İslami Davet

Reisi: Filistin’in geleceğini direniş belirler, müzakere masaları değil

16 Mayıs 2018 18:45

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi, Uluslararası Yeni Ufuk zirvesinde yaptığı konuşmada korsan rejim İsrail’in sürekli sözlerinden caymasına işaretle, Filistin’in geleceğini müzakere masalaları değil, asıl direniş meydanındaki mücahitler belirleyeceğini vurguladı.

Astan News’un haberine göre, Meşhed’de düzenlenen Uluslararası Yeni Ufuk zirvesinin kapanış töreninde konuşan Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi, Haktaleplik, adalettaleplik, tevhide inanmak, İslam Peygamberi –s– ve tüm halefleri üzerine vurgu yaptıkları konular olduğunu belirtti.

İmam Rıza’nın tüm mezheplerin ve inançların sahipleri ile konuşarak eşsiz bir ittifak kurduğunu belirten Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi şöyle devam etti: Dinlerarası diyalog meselesinin temelini atan kişi İmam Rıza –s– idi ve gerçekte o hazretin tevhidi dinler ve mezhepler arasında diyalog bağlamında kurduğu ittifak tevhide inananlarla haktalepler ve adalettaleplerin birliğinin cilvesiydi.

Hüccetülislam Reisi, bugün bizler Rezevi medeniyetten ilham alarak yeni ilhad karşısında yeni bir ittifak kurmamız gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: bugün ilhad ve sermaye akımı tüm insanların özgürlük ve adalet başta olmak üzere tüm haklarını yok etmek ve ülkeleri işgal etmek ve milletlerin haklarını çiğnemek gibi hedeflerin peşindedir. Bugün siyonist akım ve bu akıma destek verenlerin amacı tüm insanların ve Allah tealaya inananların haklarını yok etmektir.

Bilgiler Meclisi üyesi Hüccetülislam Reisi şöyle devam etti: bugün Hristiyanı, Müslümanı, Yahudisi ve hak ve adalet peşinde olan herkes Filistin meselesini ve Kudüs’ün kurtuluşunu en önemli kaygısı olarak görmektedir. Bugün dünyada kimin ve hangi akımın adalet peşinde olduğunu öğrenmek için hangi akımın Filistin’e ve Kudüs’e destek verdiğine bakmalıyız. Bugün dünyada adalettalepliğin en temel kriteri Filistin ve Kudüs meselesine karşı sergilenen tutumdur.

Bugün Gazze en temel imkanlardan ve insan haklarından mahrum bırakıldığını vurgulayan Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi, bundan 70 yıl önce siyonist işgalci rejim mazlum Filistin milletinin haklarına tecavüz etmeye başladığını ve bugün 5 milyon Filistinli mülteci durumuna düştüğünü ve Filistin topraklarının %71 kadarı işgale uğradığını vurguladı.

Müstekbirlerin sözünü tutmaması

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi BM’nin tüm kararnamelerine rağmen bugün Beytulmukaddes siyonist rejim İsrail’in işgali altında bulunduğunu belirterek şöyle dedi: İsrail rejimi Oslo anlaşmasına göre siyonist yerleşke inşaatına devam etti, fakat Filistin milleti hiç bir hakkını elde edemedi. Nitekim Oslo, Camp David e diğer anlaşmalar siyonist işgalcilerin umursamazlığı yüzünden hiç bir etkisi ve faydası olmadı.

Arap rejimlerin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi, ABD büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasının hedefi

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi şöyle devam etti: ABD Başkanı Trump’ın en son ABD büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması büyük bir komplodur ve amacı da kuklası olan Arap rejimlerle İsrail ilişkilerini normalleştirmektir.

Bilgeler Meclisi üyesi Hüccetülislam Reisi, bundan yüz yıl önce haremeyni şerifeynin yer aldığı kutsal topraklarda Suud hanedanı fitnesinin temeli atıldığını ve bugün Muhammed bin Salman istikbarın bölgeye yönelik politikalarının uygulayıcısı olduğunu belirterek şöyle devam etti: Amerika, İngiltere ve İsrail’in Suud hanedanının paraları ile El-kaide ve IŞİD örgütlerini kurmaları ve bölgede katliam ve yağma başlatmaları, kamuoyunu Kudüs meselesinden saptırmaya yönelikti. Amerika bölgenin birinci meselesini Filistin meselesinden İran İslam Cumhuriyeti meselesine çevirmek istiyor. Onlar Filistinli mültecileri bir nevi yerleştirmek ve böylece İsrail için sorun oluşturmamasını sağlamak istiyor.

