
Suriye’nin Arap Birliğindeki Daimi Temsilcisi ve Arap Birliği meclisinin dün düzenlediği olağanüstü oturumunda Suriye Heyeti Başkanı Yusuf Ahmet; Arap Birliği Meclisinin aldığı karara cümleten ve ayrıntılarıyla cevap hakkını saklı tuttuğunu ilan etti.
Büyükelçi Ahmet oturumda yaptığı konuşmada; özellikle Arap Bakanlar Komitesi başkanlığının Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanına verilmesi dahil olmak üzere kararın hazırlanışına da cevap hakkını saklı tuttuğunu kaydetti.
Katar devletinin Suriye’nin tanık olduğu olaylar karşısında siyasi ve medyatik olarak olumsuz ve taraflı bir rol oynamasında cevheri neden ve itibarların bulunduğunu ifade eden Ahmet; bu rolün Suriye ve halkına karşı provokatör, tırmandırıcı ve gerçekleri çarpıtıcı bir rol olduğunu belirtti.
Büyükelçi Ahmet; Suriye’nin karar içeriğinde Arap Birliği binasında kapsamlı diyalog çağrısının yer almasına yönelik hakkını saklı tuttuğunu dile getirerek, Suriye’nin bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu, meşru bir yönetimle yönetildiğini belirtti. Aynı zamanda bu yönetimin ülkedeki tüm durumları idare etme, güvenliğini ve vatandaşlarının selametini koruma gücüne sahip olduğuna dikkat çekti.
Büyükelçi Ahmet; her hangi bir ulusal diyalogun Suriye toprakları içinden başka bir yerde düzenlenmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, bu diyaloga istisnasız halkın tüm kesimleri ve bileşenlerinin katılacağını belirtti. Aynı zamanda üstüne anlaşılacak garantörler ve mekanizmalar doğrultusunda Arap Birliğinin de bu diyaloga katılabileceğini söyledi.
Bölgede bir güvenlik ve istikrar faktörü olarak Suriye’nin Arap ve bölgesel konumunda gerilemenin olmayacağına vurgu yapan Ahmet; içine kapanması yada ortak Arap çalışmalarındaki tutum veya temel misyonundan vazgeçmesinin mümkün olmadığını belirtti.
Cumhurbaşkanı el-Esad’ın Suriye’de yeni bir anayasa taslağının hazırlanması için bir komisyonun teşkil edilmesini öngören kararına işaret eden Ahmet; bu komisyonda muhalefetin yanı sıra Suriye toplumunun tüm kesimlerinden temsilcilerin bulunduğuna dikkat çekti.
Suriye’nin Arap Birliğindeki Daimi Temsilcisi Ahmet; Suriye’de durumların istikrara doğru yön aldığını ve bunun kanunları, yasamaları ve reformları hayata geçirmeye yardımcı olacağını belirtti. Atılan reform adımlarının tüm dış dayatmalar ve baskılardan uzak bir şekilde hayata geçirilmeye çalışıldığını belirten Ahmet; Suriye’de atılan her reform adımının, artık hedefleri ve niyetleriyle tam olarak bilinen bir kısım terör grupları tarafından daha fazla şiddet ve terörle karşılık gördüğünü belirtti.
Ahmet; Arap Birliği Genel Sekreterinin 10-09-2011 tarihinde Suriye’ye bulunduğu ziyareti sonucunda hazırladığı raporun içerik ve bentlerini etkinleştirme çağrısında bulunarak, Bunun Genel Sekreterliğin medya savaşı ve provokasyondan uzak bir şekilde gerçekleri yerinde görme ve reform adımlarının hayata geçirilmesini görme olanağı sağlayacağına vurgu yaptı. Büyükelçi; Bir çok dış tarafında hala Suriye ve halkına karşı kışkırtma ve gerçekleri çarpıtma savaşı yürüttüklerine işaret ederek, Arap Birliğinin üstünde anlaşılacak mekanizmalar çerçevesinde Suriye’nin içinde yapılan ulusal diyalog oturumlarına katılabileceğini söyledi.
Sözlerine devam eden Ahmet; Arap Birliğinin yayınladığı ve Suriye’nin, içeriğindeki bir kısım bentler nedeniyle cevap hakkını saklı tuttuğu 136 nolu beyanından yaklaşık bir aylık bir süre geçtiğine işaret etti. Araplık ve kardeşlik bağları çerçevesinde dürüst olunması gereğine işaret eden Ahmet; Arap Birliği uygulamalarının Suriye ve Birlik arasındaki anlaşmalara uymadığını, yapıcı ve şeffaf işbirliği ile uyuşmadığını belirtti. Aynı zamanda yaşadığı krizden kurtulma, kanların akıtılmasına son verme, dış kışkırtmalar ve müdahalenin önünü kesmede Arap Birliğinin pek yardımcı olmadığını dile getirdi.
Büyükelçi Ahmet; Arap Birliği Genel Sekreterinin Suriye’ye ilişkin hazırladığı rapora işaret ederek, kimi tarafların bu raporun içeriğini beğenmediğini ve dolayısıyla göz ardı ederek dosya dolaplarında yatırdıklarını ifade etti.
Suriye’nin Daimi Temsilcisi; Arap Birliğinde yapılan toplantıların artık Arap davalarını pek önemsemediğini, ortak Arap çalışmaları ve dayanışmasını örtbas ettiğini ve kimi tarafların Arap-İsrail çatışması sorununu milletin çıkarları ve güvenliği aleyhine çözmeye çalıştıklarını açıkladı.
Aynı tarafların Filistin halkının bağımsız devletlerini kurmadaki hakları başta olmak üzere diğer meşru haklarından da ödün vermeleri için Filistinlilere baskı uyguladıklarını ifade eden Ahmet; Arap ve İslam alemi arasında da tehlikeli bölünmelerin olması yönünde ilerlediklerini söyledi.
