HaberlerKuzey AmerikaOrtadoğuSuriye

Suriye, ABD ve müttefiklerinin en şiddetli komplosuyla karşı karşıyadır

Ürdünlü eski Milletvekili Mansur Murat, Suriye’nin ABD ve emperyalist ülkelerin İsrail’i destekleyerek katıldıkları en büyük ve en şiddetli küresel bir komployla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Suriye’yi ziyaret etmekte olan Ürdünlü heyet üyeleri arasında yer alan Murat Suriye televizyonuna dün gece yaptığı açıklamada, Irak durumunun Suriye üzerinde tatbik edilmeye çalışıldığını, bunun ABD, işbirlikçileri ve İsrail Mossad’ı tarafından uygulandığını bildirdi.

Uygulanan komplo kapsamında bilim adamları ve din adamlarının fitne yaratmak, Suriye’yi ve halkını bölüp parçalamak amacıyla katledildiklerine dikkat çeken Ürdünlü eski Milletvekili, Suriye’de İsrail düşmanıyla çatışmanın yerine bir mezhep çatışması yaratılmaya çalışıldığının altını çizdi.

Murat, emperyalist güçlerin projesinin Siyonist Yahudi devletini Şam diyarlarının birliği hesabına genişletmeyi hedeflediğine değinerek bunu ancak Suriye dâhil Şam diyarlarının parçalanmasıyla sağlayabileceklerini dile getirdi.

Amerikan, batı ve Siyonist komplonun gerçek hedef ve boyutlarını öğrenmek amacıyla Ürdünlü ulusal şahsiyetleri kapsayan bir heyetle Suriye’yi ziyaret ettiklerini bildiren Ürdünlü eski Milletvekili, Suriye’nin özgürlük, adalet ve demokrasi kalesi ve modeli olmak için reformlarda ilerlediğini kaydetti.

Murat, Suriye’ye askeri ve dış müdahale talep edenlerin İsrail’i himaye eden Amerikan projesinin bir aracı olduklarını söyledi.

Diğer yandan Arap Barolar Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Semih Hreys, bazı Avrupa ülkelerinin katılımıyla Suriye’ye hazırlanan Amerikan İsrail komplosunun direnen Suriye kayasının üzerinde parçalandığını belirterek Arap sorunlarını yüklenip davalarını sahiplenen Suriye’nin hala batıya teslim olmayı reddettiğini vurguladı.

Arap ulusu için şerden başka bir şey beslemeyen batıyla mücadele etmek amacıyla Suriye’yi destekleme çağrısında bulunan Hreys, batının Libya’da NATO’nun eliyle 60 binden fazla kişiyi katletmesi ardından Suriye’de hangi demokrasiyi kurmak istediğini sorguladı.

Arap Barolar Birliği Genel Sekreter Yardımcısı, Cezire televizyonunun ana görevinin Siyonist varlığı Arap zihnine sokmak olduğu gerçeğinin ortaya çıktığını söyleyerek Suriye’nin ilkeli tutumlarına bağlılığından dolayı hedef alındığına dikkat çekti.

Ürdün’ün el-Vahde gazetesi genel yayın yönetmeni Amir el-Tel ise, geçen Ramazan ayında Suriye’yi Ürdünlü bir halk heyetiyle birlikte ziyaret ettiğini hatırlatarak taraflı kanalların yayınladıklarının aksine yıkım, yollara bırakılan cesetler ya da sokaklara dökülen milyonları görmediğine dikkat çekti.

Suriye’ye açılan savaşın en tehlikeli araçlarından birinin medya olduğunu belirten el-Tel, Libya’ya yönelik uluslar arası güvenlik konseyi kararının Muammer el-Kaddafi’nin yaptığı iddia edilen katliamlara ilişkin tek bir görüntü gösterilmeden alındığını bildirdi.

Cezire’nin Libya halkının katliama maruz kaldığına dair haberler yayınladığını fakat bu haberlerin doğruluğunu kanıtlayacak hiçbir şey göstermediğini ifade eden el-Tel, medya organlarının büyük ülkelerin kullandığı bir araç olduğunu kaydetti.

El-Vahde Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Suriye kanlarının akmasından Cezire başta olmak üzere medya kanallarının sorumlu olduğunu belirterek Cezire televizyonunun Ürdün’deki bir sınır kentinin sakinlerine katliamdan kaçan Suriyeli mülteciler olarak görünmeleri için para teklif ettiğini, fakat kent sakinlerinin birçoğunun bu ucuz yöntemleri reddettiğine işaret eti.

El-Tel, Suriye’nin tarihi boyunca Arap direnişini destekleyip kucakladığına vurgu yaptı.

Başa dön tuşu
Bugün 23 Eylül 2026 (41) içerik yüklenmiştir.