ArabistanHaberlerOrtadoğu

Katar, Arabistan ve BAE’nin BM insan hakları Konseyi üyeliklerinin askıya alınmasını istedi

Arabistan ve BAE gibi müttefiklerinin Katar ile ilişkilerini kesmesi ve bu ülkeye ambargo uygulamasından bir yıl geçerken Katar da Arabistan ve BAE’nin BM insan hakları konseyindeki üyeliklerinin askıya alınmasını istedi.

BM insan hakları konseyin 8. Maddesinde her üyenin cinayet işlemesi halinde üyeliğinin askıya alınması gerektiği belirtiliyor. Haziran 2017’nin başlarından itibaren Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır bölgede yeni bir kriz oluşturma çerçevesinde Katar ile diplomatik ilişkilerini kestiler. Buna ilaveten Katar’a deniz, hava ve kara sınırlarını kapatarak pratikte bu ülkeye ambargo uyguladılar.
Olaylar Katar resmi Haber Ajansı sitesinin hacklenmesi ve katarlı yetkililerden naklen yalan açıklamaların yayınlanması ardından yaşandı. Ardından Arabistan ve müttefiklerinin Katar’a karşı düşmanlıkları bazı komploları çerçevesinde şekillendi. İnsanlığa karşı bir çeşit cinayet sayılan ve aslında askeri güçle gerçekleşmeyen bir savaş tarzı olan kuşatmanın bir çok insani sonuçları vardır.
Buna göre uluslararası ceza mahkemesi savcısı bayan Fatou Bom Bensou da bir süre önce yaptığı açıklamada Katar’ın Arabistan ve müttefiklerince kuşatılarak ambargoya alınmasının insan hakları ihlalinin bariz örneği olduğunu söyledi.
Bu arada Katar’ın Suudi Arabistan ve müttefiklerince ablukaya alınması ise BM Antlaşması 2.maddenin 4.bendi gereğince ele alınabilir. Söz konusu maddenin 4. Bendinde şöyle yazılıyor:
Tüm üyeler, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi bir başka devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasal bağımsızlığa karşı, gerekse Birleşmiş Milletlerin Amaçları ile bağdaşmayacak herhangi bir biçimde kuvvet kullanma tehdidine ya da kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar.
Böylece bir ülkenin ablukaya alınması ise kuvvet kullanma olarak bilinir zira onun başlıca hedefi Katar’ın siyasetleri ve tutumlarını tehdit veya bu ülkede istikrarsızlık ve güvensizlik oluşturarak değiştirmektir.
Katar’a ambargo uygulayan ülkelerin istekleri aslında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme, Irk Ayırımına karşı Anlaşması, İltica Anlaşmaları, Fars İnsan Hakları Arap Sözleşmesi, Körfez İşbirliği Konseyi İnsan Hakları Beyanı ve Güvenlik Anlaşması ve diğer bir çok uluslararası anlaşmalara aykırıdır.
Uluslararası yasalara göre hiçbir ülke bir başka ülkeye şartlar belirleyerek insan haklarını ihlal etmeye zorlayamaz. Bu şartlarda uluslararası hukuk çevreleri BM’den Katar’a uygulanan zalimane ve yasa dışı ablukayı kaldırması ve abluka uygulayan ülkeleri bu zalimane girişimlerine son vermesini istiyorlar.
Dünya kamuoyu uluslararası toplum ve teşkilatların Arabistan ve BAE rejimlerin insanlık dışı girişimlerine karşı bir an önce girişimde bulunmalarını isterken Suudi Arabistan ve BAE’nin BM insan hakları konseyine üyelikleri ise tüm dünyanın şaşkınlığına sebep olmuştur. BM’nin Suudi Arabistan ve BAE’ye karşı davranışı, uluslararası insan hakları strateji alanında politik davrandığını gözler önüne seriyor.
BM tarafından benzer pasif tutumların sergilenmesi, 21. y.y.da insanların Al-ı Suud ve Al-ı Nahyan’ın ortaçağı andıran davranışlarına ve bu rejimlerin hayatlarına devam etmesine şahit olmalarına sebep oluyor. Tabi ki bunun sonucu da uluslararası alanda insan haklarının daha çok ayaklar altına alınmasıdır.

Başa dön tuşu
Bugün 01 Ekim 2022 (1) içerik yüklenmiştir.