
Batı Yaka bölgesinin tek uluslararası geçiş kapısı olan ancak Filistin Özerk Yönetimi’nin bağımsız bir kimliğe sahip olamaması sebebiyle siyonist işgal devleti görevlilerine teslim edilen Kerame kapısı tam anlamıyla işkence, eziyet, iade ve tutuklama kapısı haline geldi.
Siyonist işgal yönetimi bu kapıyı adeta listesindeki insanları tutuklamak veya dünyaya açılmalarını, dünyaya açılabilmiş olanların da yeniden ailelerine dönmelerini engellemek için bir tuzak olarak kullanıyor. Dolayısıyla Batı Yaka ve Kudüs’te ikamet eden Filistinlilerin çıkış kapısı olarak kullanılması için değerlendirilmesi beklenen bu nokta siyonist işgalciler tarafından insan avlama kapısı olarak değerlendiriliyor.
Bölge ahalisinden, sağlık, eğitim, ticaret yahut vatanı dışında yaşayan akrabalarını ziyaret için topraklarının dışına çıkmak zorunda olanların kullanabilecekleri bir başka çıkış noktalarının olmaması sebebiyle bu insanlar, taşıdığı riske rağmen Kerame kapısını deneme zorunluluğu duyuyorlar. Aynı zorunluluk herhangi bir ihtiyaçtan dolayı çıktıktan sonra evlerine dönecekler için de söz konusu.
Bazıları gelip günlerce beklemek zorunda kalıyor, işgalcilerle saatlerce pazarlık yaparak önlerinin açılması için insanlıktan nasibi olmayanların insafına sığınmaya mecbur kalıyorlar. Çıkışta ve girişte aşağılayıcı, iğrenç aramalardan geçiriliyorlar. İsimlerinin işgal güçlerinin “tutuklanacaklar” veya “geri çevrilecekler” listesine geçmiş olması durumunda ise bu kapıya uğramak canavarın pususuna girmekten başka bir sonuç getirmiyor.
Uluslararası İnsan Hakları Dayanışma Örgütü, Filistinlilerin Kerame kapısında çektiği eziyetlerle ilgili ayrıntılı bilgiler içeren ve muhtelif örneklerden söz eden geniş bir rapor yayınladı.