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi küresel istikbar Sina çölünü Ürdün ve Batı Şeria’nın yerine kullanmak ve Filistinlileri oraya yerleştirerek işgal altındaki Filistin’den uzak tutmak istediklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

Filistin’in geleceğini müzakere masaları değil, asıl direniş meydanındaki mücahitler belirleyecektir, zira müzakere masaları şimdiye kadar hiç bir faydası olmadı ve hiç bir ilerleme kaydetmedi. Lübnan’da Hizbullah hareketinin kahramanlığı ve mücadelesi zafer sırrıydı ve mazlum Yemen milletinin Suud rejiminin cinayetlerine karşı direnmesi de çok önemliydi.

Küresel istikbar yıllardır Kudüs meselesini marjinal hale getirmeye çalıştığını, fakat şimdiye kadar başarılı olamadığını ve bundan böyle de başarılı olamayacağını kaydeden Bilgeler Meclisi üyesi Hüccetülislam Reisi şöyle dedi: Amerikan büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması 70 yıldır avare olan ve zulümlere katlanan bir milletin topraklarına tecavüz etmenin en bariz örneğidir, ancak Amerika’nın bu hareketinin bozguna uğrayacağı kesin ve kaçınılmazdır. İslam ümmetinin onuru bu büyük zulme asla müsaade etmez ve cesur Filistin milleti daha büyük bir azim ve kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir.

Uluslararası kurum ve kuruluşların adaletsizliği

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi konuşmasını şöyle sürdürdü: Maalesef uluslararası ilişkilere hakim olan düzen çok zalimanedir ve adaletsizlik uluslararası kurumları sarmıştır. Neredeler insan hakları hamileri örgütler ve uluslararası kurum ve kuruluşlar? Neden uluslararası konvansiyonların ihlallerine karşı susuyorlar? Bugün uluslararası ilişkilerin yapısı çok zalimanedir. Bugün herkesten önce BM neden Amerika ve İsrail bu tecavüzleri işliyor, diye haykırmalıdır.

Bugün bölgede şahit olduğumuz durum, haklarını elde etmek için direnen bir milletin iman ve ilahi iradesi olduğunu belirten Bilgeler Meclisi üyesi Hüccetülislam Reisi şöyle dedi: Biz şimdiki uluslararası ilişkiler yapısının yok olmaya mahkum olduğuna inanıyoruz ve bu ilişkiler mutlaka yeniden gözden geçirilmelidir. Amerikalılar her zamanki gibi büyük bir hesap hatası yaptılar ve geçmişteki hezimetlerini bu yöntemle düzeltebileceklerini zannettiler. Ancak Amerikalılar bilmelidir ki bugün savaş, iradelerin savaşıdır. Şimdi bölgeye hakim olacak şey, milletlerin iradesidir, özellikle bu irade Allah ve haktaleplikten kaynaklanır.

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi konuşmasının devamında Nekbe gününe işaret ederek, bu gün sultaya ve sultacılara şahit olduklarını, Nekbe günü, Amerika ve İsrail büyük zulüm işledikleri ve dünyanın büyük bir bölümü sustuğu gün olduğunu vurguladı.

Yeni ilhada karşı ortak cephe kurulması

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi şöyle devam etti: Bugün Kudüs tüm Hristiyanların, Yahudilerin, Şiaların, sünnilerin ve tüm ilahi inançların ve dinlerin dünya genelinde ülküsüdür. Bugün yeni ilhad cephesine karşı yeni bir küresel ittifak kurulmuştur. Bu ittifak, İbrahimi ve tevhidi dinlerin işgalcilere karşı ittifakıdır.

Hüccetülislam Reisi işgalci siyonistlerin hesabını Yahudilerden ve müstekbirlerin hesabını Hristiyanlardan ve Suud hanedanının hesabını Müslümanlardan ayrı tutmak gerektiğini belirterek, bugün dünyanın sermaye düzeni tüm dünyada fesat etmek istediğini, fakat asla başarılı olamayacağını, zira direniş hareketi onlara bu arzularına kavuşmalarına asla müsaade etmeyeceğini vurguladı.

