FilistinHaberlerLübnanOrtadoğu

Nasrullah’tan dünya müslümanlarına Gazze çağrısı

Lübnan İslami Direnişi Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, İsrail’in uzun bir süredir Gazze halkına uyguladığı ambargoya karşı İslam ve Arap halklarını her Cuma protesto gösterisi düzenlemeye, Mısır sınır kapısını sınırlı bir vakitte değil sürekli olarak açmaya çağırdı.

Nasrullah’ın bugün(15.12.2008) akşam saatlerinde Al-Manar televizyonundan canlı olarak yayınlanan dünya halklarını Gazze için harekete geçmeye çağırdığı konuşmasında,‘’Gazze’deki sabreden ve direnen kardeşlerimiz, bu geniş dünyada herhangi bir pencere ve kapı açılmaksızın haftalardır ambargo altında yaşıyor. İsrail’deki durumu ve Gazze’ye yönelik askeri tehditlerini göz önünde bulundurduğumuz zaman Gazze halkına uygulanan ambargonun yakın bir sürede kırılacağına dair ümit kalmıyor. Bu büyük insani krize karşı hepimizi ümitli olması, sorumluluklarımızın ve görevlerimizin ne olduğunu araştırmamız gerekiyor’’dedi.

Nasrullah’’ Filistin’in işgalinden 6o yıl geçmesinin ardından kendimizi, Amerika ve İsrail’in Filistin davasını tasfiye etme girişiminin önünde bulmaktayız. Mesela, işgal altındaki Filistin topraklarının dışındaki Filistinli mültecilerin yurda dönüş hakları konusunda Amerika ve İsrail’in ittifakı, bazı devletlerin desteği ve Arap toplumunun sessizliği ile herhangi bir ufuk görülmemektedir. Filistinli mültecilerin şuan bulundukları ülkelerde devamlı olarak kalmaları için planlar yapılmaktadır.Yine kendimizi Kudüs meselesinin önünde buluyoruz. Kudüs Yahudileştiriliyor, Doğu Kudüs’te kalan Arap nüfusu da sürgün ediliyor, herhangi bir gerekçe ile Filistinlilerin evleri yıkılabiliyor.Üçüncü olarak kendimizi Batı Şeria’daki Filistinli kardeşlerimizin tedrici olarak sürgün edilmesi girişiminin önünde buluyoruz. Duvar, yaşama hakkının tanınmaması, barikatlar, tutuklamalar ve orada zor şartlar altında yaşamak zorunda kalan kardeşlerimiz… Ve son günlerde de şahit olduğumuz zeytin toplayan Filistinli kardeşlerimize düzenlene saldırılar, el-Halil başta olmak üzere Batı Şeria’nın farklı şehirlerinde Yahudi yerleşimcilerin kardeşlerimize düzenlediği saldırılar…’’ diye konuştu.

Lübnan Hizbullahının Genel sekreteri, 1948 sınırların yaşayan Filistinlilerin sürgün edilmesi tehditlerinin sürüdüğünü, Hristiyan ve müslüman tüm Filistinlilerin, sürgün edilme tehdidi altında olduklarını ,Livni’ni söyledikleri de sadece bir dil sürçmesinden ibaret olmadığını, Livninin, siyonist parti liderlerinin üzerinde ittifaka vardığı duruşu açıkladığını belirterek, ‘’ Bu israillilerin hayalidir. Sürekli olarak kendilerinin de Yahudi olarak isimlendirdikleri devleti kurmak için çalışıyorlar. Bütün bunlar Amerika ve dünyanın desteği ile hatta Filistin halkını desteklemesi ve savunması gerekenlerin anlayışı ile sürmektedir. Binlerce Filistinli esirin sıkıntıları da hala sürmekte. Ve Gazze halkı… Gazze, insanların yaşanması mümkün olmayan bir şehre dönüştürülmek isteniyor’’ dedi.

Nasrullah, bugün Filistin davası ve Filistin davası ile alakalı olan her şeyin tasfiye edilmesi ile karşı karşıyaya kalındığını ve bu dönemde en önemli konu ise Gazze’ya uygulanan ambargo olduğunun altını çizerek, bu ambargonun hedefinin Gazze halkının iradesini kırmak, Filistin halkını çökertmek, Amerika’nın ve İsrail’in şartlarını dayatmak, Filistin halkının hiçbir meşru hakkını gözetmeyen İsrail ile ilişkileri normalleştirme zilletini kabul ettirmek olduğunu ifade etti.

