
Küreselleşme Araştırmaları Merkezi Global Riceirts Müdürü Yazar Michel Chossudavsky, Suriye’deki olayların seyrinin, ABD dâhil yabancı güçler tarafından gizlice desteklenen silahlı bir isyanın varlığını açığa çıkardığını belirtti.
Chossudavsky, merkezin web sitesinde Pazar günü yayınlanan makalesinde, fanatik örgütlere bağlı silahlıların Suriye topraklarına sınırdan sızdıklarını bildirerek Amerika Dışişleri Bakanlığının kendi deyimiyle ayaklanmayı desteklediğini bizzat açıkladığına dikkat çekti.
Amerika’nın Suriyeli muhaliflerle temaslarını genişlettiğine değinen yazar, Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Victoria Nuland’ın Amerika’nın Suriyelilerin yanı sıra yurt içinde ve dışında değişime çağrıda bulunanlarla temaslarını genişlettiğini söylediğine işaret etti.
Bağımsız iki devlet olan Suriye ve Lübnan’ın istikrarını sarsmanın yaklaşık on yıl önce ABD, NATO ve İsrail ittifakının çalışma ajandasında yer aldığını, NATO eski Genel Sekreteri Wesley Clark’ın Suriye’ye yönelik icraatların askeri yol haritasının bir bölümünü oluşturduğunu açıkladığına değindi.
Irak, Libya, Suriye ve Lübnan’ın ABD ve NATO’nun müdahalesine maruz kalacak ülkeler olarak belirlendiğine dikkat çeken yazar, hedefin silahlı isyanı ve Müslüman milisleri gizlice destekleyip Suriye’de istikrarı sarsarak rejimi değiştirmek olduğunun altını çizdi.
Arap ve batı medyasının basın dezenformasyonuna değinen Küreselleşme Araştırmaları Merkezi Müdürü, medya organlarının başından itibaren ordu ve polislerin sivil göstericileri gelişigüzel öldürdükleri yönünde asılsız haberler yayınladıklarını, fakat protestoların başlamasında itibaren isyancılarla polis arasında çatışmalar yaşandığını, iki tarafta da kayıplar yaşandığını kaydetti.
Yazar, 18 Mayısta Dera’da protesto hareketinin başlamasıyla birlikte teröristlerin Mosad ve batı istihbaratı tarafından desteklendiğinin ortaya çıktığını, Suriye hükümetinin ise İsrail tarafından desteklenen fanatik selefi gruplara işaret ettiğini dile getirirken farklı kaynakların protesto hareketlerinin Arap ülkeleri tarafından desteklendiğini bildirdiğine dikkat çekti.
Yayınlanan tüm rapor ve haberlerin göstericilerin gösterici değil kasıtlı cinayet ve kundaklama eylemlerine karışan teröristler olduklarını ortaya koyduğuna işaret eden Yazar Chossudavsky, daha sonra ayaklanma merkezinin sınır bölgesi Cisreşşuğur’a intikal ettiğini, Müslüman kardeşler örgütünden bazı üyelerin silahı Suriye’nin kuzey batısından aldıklarını itiraf ettiklerinin altını çizdi.
Yazar, Başkent Şam’da bazı medya organlarını iddia ettiği gibi karşıt gösteriler değil Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’a destek mitingleri düzenlendiğini, el-Esad’ın Suriye’de geniş kitleler tarafından desteklenen popüler bir şahsiyet olduğunu ifade etti.
ABD, NATO ve İsrail arasındaki Suriye karşıtı ittifakın demokrasiyi pekiştirme amacı gütmediğini, asıl hedefin kendilerine bağlı siyasi bir rejim kurmayı hedeflediğini kaydetti.
Medya’nın Cumhurbaşkanı el-Esad’ın imajını sarmayı ve laik bir ülke olan Suriye’nin istikrarını fanatik İslam örgütlere gizli destek vererek bozmayı amaçladığına dikkat çekti.
Suriye’deki eylemlerin karmaşık olduğunu, özgürlük ve demokrasi çabası olarak kabul edilemeyeceğini söyleyen Kürselleşme Araştırmaları Merkezi Müdürü, Suriye’de şiddetin yaratılacak iç gerginlikten yararlanmak amacıyla dışarıdan desteklendiğine, medyanın asılsız görüntüler yayınladığına, aynı zamanda ABD ve Avrupa Birliğinin Suriyeli muhaliflere silah ve para sızdırdığına değindi.
“Yol Ayırımı ve Ortadoğu’da Savaşı Genişletmenin Tehlikesi” olarak nitelendirdiği gelişmeler konusunda ise yazar, İsrail ve NATO’nun 2005 yılında askeri işbirliği anlaşması imzaladığına, Suriye’ye yönelik olası bir askeri müdahale olması halinde İsrail’in bu müdahaleye iştirak edeceğini bildirdi.
Küreselleşme Araştırmaları Merkezi Müdürü, Suriye’ye karşı insani ve hayali gerekçelerle askeri bir saldırıda bulunmanın ABD ve NATO’nun yönettiği savaşın çok geniş bir alana yayılmasına yol açacağına, Lübnan, Ürdün, Filistin’in siyasi istikrarını bozacağı gibi İran’ın da çatışma sahasına dönüştüreceğine dikkat çekti.
