Lübnan direnişi milli güvenlik stratejisinin bir parçası olarak görüyor

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrullah, korku ve caydırıcılık dengelerinin Lübnan’ı herhangi bir İsrail tehdidinden koruduğunu, İsrail düşmanının silaha sahip olanların olası bir saldırıya yanıt verme cesaretine sahip olduğu endişesi taşıdığını söyledi.
Nasrullah 1 Ağustos 2012 günü Direnişe Destek Kurumunun yıllık iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, Lübnan için en uygun savunma stratejisinin şu an güçlü bir ordu ve direnişle birlikte ikisi arasındaki uyum ve koordinasyon olduğunu belirtti.
Lübnan’ın 2000 yılında direnişin fedakârlıklarıyla büyük bir yenilgiye uğradığına işaret eden Nasrulllah, iktidar talebinde bulunmayan direnişin Lübnan’a kazandırdığı zaferi Lübnanlılara armağan ettiğini ve devleti de sınırdaki sorumluluğunu yüklenmeye çağırdığını, bunun dışında söylenecek her şeyin ucuz sözlerden ibaret olduğunu ifade etti.
Nasrullah, Hizbullah’ın direnişin silahı konusunda herhangi bir resmi tartışmaya girmeyi reddettiğini bildirerek fakat Lübnanlılara güvence vermek amacıyla ödünlerde bulunduğuna, bunun 2006 yılında Özgür Ulusal Akımla yapılan anlaşma uyarınca gerçekleştiğine dikkat çekti.
Nasrullah, Hizbullah’la silahını bırakmasına karşılık para ve iktidar teklif eden pazarlıklar yapıldığına işaret ederek fakat direnişin bunu reddettiğini, çünkü direniş seçeneğini Lübnan’ı ve halkını koruyan bir güç olarak gördüğünü ifade etti.
2004 yılında Suriye’yle benzer bir pazarlık yapıldığına değinen Nasrullah, “Arap liderlerinden biri Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’a Lübnan’da güney bölgesine de girerek kalmasının mümkün olduğunu, fakat buna karşılık Filistinlilerle Hizbullah’ın silahından arındırılması gerektiğini söylemişti. Fakat el-Esad bu teklifi Lübnan ve Filistin’deki direnişi Arap milli güvenlik stratejisinin bir parçası olarak görmesi nedeniyle reddetmişti” diye belirtti.
“Hizbullah’ı savunma stratejisi sunmayı reddetmekle suçlamak küstahlıktır” diyen Hizbullah Genel Sekreteri, Hizbullah’ın Lübnan Başkanı Mişel Süleyman’ın diyalog çağrısına yanıt verdiğini ve bu diyalogda savunma stratejisinin tartışılmasına rağmen Hizbullah’ın savunma stratejisi kartının şu ana kadar ele alınmadığını, çünkü asıl hedefin direnişin silahından arındırılması olduğunun altını çizdi.
Diyalog masasının hedefinin Lübnan’ı korumak olmadığına dikkat çeken Nasrullah, 14 Mart güçlerinin ABD’nin direnişi silahından arındırma isteğini yerine getirmek için diyalog masasına oturduğunu kaydetti. Nasrullah, Hizbullah’ın Lübnan’ı koruyacak bir stratejiye ulaşmayı istediğini bildirerek “fakat bu 14 Mart ekibinin diyaloga katılımının başkan ve hükümeti diyalogla ilgisi olmayan konularda kışkırtan bir maddeye dönüşmesini de reddediyor” diye konuştu.
Silahın devletin emrinde olmasının caydırıcılık gücünü yok edeceğini, çünkü devletin karar mekanizmasının çalışmadığını belirterek bu durumda Amerikalının Lübnanlı yetkililerden herhangi bir saldırıya yanıt verilmemesini isteyebileceğini vurguladı.
Nasrullah, Lübnan’ın kurtuluş ve savunma stratejisine ihtiyaç duyduğunu söyleyerek diyalog masasından işgalden kurtuluş stratejisi belirlemesini istedi.
