
Suriye televizyonu dün akşam; ordu birliklerinin Banyas kentinde düzenlediği operasyonları sırasında yakalanan silahlı bir terör grubunun itiraflarını yayınladı.
Ordu birlikleri, güvenlik güçleriyle işbirliği içinde Banyas kentinde yaptığı operasyonlarda; orduya, güvenlik güçlerine, özel ve kamu kurumlarına saldırı eylemlerinde kullanılmak üzere hazırlanmış büyük miktarlarda patlayıcı madde, silah ve mühimmat ele geçirdi.
Öte yandan ordu birliklerinde mühendislik birimleri ve patlayıcı uzmanları; petrol boru hattı, demir yolları ve Tartus otobanı üzerinde düşen el-Kavza köprüsünü havaya uçurma hedefiyle yerleştirilen çok sayıda bombayı iptal etmeyi başardı.
Silahlı terör grupları, askeri birliklerin bulunduğu yerlere yakın noktalarda gıda paketleri ve çöp torbaları inde çok sayıda patlayıcı koymuştu.
Yakalanan Terör grubu üyelerinden Safi Yasin, kavga ve değişik suçlardan dolayı Merkez Cezaevinde tutuklu bulunduğunu ifade ederken, cezaevinden çıkmasından bir iki gün sonra gösterilerin olduğunu gördüğünü söyledi.
Gösterilerin ilk başlarda özgürlük talep ettiğini, ardından yönetimin düşmesini talep ettiğini belirten Yasin, şeyhlerin aracılığı ile camilerden de cihat çağrısının yapıldığını ifade etti.
Yasin, tüm provokasyon ve gösterilerin özellikle Cuma namazı ardından camilerden başladığını dile getirerek, Muhammed Ali el-Beyasi, Enes el-Şaravi, şeyh Enes Ayrut, Ebu Ali ve Sahyuni oğulları gibi adlarını saydığı bir çok vatandaşın bankalardan yüklü miktarlarda kredi çekmiş olduklarını ve bu kredileri ödememek için ülkeyi kaosa sürüklemek amacıyla insanları kışkırtarak gösteriler düzenlediklerini ekledi.
Sözlerine devam eden terör grubu üyesi Yasin, Muhammed Ali el-Beyasi adlı kişinin gösteri sırasında herkesin önünde “ben hepinizi silahlandıracağım, silahlar arabalarda duruyor. Banyas’ta bulunan termik santral, petrol boru hattı, demir yolu ve köprünün havaya uçurulmaları için, cihat için herkesin silahlanması gerekiyor” diye konuştuğunu açıkladı.
Gösterilerdeki taleplerin özgürlükten sivil gençleri öldürme gibi eylemlere taşındığını kaydeden Yasin, Tartuslu genç Nidal Cennud’un öldürülmesi eylemini örnek verdi. Yasin, terör grubu üyelerinin tarım ürünlerini satmak için sebze haline gelen Cennud’u yakalamaları ardından bıçak ve baltalarla ona saldırdıklarını, acı içinde öldürmeleri ardından cesedini tahrip ettiklerini anlattı.
Terör grubu üyesi Yasin, Cennud’u öldürenlerin Yahya el-Reyyis, Ali el-Reyyis ve Talip Berbur adlı kişiler olduklarını açıklarken, Cennud’un saldırıya maruz kaldığı esnada hiç bir silahının bulunmadığını ekledi.
Yasin; gelen silahların Abdulhalim Haddam tarafından ortağı olan el-Beyasi aracılığı ile kendilerine geldiğini ifade ederek, el-Beyasi’nin ‘silahların mevcut olduğunu ve herkese dağıtacağını’ söylediğini, kendisine de taramalı bir tüfek verdiğini itiraf etti.
Askerlerin Banyas bölgesindeki Ras el-Nabii köprüsüne ulaştıklarında onları kurşun yağmuruna tuttuklarını ve hazırladıkları dinamitleri askerlere atmaya başladıklarını söyleyen Yasin, askerlerin o sırada kimseye ateş açmadığını ve dolayısıyla saldırıda bir kaç askeri öldürebildiklerini ifade etti.
Öte yandan Yasin, Enes el-Şağri adlı kişinin kimi uydu kanallarıyla çalıştığını, ve onlara haber uydurmak için bu uydu kanallarının kendi hesaplarından el-Şağri’ye telefon hatları açtığını söyledi. Ayrıca el-Şağri’nin söz konusu uydu kanallarına yalancı görgü tanıkları temin ettiğini de ekledi.
El-Şağri’nin güzel bir konuşma yeteneğine sahip olduğunu ifade eden Yasin, bir çok görgü tanığına uydu kanallarına ne ve nasıl konuşacaklarını öğrettiğini açıkladı.
Terör grubu üyesi; Şeyh Ahmet el-Musa ve benzeri daha başka selefi şeyhlerin illegal bir selefi emirlik kurma davetinde bulunduklarını belirterek, bu emirliklerin emir, tugay ve benzeri şekillerde kurulması planlandığını söyledi.
Yasin, kurulması planlanan emirlik içinde görev ve makam dağılımının yapıldığına işaret ederek, Sahyuni ve el-Beyasi gibi devletten yüzlerce milyonluk kredi alanların üst görevler aldıklarını dile getirdi. Öldürme ve sabotaj eylemleriyle suçlanan terör grubunun bir diğer üyesi İsmail el-Beyasi ise, grubun Banyas kentindeki Ebu Reslan binasında dinamitleri hazırladığını belirtti.
El-Beyasi, tarım ilaçları satan bir eczanenin sahibi Ahmet Ubeyd adında bir vatandaşın dinamit için gerekli maddeleri temin ettiğini, bir kısım gereçlerin de Lazkiye kentinden bir adam tarafından temin edildiğini söyledi.
Dinamit hazırlama işlerinin derhal başlatıldığına işaret eden el-Beyasi, Banyas kenti ile Homs ili arasındaki petrol boru hattının 10 metre mesafesine patlamaya hazır dinamit yerleştirdiklerini itiraf etti.Aynı zamanda el-Merkap Köprüsü tarafından Banyas kentine bulunan dar bir yola da dinamit yerleştirdiklerini söyledi.
