
Suriye Televizyonu, silahlı terör grubu mensubu Halit İbrahim Talip’in itiraflarını yayınladı.
Terörist Talip, Homs ilinde göstericilerin üzerine ateş açtığını,bazılarını öldürdüğünü, ve tüm bunlarla kışkırtıcı medya aracılığıyla Arap Ligini Suriye’ye karşı tutumlar sergilemesi için baskı altında tutmayı hedeflediklerini itiraf etti.
Terör grubuyla birlikte asayişi koruma güçleri ve askeri barikatlara saldırı ile birlikte dış odaklara Suriye’de istikrarsızlık olduğu izlenimini sağlama hedefiyle vatandaşları kaçırma eylemleri düzenlediklerini açıklayan Terörist Talip, itirafında şu ifadelere yer verdi:
1980 yılı Homs doğumluyum. Tell el-Şur’daki İbni Hayyan İlaç fabrikasında çalışıyorum.
Olayların başlangıcında gösterilere Usame İdris, Muhanned el-Ömer, Ammar el-Bukai’nin kışkırtmasıyla katılıyordum. Muhanned bizlere bu gösteriler yoluyla hiçbir şey elde edemeyeceğimizi, silah getirerek bazı gençlere dağıtmamız gerektiğini söyledi. İkinci teslimatta da daha çok gence silah dağıtacağımızı söyledikten sonra bizler de onayladık.
Birinci parti geldiğinde silahları bazı gençlere dağıttı. Kaleşnikoftan pompalıya otomatik silahlara 300 kadar silah geldi. Yaklaşık bir ay sonra gelen ikinci partide 8 RPG roketatar da vardı ve bunlar Yahya Ebu Şahhut ile Enes el-Rahmun’un içinde bulunduğu bir gruba teslim edildi.
Silahlı grubun başkanları Muhanned el-Ömer ile Ammar el-Bukai bizlerden öldürebileceğimiz en büyük sayıda göstericiyi öldürerek, kışkırtıcı kanalların haberi yayınlamasını sağlamamızı istedi.
Çok sayıda göstericinin katledilmesinden bahsedildiği zaman Arap Ligi, Suriye’ye karşı “uçuşa yasak bölge ilanı” veya “Suriye’nin üyeliğinin iptali” gibi kararlar almak için baskı altında kalacaktı. Buna ek olarak karışıklık çıkacak, halk korku ve endişeye kapılacak, güvenlik güçlerinin güvenliği sağlamaktan aciz olduğu gözler önüne serilecek ve “Suriye’de durumlar istikrarsız, iç karışıklık yaşanıyor, vatandaşlar terör eylemlerine maruz kalıyor” görünecekti.
Halit Ebu Şahhut ve Mahmut Fettah ile birlikte İnşaet bölgesine gittim. El-Nahle bulvarı yakınlarında başlayan bir gösteride, göstericilerin üzerine kaleşnikof ve pompalı tüfekler ateş açtık. Ertesi gün, el-Fahuri ailesinden bir gençle bir kadının bölgede öldüğü haberini işittik.
Muhanned ve grubu bir gösteride 3 kişi öldürdü. Bunlardan birinin adı Enes Kecek, diğeri de el-Sufi ailesinden idi. Dört de yaralı vardı. Kia Rio marka arabayla gelip üzerlerine ateş açtılar…
Uzak bir mekanda konuşlanarak, asayişi koruma güçleri ile askerlerin barikatlarını hedef alıyorduk. Eğer barikatın konumu iyi ise, bu durumda RPG roketle saldırıyı başlatıyor sonra da otomatik silahlarla hü***** ediyorduk…
Muhanned el-Ömer ile Ammar el-Bukai’nin söylediklerine göre silah ve para, dışarıdan, Telkalh ile el-Kuseyr bölgelerinden, bir grup aracılığıyla geliyordu. Koordinasyon kurdukları bu grubun kimlerden meydana geldiğini onlar dışında kimse bilmiyordu. Aynı zamanda çeşitli giysilerle spor ayakkabıları da geliyordu…
Ammar el-Bukai ile Muhanned el-Ömer bizlerden, Homs ilinde korku ve tedirginlik halini yaymak için sürekli çalışmamızı, istikrarsızlık yaratmamızı istiyorlardı.
Böylece, kışkırtıcı medya kanalları yoluyla, güvenlik güçleri ve ordu töhmet altında bırakılacak, durumların iyi olmadığı ve sorunların yaşandığı izlenimi verilerek dışarıdaki kamuoyu aldatılacak ve Suriye’ye baskı uygulanması sağlanacaktı….
Muhanned el-Ömer, Ammar el-Bukai, Nadir Ebuldeheb ve Halit Ebu Şahhut, İnşaet semtine, Trablus yoluna ve Terbiye bölgesine gidiyor, araçları durduruyorlardı. Hedefleri gasp ve kaçırma idi. Kaçırdıklarını Basatin bölgesine götürüyorlardı. Yanlarında da roketatarlar, M16 türü av silahları, otomatik silahlar, dürbünlü tüfekler, tabancalar ve el bombaları bulunurdu.
El-Ömer bizlerden el-Mezraa beldesine hü***** etmemizi istedi. Hedefi, mezhepsel çatışma yaratmaktı. Bir de el-Mezraa beldesi sakinlerinin sorunların kaynağı olduğu söylentisini yaymaktı. Hiçbirimiz bunu uygulamayınca el-Ömer, aralarında Ammar el-Bukai, Nadir Ebuldeheb, Halit Ebu Şahhut, Yahya Ebu Şahhut ile birlikte Ebu Hamza adlı bir şahsın olduğu silahlı bir grupla beldeye RPG’lerle saldırdıktan sonra otomatik silahlarla ateş açmaya başladılar.
Döndüklerinde, zafere ulaştıkları için tekbir getiriyorlardı.