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi bugün dünyada olup bitenler dinsiz ve maneviyatsız siyasetin ürünü olduğunu ve Amerika’nın peşinde olduğu şeyler de dinsiz ve ahlaksız siyasetin ürünü olduğunu ve sonucu da şu nükleer başlıklar ve milletlerin haklarını çiğnemek olduğunu belirterek şöyle dedi:

İmam Humeyni –ks– öz İslam bayrağını maneviyat ve ahlakla beraber kaldırdı ve bugün onun haklı halefi İmam Hamanei de tüm sözü ve feryadı şu ki bizim siyasetimiz ve ilişkilerimiz din, maneviyat ve ahlak temelinde olması gerektiğidir. Bizim siyasetimiz akılcılık, maneviyat, ahlak ve adalet temelinde olmalıdır. Bu özellikler olmadan yürütülen siyasetler asla bir yere varamaz.

Bilgeler Meclisi üyesi Reisi şöyle devam etti: ahlak ve maneviyatla birlikte yürütülen siyasetin sonucu şu ki Filistin milleti 22 günde gaspçı rejimi usandırdı veya 33 günde gaspçı rejim perişan edildi. Bugün Tel aviv ve İsrail’in diğer kentlerine yerleştirilen demir kubbe hiç bir işe yaramıyor. Biz inanıyoruz ki bölgenin kaderini belirleyecek şey, Allah’a gönül veren ve bu yolda ancak Allah’a güvenen direniş cephesinin iradesi olacaktır.

İnsan hakları havarileri, en büyük insan hakları ihlalcileri

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi bugün dünyada insan hakları iddiasında bulunanların aslında en büyük insan hakları ihlalcileri olduklarını vurgulayarak şöyle dedi: eğer Amerikalılar, İngilizler ve İsraillilerin cinayetleri ve zulümleri hakkında bir iddianame hazırlanacak olursa, içi beşeriyete karşı cinayetlerin tüm mısdakları yer alacak uzun bir iddianame olur. Bugün bölgenin Müslüman milletlerin şehitlerin kanının bereketi ile uyanmıştır. Belki istikbar bölgede kukla rejimlerini işbaşına getirebilir, fakat İslamî uyanışı asla yok edemez ve bu uyanış günden güne daha da büyüyecektir.

Hüccetülislam Reisi şöyle devam etti:

Beytulmukaddes tüm tevhidi ve İbrahimi dinlerin saygı duyduğu bir yerdir. Bugün Amerikalıların siyonistlerle el ele yaptıkları büyükelçiyi taşıma işi kesinlikle bozguna uğrayacaktır, çünkü bu hareket Filistin milleti ve İslam ümmetine yönelik büyük zulümdür.

Bugün Filistin ve Kudüs İslam dünyasının bir numaralı meselesi olduğunu ve İran İslam Cumhuriyeti nizamı da ta ilk günden bu nizamın politikası mazlum Filistin milletini savunmak olduğunu belirttiğini kaydeden Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi şöyle dedi: Biz Kudüs’ün kurtuluşu ve Filistin ülküsünün gerçekleşmesini çok yakın biliyoruz. Batı sermaye düzeni savaş olmadan hayatını sürdüremiyor, fakat biz tüm dünya için adil barıştan yanayız.

Bilgeler Meclisi üyesi Hüccetülislam Reisi şöyle vurguladı: İran İslam Cumhuriyeti nizamı tüm varlığı ile istikbar ve zulme karşı duracaktır ve bu direnişten de asla yılmaz. Filistin meselesi, şia sünni meselesi değildir, zalimlerin mazlum ve savunmasız insanlara zulmetme meselesidir.

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi konuşmasının devamında yeni ilhada karşı Rezevi medeniyet adından yeni bir küresel ittifak kurulacağını belirterek, Rezevi medeniyet yeni ilhada karşı ittifak için ilham kaynağı olacağını ve bu medeniyet zalimlerin zulmüne son vereceğini vurguladı.

Kustal Rezevi Külliye’nin mütevellisi Hüccetülislam Seyyid İbrahim Reisi konuşmasının sonunda da şöyle dedi:

Yeni Ufik zirvesi dünyanın çeşitli ülkelerinden haktalep ve adalet talep insanların katılımı ile İmam Rıza’nın –s– nurani türbesinin yanında ve Kudüs konusunu ele alarak düzenlendi. Bu zirvenin önceki beş zirve ile olan farklılığı kutsal Meşhed kentinde ve İmam Rıza’nın –s– nurani türbesinin yanı başında düzenleniyor olmasıdır. İmam Rıza –s– Medine’den Merv diyarını göç ederken büyük acılara katlandı ve Mamun o hazreti çok taciz etti ve sonunda da şehit etti. Ancak İmam Rıza bu tehdidi fırsata çevirdi ve Rezevi medeniyetini kurdu.

Yukarı Çık