
Rusya Dışişleri Bakanlığı yayımladığı bildiride, Avrupa güvenlik krizinin Batılı ülkelerin eylemleri neticesinde doğduğunu, bu eylemlerin Rusya’ya göre Avrupa’daki eski güvenlik sistemine son verdiğini ve Rus tarafını özel askeri operasyon başlatmaya mecbur bıraktığını açıkladı.
Bakanlığın “Sovyetler Birliği ve Rusya’nın Kolektif Güvenliğin Tesis Edilmesi Doğrultusundaki Çabaları” başlığıyla yayımladığı yazıda, Batılı ülkelerin Moskova’nın Aralık 2009’da sunduğu Rusya ile NATO arasındaki ilişkilerin ilkelerine ilişkin anlaşma tasarısını ve ayrıca Rus tarafının Aralık 2021’de ABD ile güvenlik garantileri anlaşması ve NATO ile güvenlik tedbirlerine dair anlaşma taslağı yönündeki girişimlerini reddettiği hatırlatıldı.
Yazıda şu ifadelere yer verildi: “Batı’nın kışkırttığı ve Rusya’yı Ukrayna’da özel askeri operasyon icra etme biçiminde kararlı savunma tedbirleri almaya mecbur bırakan Avrupa güvenlik krizi, Moskova makamlarına göre Avrupa’daki eski güvenlik sistemine son vermiştir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Haziran 2024’te Avrasya’da eşit ve bölünemez yeni bir güvenlik yapısı oluşturulması girişimini ortaya koydu. Bu planın devamı olarak Rusya, Belarus, Vietnam, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Laos, Myanmar ve Tacikistan, Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumu marjında, 21. Yüzyılda Çeşitlilik ve Çok Kutupluluk Avrasya Şartı üzerinde çalışmalara başlandığını ilan ettiler.”
Bakanlık, bu belgenin tasarlanmasındaki amacın Bağımsız Devletler Topluluğu, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü, Şanghay İş birliği Örgütü, Güneydoğu Asya Ulusları Birliği (ASEAN), Körfez Arap Ülkeleri İş birliği Konseyi ve diğer yapıları; egemen eşitlik, medeniyetsel çeşitlilik, bölünemez güvenlik ilkeleri ve tek bir gücün veya bir grup ülkenin tahakkümüne karşı çıkılması ekseninde mevcut iş birliği mekanizmalarını bir araya getirmek olduğunu açıkladı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı şu vurguyu yaptı: “Rusya da selefi Sovyetler Birliği gibi, kolektif güvenliğin sağlanması amacını güden uluslararası iş birliği meselerinde asla niyet eksikliğiyle karşılaşmamıştır. Bununla birlikte, Rusya’nın eşit bir üye olarak Avro-Atlantik yapılarına katılma yönündeki tüm çabaları reddedilmiştir. Avrupa’da ortak bir askeri-siyasi alan oluşturulmasına yönelik anlaşmalar ve hukuki çerçeveler hakkındaki girişimler de muhalefetle karşılaştı. Aslında Avrupa Güvenlik ve İş birliği Teşkilatı’nın askeri-siyasi boyutunu yok eden ve Rusya’yı Avrupa güvenlik yapısının dışına itenler, NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeler olmuştur.”
Bakanlık, Kuzey Atlantik Piti’nin doğuya doğru genişletilmeyeceğine dair Sovyet liderlerine verilen garantilerin pratikte göz ardı edildiğini ve ardından Batılı ülkelerin güvenlik anlaşmaları konusunda Rusya’yı defalarca kandırdığını hatırlattı.
