
İran İslam Cumhuriyeti’nin ev sahipliğindeki Uluslar arası Terörizmle Mücadele Konferansı, “terörün, meşru mücadeleler ve halk direnişlerinden ayırt edilmesinin şart olduğu”, “terörün açık ve net tanımı” ve “terörsüz bir dünya sloganının gerçekleşmesi için uluslar arası oy birliğinin oluşturulması” ekseni konusunda vurgu yaptı.
İki gün süren konferansa katılan uzmanlar, bölgesel ve uluslar arası kuruluş temsilcileri, kaybedilen haklarını almak için meşru mücadelenin ve halkın direniş hareketlerinin terör ile karşılaştırılmaması gerektiği gibi teröre karşı kutsal bir hareket olduğuna fikir birliği ile kabul ettiler.
Konferansın bitiminde konuşan Salihi “terör eylemleri ile işgal ve sömürge altındaki halkın meşru mücadeleleri arasında açık bir fark konulmalı” dedi.
Tahran Konferansına katılan konuşmacılardan bazıları, sözlerinde doğrudan Filistin adını anmadılarsa da terörle haklı mücadelenin ayrılması üzerinde durması, Filistin’deki Siyonist işgalcilerin savunmasız halka yönelik işledikleri onca cinayetleri dışında terörün açık bir örneği olduğu gerçeğini ortaya çıkarttı. Filistinlilerin haklarını elde etmek için yaptıkları meşru ve kutsal mücadelenin Batı ve Siyonistlerin çifte standartlarından etkilenmemesi konusunda duyarlı olmak gerekir.
Konferansa katılanlar, terörle mücadele için devlet ve milletlerin kesin ve ciddi kararlılığı üzerinde durdular terörle mücadele yolunda başarılı olmanın yolu, bu olgunun doğru ve yeterli ölçüde tanımlanmasıdır.
Tahran Konferansında tüm dünyada kök sağlayan ve yeni bir sorun olan terörle mücadele için tek başına birkaç ülkenin çabasının yeterli olmadığı, bu yoldaki mücadelenin tüm bölgesel ve uluslararası kuruluşlar ve tüm ülkelerin ciddi iradesi ve kararlılığını gerektirdiği vurgulandı.
Konferansa katılan 60 ülke temsilcisi terörizmin din, mezhep, kültür ve uygarlıklarla her türlü bağlantısını reddederek, dinler, mezhepler, kültür ve uygarlıkların ilahi, insani ve kutsal kavramlar olduğunu, insanlık dışı bu olgunun bu kavramlara bağlı olmadığını vurguladılar.
Kendi çapında terörle mücadele yolunda uluslar arası fikir birliği oluşturmak için ilk uluslar arası hareket olan Tahran Konferansı katılımcılar açısından terörle mücadelenin zorlu yolunda geri dönülmez ve sağlam bir adımdır.
