HaberlerOrtadoğuSuriye

Teröristler Suriye ile ilgili yalan haber uydurduklarını itiraf etti

Suriye’de silahlı terör gruplarının medya kollarından biri olan Abdo Ömer el-Hallak, Suriye ile ilgili yalan haber uydurduklarını, olayları abarttıklarını, dış odaklardan temin ettikleri gelişmiş iletişim cihazları vasıtasıyla kışkırtıcı medya kanallarıyla görüşmeler yaptıklarını itiraf etti.

Suriye Televizyonu’nda Perşembe gecesi yayınlanan itirafında Hallak ayrıca, asılsız haberler yayarak halkı gösterilere katılmaya teşvik ettiğini; destek ve talimat almanın yanı sıra dezenformasyon haber ve fabrikasyon görüntüler iletmek amacıyla ülke dışındaki muhaliflerle görüşmeler yaptığını açıkladı.

İtirafında Hallak şöyle konuştu:

Ben Kenakir beldesindenim. 36 yaşındayım ve Posta İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nde çalışıyorum. Mesaim bittikten sonra yeni arkadaşlarla, aydınlar, din adamları ve mevki sahipleriyle görüşmeler yaparak, elimizde çok sayıda gösterici olması hedefiyle, onları gösterilere katılmaya teşvik ediyordum. Medya fabrikasyonu ve kışkırtmalarla insanları “Dış odaklar var. İran ve Hizbullah gibi. Onlar göstericilere saldırıyor” diyerek galeyana getiriyorduk. Bu da alanlara çok sayıda kişi indirmemizi sağladı.

Para, yeni iletişim cihazları, güncel uygulamaların kurulu olduğu cep telefonları, gösterileri kaydetmek için kameralar, görüntüleri internete yükleme gibi ihtiyaçlarımız vardı. Bizlere para desteği sağlayan şahıslar, Birleşik Arap Emirlikleri’nden yeni iletişim cihazları temin ettiler. Katar’da ikamet eden Ahmet el-Hatib adlı arkadaşımız orada aktivitelerde bulunuyor ve lojistik birçok ihtiyacımızı temin ediyordu. Para bizlere havale yoluyla veya BAE’de, Katar’da ikamet eden şahıslar vasıtasıyla ulaşıyordu. Suriye’ye dönüşlerinde parayı ve cihazları teslim ediyorlardı. Bizlere ayrıca dışarıdaki dostlarımızdan, Ürdün üzerinden tır şoförleri vasıtasıyla canlı yayın cihazı ve Thuraya uydu telefonu gönderildi. Cezire, France, Visal, Suriya el-Şaab, Orient gibi bazı kanallarla doğrudan telefon görüşmeleri yaptım. Onlarla konuştuğumda takma isimler kullanıyordum. Son görüşmemi France kanalıyla yaptım. Onlarla bu görüşmemde gerçek ismimi kullandım. Kullandığım takma isimlerden bazıları, Abdullatif Muhammet ve Muhammet Kenakiri idi.

Meydana gelen her türlü olayı istismar ediyordum. Hedefim olayları büyütmek ve abartmaktı. Örneğin göstericilerin sayısı 1000 civarında ise, ben bu sayıyı 7 veya 8 bin olarak telafuz ediyordum. Güvenlik güçleri bir müdahalede bulunmamışsa, ben “güvenlik güçleri göstericilere saldırıyor, üzerlerine ateş açıyor, ahaliyi korkutuyor, ahaliye saldırıyor veya evleri gasp ediyor” diyordum. Kanallara (görgü tanığı olarak) konuştuğumda, benim asılsız isimler kullandığımı biliyorlardı. Bir defasında üç saat içerisinde iki farklı isimle aynı telefon numarasından görgü tanığı olarak konuştum. Görgü tanığı, siyasi aktivist veya “koordinasyon komitesi üyesi” sıfatlarıyla konuşuyordum. Beni doğrudan telefonuma arayan Cezire kanalı idi. Dolayısıyla benim çeşitli isimlerle açıklamalarda bulunan aynı şahıs olduğumu biliyorlardı.

Durumları kötü gösteriyor, koordinasyonların hacmini abartıyor ve iller, beldeler ile kentlerle nasıl daha büyük iletişim kuracağımızı düşünüyorduk. Destek almak için ülke dışındaki muhaliflerle ve bazı dostlarımla iletişim kurdum. Muhaliflerle doğrudan iletişim kuramıyordum. Ancak Ahmet el-Hatib gibi köprü görevi yürütenler aracılığıyla görüşme gerçekleşiyordu. Zira Cezire kanalının konuk ettiği muhaliflerin çoğu, Katar’daki otellerde ikamet ediyordu. Bizler de el-Hatib aracılığıyla onlarla iletişim kuruyorduk. Bunların arasında Burhan Galyun, İmadettin Reşit, Muhammet Abdullah ve Vail Hafız da var.

Belde ve kentlerde gösterileri, kullandıklarımızdan daha çok gelişmiş ve teknolojik cihazlarla donattık. İletişim koptuğunda veya teftiş noktaları kurulduğunda aramızda iletişim kurmak için telsiz cihazlar kullanıyorduk. Bu cihazları Almanya’daki muhalif şahsiyetler yoluyla temin etmiştik. Macaristan’daki “operasyon odasına” güvenlik güçlerinin konumu, ne şekilde dağıldıkları ve hareketinin yanı sıra göstericilerin sayısı konusunda bilgi aktarıyordum. Örneğin türü önemli değil, küçük bir olay meydana geldiğinde, mesela havaya gelişigüzel ateş açılmış olsun.. Bunu kullanıyor ve gerçekte ne olduğunu umursamadan fabrikasyon yapıp hatta gösteri düzenliyorduk.

Gösteri esnasında silah sesini ekliyorduk ki, dışarıdakiler bunun gerçek bir gösteri ve müdahale olduğunu zannetsin… Kimi zaman sadece Cuma günleri gösterilere çıkıyorduk. Daha sonra tarihi değiştiriyor; yeni bir gösteri düzenlenmiş ve haftanın her günü gösteriler düzenleniyormuş izlenimi vermek için görüntüleri günlük olarak gönderiyorduk. Bazen de çevredeki beldelerde gösteriler düzenlenmiyordu. Bu durumda Kenakir’de gösteri düzenleyip kayda alıyor ve sadece ismi değiştirip, çevredeki beldede düzenlenmiş gibi sunuyorduk. Özellikle dar meydanları ve bölgeleri seçiyorduk ki, görüntülerde gösterici sayısı çok daha fazlaymış gibi görünsün…

Başa dön tuşu
Bugün 07 Ekim 2026 (7) içerik yüklenmiştir.