
Silahlı örgütlerin vahşet dolu eylemleri sonucunda evlerini terk etmek zorunda kalan İdlib iline bağlı Cisreşşuğur ahalisi, ordu birliklerinin bölgede güvenlik ve istikrarı sağlaması ardından dün sabah saatlerinden itibaren evlerine dönmeye başladılar.
Silahlı örgütler, Suriye’nin güvenlik ve istikrarını hedef alan dış ajandalara alet olmalarıyla güvenlik ve istikrar içinde yaşayan Cisreşşuğur kasabası ve civarındaki köylerde insanlık dışı bir vahşetle adeta bir terör ve dehşet estirmişti.
Evlerine barklarına korku ve acı anılarla dönen ahali; tüm bu katliam ve komplo eylemlerinin tarihten beri zeytinliklerine dağlarına ve vadilerine aşık oldukları topraklarına tutunmaktan caydırmayacağını belirttiler.
Ahali; silahlı örgütlerin tüm caniliklerine rağmen bulundukları ümitsiz çabalarla topraklarına tutunan halkta başakların ışıltısını ve Asi Nehrinin akışındaki güzelliği unutturamayacaklarını ifade ettiler.
Cisreşşuğur ahalisi; silahlı örgütlerin kasaba içinde bulundukları fesat ve sabotaj eylemlerinin ardından Suriye Arap Ordusunun kasabada güvenlik ve istikrarı yeniden sağlamada oynadığı önemli misyonu övdüler. Ahali, ordunun çabaları sonucunda silahlı örgütler tarafından zorla bıraktıkları evlerine ve barklarına yeniden dönebildiklerini söylediler.
Cisreşşuğur ahalisinden Muhammed Velid Harrat, geçen süre içinde Halep kentinde bir akrabasının yanında ikamet ettiğini ifade ederken, silahlı örgütlerin ailesini, çocuklarını ve herkesi korkuttuğunu, evini ve tüm mülklerini yağmalayıp çaldığına işaret etti.
Bir öncekinden pek farklı bir durumda olmayan Muhammed Şaban ise; silahlı örgütlerin bilgisayar sattığı işyerinin kapılarını kırdığını ve içindeki tüm malları çaldığını belirtirken, ordunun güvenliği sağlaması ardından evine döndüğünü söyledi.
Şaban, silahlı örgütleri kamu ve özel mülkleri yağmalama ve kundaklama eylemlerinden men etmeye çalıştığı için böyle bir saldırıya maruz kaldığına işaret ederken, yine silahlı örgütler tarafından çok sayıda değişik tehditlere maruz kaldığını belirtti.
Cisreşşuğur kasabasında günlük normal yaşamın yavaş yavaş normal akışına girmeye başladığına işaret eden Şaban, su, elektrik, ekmek ve gıda maddeleri gibi tüm temel ihtiyaçların kasabada temin edildiğini söyledi.
Mesleği şoförlük olan El-Merc Köyü sakinlerinden bir vatandaş, Cisreşşuğur olaylarının başlamasından bu yana evinden çıkamadığını, bunun da ekonomik durumunu etkilediğini söyleyerek silahlı örgütlerin uygulamaları nedeniyle insanların işlerine gidemediklerini ifade etti.
Ordunun kente girmesi ardından doğal yaşamlarına döndüklerine işaret eden vatandaş, güvenlik güçleri ve polislere karşı uygulanan organize terörü ve halkın bu yöntemlerle korkutulmasını reddettiğini kaydetti.
Öte yandan Ulusal Cisreşşuğur Hastanesi Müdürü Doktor Yusuf Derviş, 200 yatak kapasiteli hastanenin yeniden hazırlanarak silahlı örgüt elemanlarının tahrip ettiği tıbbi cihazların onarılıp restore edildiğini kaydetti.
Derviş, hastanenin önümüzdeki Cumartesi gününden itibaren tüm bölümleri ve uzmanlık alanlarıyla hastaları kabul etmeye başlayacağına dikkat çekti.
Silahlı terör örgütlerinin katillerin vahşetinden kaçan hastaları korkutmak için yaptıkları eylemlere değinen Doktor Derviş, olaylar sırasında bazı tıbbi kadroların yardımıyla görevlerine gecenin geç saatlerine kadar devam ettiklerini dile getirdi.
Cisreşşuğur Savcılık Başkanı Yargıç Muammer Amro ise, terör örgütlerinin Adalet Sarayına düzenledikleri saldırının, daha önce işledikleri suçları ve adli dosyaları ortadan kaldırmayı hedeflediğini söyleyerek Adalet Sarayı binasına yönelik saldırının mahkemenin tüm katlarında meydana gelen patlamayla başladığını, bununla birlikte soruşturma dairesi ve Savcılık Başkanı Ofisindeki bütün dosyaların yakıldığının altını çizdi.
Silahlı örgütlerin Adalet Sarayını içerdiği suç dosyaları ve mallara el koymak amacıyla hedeflediklerini belirten Yargıç, mahkemelerin ve yargıç konutlarının bile istisna tutulmadığına ve içindeki tüm özel dosyaların yakıldığına dikkat çekti.
Bununla birlikte kentteki Telefon Merkezi Müdürü, merkezin silahlı örgütler tarafından hedeflenerek 140 bin vatandaşa hizmet veren modern cihaz ve donanımların yakıldığını bildirerek bozgunculuk eylemleri ve hırsızlıklar nedeniyle telefon hizmetlerinin durduğunu beyan etti.
Bunun yanında Telefon Merkezinin içinde yer alan Posta merkezi de kundaklanırken iki kurumun yöneticilerine ait iki ev yakıldı.
Silahlı Terör Örgütlerinin kini bununla kalmamış örgüt elemanları Tüketici Kurumuna saldırarak gıda maddelerini çalıp içindeki eşyaları kırdı.
El-Zebir Bin el-Avvam Camisi Hatibi, teröristlerin ibadet yerlerine de saldırdıklarını, bu tip saldırıların tüm dinlerde reddedildiğini kaydetti.
Öte yandan İl Meclisinden bir kaynak, vatandaşlara temel hizmetleri en kısa zamanda temin etmek amacıyla çalışmaların hükümetin direktifleri doğrultusunda sürdüğüne işaret etti.
Bu kapsamda İdlib Valisi Halit Ahmet dün, Cisreşşuğur kentindeki hizmet durumuyla birlikte terör örgütlerinin gerçekleştirdiği bozgunculuk eylemlerini yerinde inceledi.
İdlib Valisi ilgili makamlardan, restore ve onarım çalışmalarına acilen başlamalarını ve vatandaşın hizmetine sunmalarını isteyerek bu eylemlerin vatandaşları doğal yaşamlarını sürdürmekten alıkoyamayacağına dikkat çekti.
İdlib Valisi Ahmet, vatandaşların bir kısmıyla bir araya gelerek kentin doğal yaşamına dönmesi yönündeki ihtiyaç ve taleplerini dinledi.
