri Avrupa’da ve tabii ki Güney Kafkasya’da yansımıştır.”Azeri güçlerinin temas hatlarındaki son hareketleri kapsamında Azerbaycan Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı bir açıklama yayınlayarak, “Karabağ bölgesinde bazı tali yolların kontrolünü ele geçirdik” dedi. Azerbaycan Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Ermeni kuvvetlerinin kuzeydeki toprak yollarını silah taşımak için kullanmaması için Azerbaycan Cumhuriyeti Ordusuna bağlı birimler tarafından bu alanlarda gerekli kontrol tedbirlerinin alındığı” iddia edildi.
Laçin yolu üzerindeki arazinin bir kısmının ele geçirilmesi, Bakü yetkililerinin bazı yabancı güçlerin desteğiyle taleplerini Ermenistan ve hatta Rusya’ya empoze etmeye çalışması anlamına geliyor. Buna rağmen İlham Aliyev’in hükümet yetkililerinin bu konudaki taleplerini Ermenistan ve Rusya’ya dikte ettirebilmeleri pek mümkün görünmüyor. Çünkü Rusya bölgede güçlü bir askeri altyapıya sahip. Yabancı güçler sadece Azerbaycan Cumhuriyeti’nin edindiği askeri yeteneklere güvense de aynı zamanda yabancı güçlerin Kafkasya bölgesinde askeri hareket imkanı olmaması ve sahalarda Rusya ve diğerlerine karşı ancak sınırlı hareketler yapabilmesi dikkat çekicidir.
Her halükarda, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin son dönemdeki askeri hareketleriyle bağlantılı olarak, Ermeni medyası da haberlerinde, “Azerbaycan Cumhuriyeti askeri güçleri, ateşkesi ihlal ederek Şuşa-Lisagur temas hattını geçmiştir” diye suçlamıştı. Azerbaycan Cumhuriyeti ordusu ise daha önce Ermenistan’ı, Hankendi-Kaybalışan-Lisagor dağlık yolunu Dağlık Karabağ bölgesine silah nakletmek için kullanılmakla suçlamıştı. Buna rağmen, tarafların nihai Karabağ barış anlaşmasını imzalamak için müzakere ettiği koşullarda, Azeri güçlerinin son dönemdeki askeri hareketleri, Karabağ’ın temas hatlarında üçüncü Karabağ savaşının çıkmasına zemin hazırlayabileceğine şüphe yoktur. Azeri ve Ermeni kuvvetleri arasındaki çatışmalar bu şekilde devam ederse bir savaşın çıkması da kaçınılmaz olacaktır.
Bu nedenle Rus makamları, “Bu ülkenin barış güçleri, gerginliğin tırmanmasını ve karşı provakatif eylemleri önlemek için önlemler alacaktır” açıklamasını yaptı. Mevcut durumda, Ermeni makamları, uluslararası toplumun anlaşmayı ihlal edenleri cezalandırmasını bekliyor. Ermenilerin haklarını gerçekleştirmek için ikili ve çok taraflı anlaşmaların ihlal edildiğini baz almak istiyor. Bu nedenle Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan geçen Perşembe günü uyardı ve şöyle dedi: “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmaları cezasız bir şekilde ihlal etmesi Bakü’yü yeni provakatif önlemlere başvurmaya teşvik ediyor.”
Bu bağlamda Erivan hükümetinin yetkilileri, uluslararası toplumu Azerbaycan Cumhuriyeti’ni kınamaya teşvik etmek ve mevcut duruma ve koşullara ikna etmek için çok çalışıyorlar, ancak uluslararası toplumun bu konuda pek bir fikir birliği olmadığı görülüyor. Bu arada Laçın iletişim koridoru son aylarda çevre aktivisti denilen kişiler tarafından bloke edildi. Erivan, bu konunun Karabağ’da insani bir krize yol açtığını söylüyor. Bu nedenle Ermeni makamları Azeri tarafını uluslararası mahkemelere taşıyarak taleplerini gerçekleştirmeye çalışmaktadır.
