İslami Davet

Kudüs’ü Savunma Konusunda Şii Ve Sünni Koalisyonu Amerika’yı Rahatsız Etti

16 Aralık 2017 13:42

Arap Dünyasının tanınmış yazarlarından Abdel Bari Atvan, İslam ülkeleri liderlerinin İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında birlik ve beraberliklerini açıklamasının, Amerika’nın Birleşmiş Milletler’ deki daimi temsilcisini İran’a karşı yeniden boş iddialarda bulunmaya mecbur bıraktığını söyledi.

Arap Dünyasının tanınmış yazarlarından ve Rey El Yevm Gazetesi Baş Editörü Abdel Bari Atvan; “Amerika’nın İran’a karşı kışkırtmasının üç nedeni, Amerika’yı Husilerin füzesinden sinirlendiren ne” başlığıyla yayınladığı yazıda, “Amerika’nın, İran’ın Ensarullah’a füze ve silah gönderdiğine dair asılsız medya kampanyaları, bakışları İstanbul’da düzenlenen toplantıdan ve Kudüs’ü savunma konusunda oluşan Şii ve Sünni koalisyonundan çarpıtmak içindir” vurgusunda bulundu.

Abdel Bari Atvan’ın kaleme aldığı yazıda şu ifadeler yer aldı:

Amerika’nın, Çarşamba günü Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle, Donald Trump’ın Kudüs’ü Yahudileştirme konusundaki kışkırtıcı kararıyla mücadele için yapılan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısına cevabı, hemen hatta beklenmedik bir hızla verildi. Amerika’nın Birleşmiş Milletler’deki daimî temsilcisi Nicky Haley, “Trump’ın Kudüs kararı sonrası dünyanın başımıza yıkılacağını düşündük ama hiçbir şey olmadı” dedi.

Irkçılık ve Arap ve Müslüman ülkelerle düşmanlıkta Trump’ı da geçen Haley’in petrol şeyhlerinin kalan paralarını da cebe indirmek ve onların ambar edilmiş petrollerini onlarca yıl daha depolamak için etnik bir savaş yada fitne çıkarmaktan başka çaresi olmadığı için İran’a karşı gerginlik dalgasını şiddetlendirerek diğer ülkeleri de Amerika’nın yanına çekmeye çalıştı.

Amerika’nın daimî temsilcisi şunları söyledi: ‘Amerika’nın elinde, Riyad Havaalanına fırlatılan füzenin İran yapımı olduğuna dair kanıtlar var. İran’ın bölgedeki davranışları kötüleşmiştir ve İran, bölgedeki çatışma ateşini alevlendirmektedir.’

Bu kışkırtıcı açıklamaların asıl amacı, Arap ve İslam kamuoyunun düşüncelerini, Amerika’nın Kudüs’te işlediği suçtan ve bütünüyle İsrail Rejiminin ve onun politikalarının taraftarlığını yapmasından çarpıtmaktır.

Arabistan liderliğindeki Arap koalisyonunun Yemen’e karşı üç yıldır süren savaşları hala devam etmektedir ve bu savaşta Arabistan tarafından binlerce ton modern mühimmat, füze ve uçak yüz milyarlarca dolara Amerika’dan satın alınmıştır ve onaylayalım ya da onaylamayalım, böyle bir durumda karşı tarafta kendini savunmak için silah temin etmek adına her kaynağa başvurabilir.

Haley’in açıklamakla görevli olduğu Amerika’nın bu öfkesinin ve Riyad şehrinin kuzeyindeki Kral Halid Havaalanını vuran Husilerin füzesine odaklanmasının birkaç nedeni vardır:

Birincisi, İstanbul’da 57 liderin ve Dışişleri Bakanının katıldığı toplantıda, İslam birliği, Amerika’nın tam anlamıyla işgalci İsrail Rejiminin taraftarlığını yapmasıyla mücadele ve Beyt’ül Mukaddes’in İslami ve Hristiyan kutsallarının savunulması vurgulandı.

İkincisi, Şii ve Sünni arasında bir koalisyon sağlandı ve Recep Tayyip Erdoğan ve İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani arasında görülmemiş bir dayanışma ve birlik oluştu. Bu koalisyon, Amerika’nın Şii ve Sünni savaşı çıkarma ya da özellikle Arap şeyhleri olmak üzere Sünni Arapları bu savaşta Amerika’nın yanına çekme planını yok ediyor.

Üçüncüsü, Riyad Havaalanında hedefine ulaşan Husilerin fırlattığı füze, uçuşların aksamasına, korku ve dehşet yaşanmasına neden oldu ve bu durum, Amerika’nın Patriot Hava Savunma Sisteminin başarısızlığını göstermektedir.

İran, Amerika tarafından yapılan suçlamaları reddetti ve bunun kışkırtıcı, asılsız ve sorumsuzca olduğunu belirtti ve Haley’in bahsettiği kanıtların da sahte olduğunu ifade etti.

Biz, İran tarafından Amerika’nın suçlamalarının yalanlanmasının hiçbir yansımasının olacağını düşünmüyoruz. Bu bizi, Saddam Rejimi zamanında Irak’ın silah depolarında kitle imha silahlarına sahip olduğunu yalanlamasını hatırlattı. Zaten hikâyenin gerisi de belli.

Amerika’mın mevcut hükümeti hem ülke içinde hem de ülke dışında büyük bir başarısızlığa düşmüştür. Ülke içerisinde Trump’ın müttefiki, Alabama seçimlerinde Cumhuriyetçilerin sandalyesini kaybetmiştir. Amerika dışında da Washington’un Avrupalı müttefikleri Trump’ın Kudüs’ü Yahudileştirme kararından dolayı kenara çekilmişlerdir ve Kuzey Kore’de kendini balistik nükleer bir devlet olarak tanıtmış ve herhangi bir işgale maruz kaldıkları takdirde Amerika’nın içini füze yağmuruna tutmakla tehdit etmiştir.

Trump, savaş çanları çalıyor ve ırkçı eğilimleri esasınca, saldırı okunun ucunda Körfez İslam ülkelerindeki müttefiklerinin olmasını istiyor. Böylece savaş masrafları da onlar tarafından karşılanmış olacak. Haley açık bir şekilde ülkesin İran ile mücadele için uluslararası bir koalisyon oluşturmaya çalıştığını söylüyor ve burada büyük bir ırkçılık gizlidir.

Amerika bu savaştan hiçbir şey almaz, ama kesinlikle Müslümanlar ve özellikle Arap ülkeleri yeni müttefikleri İsrail’in yanında bütün savaşların ateşinin kurbanı olacaklar.’

Kudüs’ü Savunma Konusunda Şii Ve Sünni Koalisyonu Amerika’yı Rahatsız Etti Konusuna Ait Etiketler

Yukarı Çık