
Viyana’da NPT’yi gözden geçirme konferansı hazırlık komitesi çalışmalarına devam ediyor. İran’ın UAEA Temsilcisi, işgal rejimi İsrail’in Ortadoğu’nun nükleer silahtan arındırılması önündeki en esas engel olduğunu belirtti.
Viyana’da düzenlenen bu oturumun önemli gündem maddelerini, Nükleer Silahsızlanma Anlaşması ve Ortadoğu’nun nükleer silahtan arındırılması; ayrıca barışçıl nükleer enerjiden yararlanmak için uluslararası işbirliğinin incelenmesi teşkil ediyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansın’daki İran Temsilcisi, Siyonist rejimin ABD’nin üstünkörü yardımıyla, Ortadoğu’nun nükleer silahtan arındırılması önündeki en önemli engel olduğunu kaydetti.
İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’ndaki Temsilcisi “Rıza Necefi” dün Viyana’da NPT’yi gözden geçirme konferansının hazırlık komitesinde yaptığı konuşmada, bütün dünyanın nükleer silahlardan arındırılması gerektiğinin altını çizerek, bu konunun Siyonist rejimin sahip olduğu nükleer silahlarıyla bölgesel ve küresel güvenlik ve barış için ciddi tehdit ve endişe kaynağı olduğu Ortadoğu’da özel öneme sahip olduğunun altını çizdi.
İran’ın UAEA Temsilcisi, Ortadoğu’da nükleer silahtan arındırılmış bir bölgenin oluşturulması için tek yolun, uluslararası camianın İsrail rejimini NPT’yi imzalaması için sıkıştırmak olduğunu vurguladı.
Bilindiği üzere Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılması için BM Genel Kurulu ve NPT’yi gözden geçirme konferansınca çok sayıda kararname onaylanmış olmasına rağmen, uygulanmamıştır. Bunun da sebebi ve nedeni malumdur; işgal rejimi İsrail’in muhalefeti ve ABD’nin de bu rejime verdiği destek, Ortadoğu’nun nükleer silahtan arındırılmasına mani olmuştur.
Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması NPT’de iki önemli hedefe vurgu yapılmıştır; birincisi bütün nükleer silahların imha edilmesidir. Ancak nükleer silah sahibi ülkelerin NPT uyarınca kendi yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındıkları için, NPT’nin 6. maddesinde yer alan bu hedef şimdiye kadar gerçekleşmemiştir. Nükleer silah sahibi ülkeler, her zaman için kendi nükleer silahlarını tamamen imha etme yükümlülükleri konusunda yan çizemez ve bu endişe bir yerde son bulmalıdır. Zira, hangi bahane ve gerekçeyle olursa olun nükleer silahları depolamak ve bulundurmak, dünya güvenliği ve barışı için tehdit sayılıyor. Halihazırda dünyada binlerce nükleer silah depolanmış buluyor ki bu da insanlık için yıkıcı bir tehdit kaynağı sayılıyor.
Dünyada nükleer silahların yayılmasından endişeli olduğunu iddia eden ABD’nin kendisi en az 9000 atom bombasına sahiptir. Bunlardan çoğu ABD’nin Avrupa’daki üslerine konuşlanmış bulunuyor. Buna ilaveten dünyada atom bombasını kullanan tek ülke de yine ABD’dir. Buna rağmen nükleer silah sahibi ülkeler kendi nükleer silahlarını modernize etmek için milyarlarca dolar para harcıyor. Bu çerçevede Siyonist rejim de, Ortadoğu’nun güvenliğini nükleer başlıklarıyla tehlikeye sokmuş bulunuyor.
Ortadoğu’da sadece işgal rejimi nükleer silah bulunduruyor. Esasında, ABD ve diğer nükleer silah sahibi taraflar, kendileri bizzat, nükleer silahların yayılmasından kaynaklanan endişelerin esas kaynağı sayılıyor. Siyonist rejim, ABD ve de Fransa gibi bazı Avrupalı ülkelerin yardımıyla kendi nükleer silahlarını geliştirmiştir. Bazı kaynaklara göre, İsrail rejiminin nükleer başlık sayısı 200-400 olarak tahmin ediliyor.
Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın uygulanması önündeki sorunlar ve maniler ve NPT’yi gözden geçirme sürecinin yavaş ilerlemesine göre, anlaşmanın uygulanması mümkün gözükmüyor. Bu yüzden, bu iş hangi noktadan başlarsa, faydalı olur. Tabii, Ortadoğu’nun da nükleer silahtan arındırılması, bu doğrultuda atılmış olabilecek önemli bir adım olabilir.
İran’ın UAEA Temsilcisi Necefi’nin ifade ettiği gibi, Ortadoğu’da nükleer silahlardan arındırılması için tek yol, uluslararası camianın İsrail rejimini NPT’yi imzalaması için zorlamasıdır.
