HaberlerIrakOrtadoğu

Saddam’ın İran karşıtı kimyasal saldırıları ile ilgili İngiltere’den geç gelen itiraf

Britanya dışişleri bakanlığı, Saddam rejimin İran’a karşı dayattığı savaşta kimyasal silah kullandığını itiraf ederek bu saldırıların trajedi olduğunu belirtti.

“Kimyasal silahlara hayır” heştegi ile yayınlanan Britanya dışişleri bakanlığı mesajında, Irak’ın İran’a başlattığı savaşta binlerce İranlı askerin Saddam rejimin kimyasal saldırılarının hedefi olduğu belirtiliyor.

Britanya dışişleri bakanlığı, İran askerlerine karşı diktatör Saddam rejiminin kimyasal silah kullandığını itiraf ederken aslında savaş döneminde Irak Baas rejimin başlıca destekçileri olan Hollanda, Almanya, Britanya ve Amerika gibi batı ülkeleri bu rejime kimyasal silah üretmesi için gereken ham madde ve teknolojiyi sundular. Aslında Avrupalı firmalar bizzat kendileri Saddam rejimine bu silahların başlıca üreticisi ve kaynağı sayılıyorlar üstelik bir çok Avrupalı yetkili bu girişimi de destekleyerek sessizlikleri ile Saddam’ın İran’da askerler ve sivillere karşı acımasızca yapılan saldırılara sessiz kalarak diktatör Saddam’a yeşil ışık yaktılar.

Bu bağlamda Irak’ın İran’a dayattığı savaşın son yıllarında ve savaşın bitmesi ardından yayınlanan çeşitli belgeler, Hollanda, Almanya ve Fransa’nın da aralarında olan 207 Avrupa firmasının Saddam’a kitle imha silahları sattığını ortaya koydu.

Saddam rejiminin kullandığı kimyasal silahlar sadece İranlı askerlere yönelik değildi; bir çok İranlı sivil ve hatta Iraklı kadın erkek, çocuk yaşlı İran’ın Serdeşt ve Irak’ın Halepçe kentinde acımasızca katliam edildiler. Saddam rejiminin 1987 yılında Halepçe’ye düzenlediği “kanlı Cuma” kimyasal saldırıda en az 5 bin kişinin ölümü ve 7 bin ıraklının yaralanmasına neden oldu.

Onlarca yıl sonra Britanya’nın Irak’ın İran’a karşı kimyasal silah kullandığını itiraf etmesi görünüşte tarihi bir itiraf ve ileriye dönük bir adım olarak görünse de burada önemli olan konu, batı ülkeleri ve uluslararası kurumların kimyasal silahların üretimi, satışı ve kullanımı konusunda çelişkili ve çifte tutumlarının halen devam etmesidir.

Bu bağlamda İngiltere dışişleri bakanı Boris Jhonson yaptığı açıklamada dünyanın 1997 yılında kimyasal silahların gelişmesi, depolanması ve kullanılmasını, kimyasal silahları yasaklayan konvansiyon çerçevesinde yasaklaması için birleşti fakat geçen yıllar boyunca hala IŞİD’in Suriye ve Irak’ta kimyasal silah kullanmasına şahit olduğumuzu belirtti.

Suriye ve hatta Yemen’de kimyasal silahların kullanılması, batı dünyası ve müttefiklerinin çifte tutumlarını gözler önüne sermektedir. Bu ülkeler bir yandan insan hakları sloganı ile kimyasal saldırıları kınarken diğer yandan kimyasal silah satan firmalara destek vererek işlenen cinayetlere sessiz kalıp hedeflerini takip ediyorlar.

Nitekim uluslararası alanda yayınlanan raporlar son aylarda Yemen’de yüzlerce insan özellikle de kadınlar ve çocuklar fosfor bombaları veya uranyum içeren mermiler gibi konvansiyonel olmayan silahların kurbanı olmuştur. Bu silahların Britanya, kanada ve Amerika gibi ülkeler tarafından Arabistan’a verilerek Yemen sivil halkının başına yağmaktadır.

Kimyasal silahları yasaklayan kurumu genel müdürü Ahmet Üzümcü kimyasal saldırı mağdurlarının acılarına işaretle, dünyanın her yerinde kimyasal silah kullanılmasına karşı mücadelenin genel bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Mevcut şartlarda, bu konuda yeni faciaların yaşanmaması için, ülkelerin uluslararası sorumluluklara bağlı kalmaları ve çelişkili siyasetlerden kaçınmaları gerekir./

Başa dön tuşu
Bugün 06 Ekim 2022 (21) içerik yüklenmiştir.