
Tunuslu devrimci gençlerden ve aktivistlerden Ziyaeddin Muru’nun Uluslararası İslami Uyanış ve Gençlik Konferansı konuşması:
Tunus halkı, göz alıcı cesareti ve iradesi ile devrimci bir hamasete imza atarak İslam Ümmeti içindeki en kötü istibdat rejimlerinden birini devirdi. Tunus’un tüm şehirlerinde kopan tufan şüphe ve acizlik karşısındaki kesin bir tarihsel karardan başka bir şey değildi. Bunun çok büyük yansımaları oldu, içerde zalim hükümet aygıtının ve diktatörlüğün düşüşü ile sonuçlandı, dışarıda da bu mübarek devrim Müslüman halklara manevi bir ağırlık kazandırarak korku duvarlarını yıktı ve kendi meşru devrimlerini gerçekleştirmenin kapılarını açtı yüzlerine.
Mısır halkı mübarek devrimini gerçekleştirdi, Libya ve Yemen halkı da aynı şeyi yaptılar ve diğer Arap halkları aynı minvalde hareketlerde bulundular. Mustazafların türküsü aynı şekilde yakılmaya devam edecektir, İslami uyanışın, zincirleri kırışın ve emperyalizm ve uşaklarından kurtuluşun türküsüdür bu.
Kardeşlerim ve bacılarım! Devrimin nedeni izzet ve şeref arzusudur. Bu, gerçekte özgürlük, izzet ve toplumsal adalet isteğiydi ve Tunus halkı karşısındaki vahşi baskıların sonucu gerçekleşti. Ve aynı şekilde halkın en basit hakkından bile mahrum edilmesi neticesinde meydana geldi.
Bu devrim kelimenin tam anlamıyla bir halk inkılâbıydı. Ne bir parti, ne bir komite devrim için program çizmemiş ve hiçbir siyasi cemiyet teorisyenliğini üstlenmemişti. Hiçbir gruba ve özel cemaate ait değildi. Tüm Tunus halkı, bütün tabaka ve sınıflarıyla kendi programını çizdi ve meyvesini de derdi.
Beyler ve hanımlar! Devrik başkanın kaçışı ve rejiminin devrilişi mücadelenin sonu değil, tam tersine yeni bir mücadelenin başlangıcı idi. Zira irtidat güçleri kısa sürede uyandılar ve iç ve dış devrim karşıtı güçler inkılâbı kuşatmak için programlarını çizmeye, sayısız hile ve komplolar yürütmeye başladılar. Fakat Tunus halkı devrimin hedeflerini gerçekleştirmeye ve gerici güçlerle mücadelede ısrar göstermiştir. Tunus halkının devrimi sürdürmedeki ısrarı ilk merhaleyi geride bırakarak ikinci merhaleye varmasına, yani fasit rejimin devrilişinden adil bir nizam kurma aşamasına ulaşmasına fırsat vermiştir. Tunuslu gençler bu mübarek çerçevede ellerini ve kucaklarını bütün sadık güçlere uzatıp açmaktadırlar, özellikle Müslüman gençlere. Bundaki hedefimiz safları sıklaştırmak ve hileci güçler karşısında tüm Arap devrimlerini korumak için ortak bir strateji çizmektir.
Sunumumun sonunda Tunuslu gençlere asıl meselelerinin Filistin davası olduğunu hatırlatmak isterim. Filistin gönüllerimiz, beyinlerimiz ve tüm uzuvlarımızdadır. Bu gençler devrimlerinin kazanımının daha büyük bir zafer için ilk adımdan başka bir şey olmadığını vurguluyorlar. Bu hedef Filistin yurdunun kurtuluşu ve Kudüs-ü Şerif’te cemaat namazı kılınmasıdır, inşaallah!