Geçen 6o yıl boyunca, Filistin halkının direndiğini , her şeye tahammül ettiğini, bir çok fedakarlıklarda bulunduğunu belirten Nasrullah, ‘’ Dünyanın Filistin davasını tasfiye etmesine ortak olması, dostların geri adım atmasına, Arap dünyasında kurtulması gereken bir yük olarak algılanmaya başlamasına rağmen 60 yıl Filistin davasını tasfiye etmekten men eden de bu halkın ta kendisidir’’ dedi.

Bu direnişin en önemli göstergelerinden birisinin, son yıllardaki intifa süresince şahid olduklarımız ve şimdi Gazze’de gördüklerimiz olduğunu ifade eden Nasrullah, Gazze’de bugün iki sahne mevcut olduğunu ,birincisinin ambargo, açlık, karanlık, şiddetli soğuk, zulüm ve İsrail’in hava saldırıları, bunun karşılığında ikinci sahnenin ise direniş, hak üzerine bağlılık, sebat olduğunu vurguladı.

Bunların herkes tarafında görüldüğünü ve duyulduğunun altını çizen Nasrullah, ‘’ Kadın Çocuk, büyük küçük Gazze halkının haykırışlarını ve açıklamalarını basın yoluyla görüyoruz’’ diye konuştu.

Nasrullah, ‘’ Şayet 60 yıl önce bu ümmetin liderleri, bu ümmetin hükümetleri, bu ümmetin halkları sorumluluklarını üstlenmiş ve uygun vakitte hareket etmiş olsalardı Filistin işgal edilmez ve nekbe de gerçekleşmez; bu ümmeti, hükümetini ve ordularını zelil düşüren bu gasıp rejim meydana gelmezdi. Filistin halkı hakkında en çirkin katliamlar işlendi. Sadece Filistin’de değil. Bir çok Arap ülkesinde katliamlar işlendi. 60 yılın geçmesinin ardından hala düşmanca saldırılarını sürdürüyor’’ diye konuştu.

Nasrullah, ‘’ insanlar unuttular, nesiller geçmişte ne olduğunu görmezlikten geliyor, tarih ise gerçekleri yansıtmıyor. Fakat sizler yarın ilahi adalet mekanında Kıyamet gününde ne unutkanlığın, ne görmezden gelmenin ne ihmalin ne de gerçekleri altüst etmenin olmayacağını söylemek istiyorum.Sessiz kalanlar, İsrail işgaline karşı çıkma ve Müslüman Arap dünyasının kalbinde terörist İsrail devletinin kurulmasını engellemeye güçleri yettiği halde herhangi bir şey yapmayanlar Kıyamet gününde sorulacak ve şiddetli hesaba çekileceklerdir’’ dedi.

Nasrullah, Arap Ulusal konferansının, Arap Genel Partiler Konferansının ve İslami Ulusal konferansın İslam ve Arap halkların sorumluluklarını üstlenmesi, Filistin halkıyla dayanışma içinde olmak ve ambargoyu kırmak için tüm Arap ülkelerinde çağrıda bulunduğunu hatırlatarak, bu konferans açıklamasında Cuma gününden itibaren halkların etkinliklere, yürüyüşe başlaması çağrısında bulunduğunu söyledi.

Nasrullah, ‘’ Biz, Hizbullah ve Lübnan’da Lübnan İslami Direnişi olarak, bu çağrıya geniş katılımla tün Arap ve İslam ülkelerinde yanıt verilmesini istiyoruz. Bu adımın, içinde bulunduğumuz merhalede en azından yapılması gerekli olan bir adım olduğunu düşünmekteyiz. Mısır’daki kardeşlerimize, Mısır ve Mısır hükümetlerine çağrıda bulunuyor, Gazze halkı için belirli günlerde değil sürekli olarak Rafah sınır kapısını açmalarını istiyoruz. Biz bu tarihi ve cesur adımın Mısır tarafından atılmasını istiyoruz. Ümmet ve tarih, Mısır bu duruşunu hatırlayacaktır. Rafah sınır kapısı ile ilgili anlaşmalar, şayet insani ve İslami büyük bir krize yol açıyorsa ve sonucu savaş suçu ise bu anlaşmaların hiçbir insani, ahlaki, dini temeli yoktur’’ diye konuştu.

