HaberlerLübnanOrtadoğu

Şeyh Naim Kasım: Tekfiriciler Ve İsrail Madalyonun İki Yüzüdür

Şeyh Naim Kasım, El Tehta kentinde düzenlenen Şehit Hasan Ahmed Şelhub’u anma töreninde şu açıklamalarda bulundu: Vatanın kurtarılması, bu milletin evlatlarının vazifelerini yerine getirmesi ile gerçekleşmelidir ve bu konu yalnızca tek bir olay ve gruba karşı yürütülen savaşlarda geçerli değildir. Öyleyse eğer vatanı kurtaran taraf milletimiz ve öz evlatlarımız ise, topraklarımızın kurtarılmasına ve bunun için gerekli tüm unsurlara iman ve inanç duymamız gerekmektedir. Eğer vatanın kurtarılması direniş ve ordunun işbirliğine bağlıysa, direniş mutlaka bulunmalı, herkes de bu işbirliğinin mesuliyetini üstlenmelidir. Zira bu iş birliği, işgal altındaki bölgelerimizin kurtarılması ile sonuçlanacaktır. Eğer böyle bir direniş olmasaydı bile şu durumda mutlaka oluşturulması gerekirdi.

Lübnan Hizbullahı Genel Sekreter Yardımcısı, Lübnan’ın birçok siyasi ve toplumsal makamlarının da katıldığı bu törende şu sözlerle devam etti: Doğu bölgelerimizi, tüm kapsama ve yayılmalarına rağmen terör gruplarının elinden kurtarmak, güney bölgesini İsrail’in elinden kurtarmaktan daha az bir öneme sahip değil. Çünkü iki durumda da kazanan Lübnan olacaktır.

Naim Kasım: Doğu sınırlarını kurtararak çok büyük kazançlar sağlayacağız. Bunları özetle söylemek gerekirse, ilk olarak; suikast amacıyla bomba bağlanan araçlar imha edilecek, ikincisi; bu sayede Lübnan ve direnişin, Kudüs işgalcisi rejim karşısında da zafer elde etmesi için yardımcı olacak, üçüncüsü; tekfirciliğin ve vahşiliğin başını çekenler helak olacaklar, dördüncüsü; çıkarılmak istenen mezhebi ve kavimsel fitneler ortadan kalkacak, beşincisi; Lübnan’da siyasi güven ve istikrar artacak. Elbette tüm bu kazançlar, tekfirciler ile savaşıp doğu sınırlarımızı kurtarma ile gerçekleşecek.

“Biz şu anda sıradan bir grup ile ve özel bir coğrafi bölgede savaşmıyoruz. Aksine eğer terör örgütü unsurları bize yaklaşır ve evlerimize ulaşırsa, hem bizim zamanımız hem de geleceğimizde biz ve neslimiz için kötü şartlar oluşturacak tehlikeli bir plan ile karşı karşıya kalırız. Bu nedenden dolayı bu tekfirci plan, İsrail’in planından ayrı sayılamaz. Bu plan bölgeyi yıkıp viran etmek ve zayıflatmak için kurulmuş bir plandır. Böylelikle İsrail bölgede tek güç olacak ve istediği her şeyi yapabilecektir. Bu yüzden biz verdiğimiz bu savaşların tek bir amaç uğruna olduğuna inanıyoruz ve tekfirciler ile İsraillilerin karşısında duruyoruz. Zira bunların ikisi de aynı madalyonun iki yüzüdür.”

Şeyh Naim Kasım konuşmasının devamında son olarak şu sözlere yer verdi; İsrail’in endişelerine bir bakın. Bu rejim son yıllarda tekfirciler için endişelenmeye başladılar. İsrail rejimi Başbakanı Binyamin Netanyahu, Rusya Başkanı Vladimir Putin ve Amerika Başkanı Donald Trump’tan ve diğer önemli şahsiyetlerden IŞİD’i yok etmemelerini istiyor. Çünkü eğer bu terör grubu yok olursa, onun yerini direniş cephesi, İran ve Hizbullah dolduracak. Direniş, İran ve Hizbullah da bölgelerin kurtarılarak geri alınması ve böylece bu bölgelerin sakinlerine yeniden onurlarının verilmesi dışında asla razı olmayacaklar. Bu yüzden Netanyahu, IŞİD’in bölgede kalmasını istiyor. Bu grup İsrail’in sağ kolu olarak sayılıyor ve direkt olarak İsrail’in bölgedeki planlarını, buraları yok ederek ve bölgeye saldırarak icra ediyorlar. Bundan dolayı her ikisi de (IŞİD ve İsrail) işgal ediyor ve vahşice saldırılarda bulunuyorlar. İkisi de bölge ülkelerinin istiklal, özgürlük, onur ve istikrarlarına karşıdırlar. Kendileri dışında kimseyi tanımıyorlar ve kendilerini seçilmiş halk olarak kabul ediyorlar.

Başa dön tuşu
Bugün 16 Ekim 2026 (10) içerik yüklenmiştir.