
Hıristiyan Kiliselerinde ilan edilen 1 günlük orucun ardından dün Salib el-Mukaddes (Kutsal Haç) Kilisesi’nde Müslüman ve Hıristiyan mezheplerden dini önderlerin katılımıyla bir ayin düzenlendi.
Ortodoks Rum Patrik Yardımcısı Peder Luka el-Huri, “tüm semavi dinler bizlere hoşgörüyü, şer ile savaşı, başkalarını sevme ve yardımlaşmayı öğretmektedir. Bu da dinin bizleri bir araya getirmekte olduğunu gösterir. Bizler de şu anda kutsal bir mekan olan kilisede çeşitli mezheplerden insanlar olarak, Allah’tan Suriye’yi, Suriye halkını ve toprağını koruması için dua etmek üzere bir araya geldik. Toprağımıza ve tutumlarımıza tutunarak halkın ve vatanın hizmetinde olduğumuzu göstermek istedik” şeklinde konuştu.
Her bir Suriyelinin tagutlara karşı çıkmada zafere erişinceye dek sabır ve dirençle hareket etmeye kadir olduğunu çünkü ülkeyi bozguna uğratmak ve yıkmaya çalışmak isteyenlere karşı hak ve hayır yolunu seçtiğini kaydeden el-Huri, Allah’a inanı olanların ve medeniyetlerin buluşma mekanı olan bu ülkede yıkım, katliam ve kaos yaratmaya çalışanlara yönelik tepki ve üzüntülerini dile getirdi.
Bir yandan özgürlükler ve insan hakları diye haykıran ancak öteki taraftan katilleri ve bozguncuları destekleyen örgüt ve kuruluşlara yönelik şaşkınlığını vurgulayan el-Huri, özgürlüğün kaos ve bozgunculuk yoluyla elde edilemeyeceğini belirtti.
Maruni Kilisesi Pederi Antuan Duvra da, semavi dinlerin sevgi, eşitlik, şeffaflık, sosyal adalet ve özele saygı gibi değerlere vücut sağladığını belirterek Suriye’nin ve Suriye halkının hedef alınmasının, çoğulculuğun, asaletin, izzetin ve kerametin hedef alınması anlamına geldiğini kaydetti.
Lübnan Parlamentosu Eski Başkanı Vekili Elie Ferzli, “Suriye bugün ulusal birliği, barışçıl yaşam ve çoğulculuğunu hedef alan büyük bir komployla karşı karşıyadır.” diyerek İslam ve Hıristiyan mezheplerini içeren ayinin, dünyada eşi olmayan Suriye’deki yaşamı zedeleme uğraşılarına bir yanıt olduğunu vurguladı.
SANA’ya açıklamada bulunan Avukat Hammud el-Bekfani, tüm mezheplerden şehitlerin kanlarıyla Fransız sömürgesinden kurtularak bağımsızlığını elde eden Suriye’nin tüm dinlerin vatanı olarak kalacağını belirterek bu vatan uğruna evlatları ve sevenleri tarafından büyük çabalar ve fedakarlıklar sunulması gerektiğine işaret etti.
Ayine katılan vatandaşlar da, Suriye’nin medeniyetler beşiği ve semavi dinlerin buluşma noktası olduğunu, şu anda ulusal birliğin ve halkın aynı safta durmasının en çok ihtiyaç duyulan bir dönemden geçildiğini ifade ettiler.
Suriye’nin maruz kaldığı ve kalacağı her türlü komploya karşı ulusal birlik ve dayanışmanın var olacağını vurgulayan katılımcılar, etkinlikten sonra kilisenin ön kısmına asılan Suriye bayrağına imzalarını attılar.
Etkinliğe Suriye ve Lübnan’dan birçok dini, kültürel ve sivil insiyatiften temsilci katıldı.
