HaberlerOrtadoğuSuriye

Suriye: Korsan İsrail bölgedeki yıkımdan büyük haz almaktadır

Suriye Başbakan Yardımcısı Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Velid Muallim, Suriye’de yaşananlardan İsrail’in çıkar sağladığının net olarak ortaya çıktığını, İsrailli yetkililerin direniş ekseninin zaferine izin vermeyecekleri yönündeki açıklamalarının bunu gösterdiğini belirtti.

Muallim, İsrail’in bu nedenle bölgede terörün tırmandırılması, özellikler Suriye, Irak ve Mısır’da alt yapının yıkılması, Arap orduları ve ekonomisinin yıpratılmasından mutluluk duyduğunu, bölgedeki yıkımdan haz aldığını söyledi.

Arap bölgesinde yaşananlar arsında çatışmaların şekli, çatışan güçlerin kimliği açısından net bir bağlantı olduğuna işaret eden Muallim, bu çatışmanın bağımsız kararıyla hareket eden halkçı, ulusalcı, ilerici ulusalcı güçlerle bölgesel ve uluslar arası güçlerin motivesiyle hareket eden kökten terörist güçler arasında yaşandığının altını çizdi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, Enformasyon Bakanı Omran Zoubi’nin katılımıyla Suriyeli gazeteciler, siyasi analistler ve diplomatik kadrolara Dışişleri Bakanlığında dün verdiği siyasi brifingde, Suriye’nin gelişmelere yönelik görüşüne değinerek Mısır’daki siyasi görüntünün değişmesi ve Türkiye’nin yönettiği aşırı akımın Müslüman kardeşlerin Mısır’da yönetimden düşmesi sonucu ağır darbe almasıyla siyasi ve saha hesapları kefesinin ulusal güçler ve direniş ekseninin lehine dengelendiğini ve bu akımı şaşkınlığa düştüğünü söyledi.

Muallim, Suriye düşmanları ekseninin askeri çözüm hesapları yaptığı, Türkiye’nin geri adım atması durumunda Suriye’yi hedef almak amacıyla Ürdün cephesinin hazırlanması yoluyla alternatif planlar koyduğunu kaydetti.

Bakan Muallim, Suudi Arabistan rejiminin siyasi çözümü reddederek gerginliği tırmandırmaya ve Cenevre konferansını baltalamaya çalıştığını, dolayısıyla Rus tarafıyla yaptığı anlaşmalardan ve Cenevre’ye gitmekten kaçan Amerikan tutumuyla uyumlu hareket ettiğini dile getirdi.

Suriye’de yaşananlara ilişkin herhangi bir siyasi analizin İsrail’in tutumuyla birlikte yapılması gerektiğine dikkat çeken Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, İsrail’in Suriye’ye üç kez saldırdığı, hastanelerinde yaralı teröristleri alenen tedavi ederek sahaya taraf olarak girdiğini ifade etti.

“Tüm bunlar direniş eksenini vurma çabaları ve zafer kazanmasından duyduğu korkuyla uyumlu şekilde geldi” diyen Muallim, İsrail tutumuyla Suriye’deki silahlı terör gruplarının silahlandırılmasına izin veren İsrail kararını memnuniyetle karşılayan dış muhalefet arasındaki uyuma dikkat çekti.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, Suriye ulusal tutumunun bağımsız karar, Suriye siyasetinin özelliğinin bağımsızlık temeline dayandığını ve ulusal çıkarlardan kaynaklandığını vurguladı.

ABD tutumu konusunda ise Muallim, ABD’nin İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiği sürece Suriye’de terör ve şiddetin devam etmesini arzuladığını, bu nedenle Rusya’nın Cenevre konferansını düzenleme çabalarını çeşitli gerekçelerle ertelediğini bildirerek bu tutumun Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan tutumuyla uyuştuğunu söyledi.

Muallim, Bender Bin Sultan’ın Moskova’ya yaptığı ziyarette Suudi Arabistan’ın konferansa katılmayacağı ya da Suriye konusunda Cenevre’de uluslar arası bir konferans düzenlenmesini kolaylaştırmayacağını bildirdiğini dolayısıyla Suriye’deki krizin sahada çözümleneceğine inandığını ifade etti.

ABD ve Suudi Arabistan tutumunun ön koşul süren ve Cenevre konferansına katılım konusunda net tutum almayan dış muhalefete doğrudan yansıdığını, bunun da İsrail’in körfez araçlarıyla yönettiği bir komployla karşı karşıya kaldığımızı gösterdiğini belirtti.

Muallim, Rus yetkililerle yapılan görüşmeler sonucu elde edilen Suriye verilerinin Rus tutumunun değişmediğini gösterdiğine işaret ederek Suriye’nin kimyasal silahı silahlı terör gruplarının kullandığına dair kesin inanç temelindeki kimyasal silahlar konusunun soruşturulmasına ilişkin Rus tutumuyla mutabık olduğunu ifade etti.

Irak’taki gelişmelere de değinen Muallim, Iraklıların Suriyelilerin yaşadıklarının aynısını yaşadıklarını, Suriye’ye karşı işbirliği yapan ve komplo kuran bölge ülkelerinin Irak’a da aynı şekilde komplo kurduğunu anlamaları ardından tüm güçleriyle terörle mücadele ettiklerini söyledi.

Muallim, Irak’ın özellikle sınırda terörle mücadelede büyük çaba harcadığına dikkat çekti.

Lübnan konusunda ise Dışişleri Bakanı, Lübnan’da silahlı terör gruplarına destek veren akımla Suriye devletinin tutumunu cesaretle savunan akım arasındaki bölünmenin devam ettiğine belirtti.

Muallim, Suriye düşmanlarının Türkiye’nin yerine Ürdün cephesini hazırladıklarını, Ürdün sınırında silah ve militan akışının artması, Doha Koalisyonu Başkanının Suriye’ye Ürdün yoluyla girmesinin bunun en iyi kanıtı olduğuna dikkat çekerek “silah, militanlar ve muhalif şahsiyetler Ürdünlü yetkililerin bilgisi ve koordinasyonu dışında mı giriyor” diye sordu.

Teröristlerin Suriye’ye girişinin bazı ülkeler tarafından kolaylaştırılması ve onlarla ilişki kurmalarına karşı uyaran Muallim, bunun tekfirci terör gruplarına tolerans tanıyanlara karşı ters tepeceğinin tarihi deneyimlerle kanıtlandığının altını çizdi.

Avrupa tutumuna değinen Muallim, yavaş olması ve istenen düzeye ulaşmamasına rağmen Avrupa tutumunda bir değişim gözlemlendiğini söyleyerek Avrupalıların Suriye’yle temas kurmak ve insani örgütler aracılığıyla Suriye’ye dönmek istediklerini bildirdi.

Dışişleri Bakanı, “fakat Suriye Avrupa tutumunun zayıflığı ve ABD’nin tereddüt içinde olması nedeniyle bunu reddediyor” diye ekledi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı konuşmasının sonunda, ulusal medya organlarını çabalarını yoğunlaştırma ve vatani görevinde orduya desten verme, Suriyelilerin ulusal ruhunu pekiştirme, vatandaşlara olayları doğru şekilde aktarabilecek bir siyasi bakışa sahip eğitimli kadrolar hazırlama ve dış kamuoyuna ilkeli Suriye tutumunu anlatma çağrısı yaptı.

Başa dön tuşu
Bugün 22 Ekim 2021 (1) içerik yüklenmiştir.