Günün pazarlık günü olmadığını önümüzde gerçekten de çok acı bir tablo olduğunu ifade eden Nasrullah, ‘’ Gazze’de yüzlerce hasta ölmektedir. Yüzbinlerce kişi açlık ve karanlık içerisinde yaşamaktadır. Bu tablo sizlerden tarihi ve sorumluk sahibi bir duruş beklemektedir. Şayet bu duruşu sergilerseniz ümmetin tamamı sizin yanınızda olacaktır. İslam konferansı örgütü ve Arap Birliği de sizin böyle bir duruş sergilemeniz halinde yanınızda duracaktır’’ diye konuştu.

Bugün hepimizin sorumluluk üstlenmesi ve harekete geçmemiz gerektiğini vurgulayan Nasrullah, ‘’ Cuma günü başlayacağımız eylemler Cuma günü sona ermeyecek. Gazze’deki kardeşlerimiz üzerindeki ambargoyu kırmak ve merkezi davamız olan Filistin davasına karşı duruşumuzu göstermek için Cuma günü, harekete geçişin başlangıcı olacak’’ dedi.

Nasrullah, ‘’Bugün sizlere İslami, insani ve ulusal bakış açısıyla seslenmek istiyorum. İnsani bakış açısıyla, tüm dünyaya tüm insanlara ve özellikle de efendimiz İsa’nın doğum gününü kutlamaya hazırlanan Hıristiyanlara çağrıda bulunuyorum. 60 yıl geçtikten sonra İnsan Hakları Günü’nün kutlayan dünyaya sesleniyor ve 1.5 milyon Gazzelinin açlık, hastalık ve ölüme karşı mücadele ettiğini hatırlatıyorum.İnsanın onuruna, insani değerlere, insan haklarına inanan herkese davette bulunuyorum. Dünyadaki tüm dini, siyasi, insani, hukuki ve kültürel mercilere çağrıda bulunuyorum. Vatikan’dan tüm kiliselere çağrıda bulunuyor ve şu soruyu soruyorum: “Efendimiz İsa, topraklarına ve haklarına bağlı kaldıkları suçundan ötürü 1.5 milyon insanın ambargo altında yaşamasına razı olur muydu? “ diye sordu.

Nasrullah, ‘’ sayıları bir milyarı aşan Müslümanlara sesleniyorum. Ey Müslüman kardeşlerim! Hepimiz “Büyük peygamber Muhammed’in (S.a) dinine bağlı olduğumuzu” söylüyoruz. O bize “Müslüman müslümanın kardeşidir” dedi. O bize “Müslümanlar bir vücudun azaları gibidir” dedi. O bize “Müslümanların işlerine önem vermeyen kişi Müslüman değildir” dedi. O bize “Bir adam Ey Müslümanlar neredesiniz diye çağrıda bulunduğunda, yanıt vermeyen bizden değildir” dedi.

Ey Müslümanlar! Dinimiz mazlumlara ve ihtiyaç sahiplerine dinidir. Bugün Gazze’deki 1.5 milyon Müslüman , yanlarında olmalarımız için bize çağrıda bulunuyor. Dini, şer’i ve İslami görevimiz, uygun bir karar almamız değil midir? ‘’ diye sordu.

Bugün dünyanın her bir tarafında hacıların sağ salim evlerine dönmelerinin kutlandığını , Gazze’lilere önem vermek, onların yanında durmak, onlara yardım etmek Allah katında, Allah’ın evini hac etmekten önemsiz olmadığını vurgulayan Nasrullah, ‘’ Biz Hizbullah olarak, diğer hareketler ve kardeşlerimizle ortak toplantılar ve protesto gösterileri düzenleyeceğiz. Biz, güney Lübnan’da dev bir protesto gösterisi düzenleyeceğiz. Ben, insanların güney Lübnan’a gelmelerini istemiyorum. Kendi şehirlerinde yapılacak toplantılara, protesto gösterilerine katılmalarını istiyorum.33 gün süresinde düşmanın bombardımanına maruz kalan, evleri yıkılan fakat direnen, izzetli duruş sergileyen güney Lübnan’daki kardeşlerime sesleniyorum’’ diye konuştu.

Başa dön tuşu
Bugün 16 Ağustos 2026 (44) içerik yüklenmiştir.