
Suriye’nin Birleşmiş Milletler (BM) deki daimi temsilcisi Beşşar Caferi, Suriye hükümetinin BM’ye bağlı İnsani Müdahale Koordinasyonu Bürosu ”UCHA” ile imzaladığı İnsani Müdahale Planının bölünmez parçası olduğunu dolayısıyla İnsani Müdahale planının uygulanmasında BM ile tam bir ortak olarak Suriye Hükümetinin rolünü kimsenin inkar edemeyeceğini belirtti.
Caferi dün New York’ta BM merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Suriye’nin iki yıldan beri bu plan içerisinde BM ile işbirliği içerisinde yürüdüğünü dolayısıyla Suriye hükümetinin işbirliği içinde olmadığı yönündeki sözlerin doğru olmadığını çünkü gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Caferi, Suriye hükümeti veya ordusunun bazı bölgeleri abluka altına aldığı yönündeki haberlerin doğru olduğunu lakin bu bölgelerin bazı bölümlerini abluka altına altığını çünkü içinde hükümetle savaşan terörist silahlı militanların bulunduğunu ve devlet otoritesine meydan okuduklarını ve sivilleri canlı kalkan olarak kullandıklarını belirterek, uluslararası insane çalışanlarının selametleriyle ilgili güvenlik sorunları sebebiyle kendilerinin her zaman sıcak bölgelere giremediklerini bunun örneğinin de Muaddamiye bölgesine 8 kez grime denemesinde başarısız olduğunu itiraf eden dünya gıda programından yardım kafileleriyle görüldüğünü açıkladı.
Caferi, Suriye hükümetinin Muaddamiye bölgesini 10 gün once Suriye Ordusunun himayesi altında 3 bin aileyi çıkardığını, Suriye hükümeti ve ordusunun binden fazla okulu açarak restore ettiklerinin ve binlerce Suriyeli aileye ev sahipliği yaptıklarına işaret ederek, BM genel sekreteri insani işlerden sorumlu yardımcısı bayan Valery Amos’un evsiz ve barksız kalan ve de silahlı çetelerin kanlı uygulamaları sebebiyle köylerinden kaçan binlerce Suriyeli aileye kendisinin ne yaptığını söyleyebilirmi sorusunu yöneltti.
Caferi, Suriye hükümetinin insane yardımlar konusunda büyük yaptığını ve bunun kimsenin bilhassa da Amos’un gözünden kaçmayacağını lakin güvenlik konseyini bilgilendirmesi esnasında bunu neden inkar etmeye çalıştığını bir türlü anlayamadığını söyledi.
Caferi, BM’nin tek taraflı icraatların olumsuz etkilerini çok iyi bildiğini belirterek kendisinin de buna karşı olduğunu bundan dolayı siyasi ve insani açıdan Amos’un kültür eksikliğinin bulunduğunu öyleki, bu yönü nasıl göz ardı edebileceğini kendisinin BM’de olup bitenlerle ilgili herşeyi bilmesi gerektiğini çünkü bunların yaptırım olmadığını ve yaptırımları güvenlik konseyinin uyguladığını ifade etti.
Caferi, Suriye’ye yönelik alınan yaptırımların bazı ülkeler tarafından alınan baskıcı ve zalim yaptırımlar olduğunu açıkladı ve bunun Kabul edilemez olduğunu söyledi.
Caferi ayrıca, BM genel kurulunun bir kaç gün sonra 187 ülkenin karşı çıktığı ABD’nin Küba’ya ablukasını konuşacağını belirterek bu sözlerin kağıt üzerinde mürekkep olmasının imkanı varmıdır? diyerek bunların BM’de somut gerçekler olduğunu ve her diplomatik çalışanın yeni de olsa bunları göz ardı etmemesi gerektiğini vurguladı.
