
Teşrin Gazetesi bugünkü açılış makalesinde; Türkiye Başbakanı Receb Tayyib Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanlığının ‘Müslüman’ın Müslüman’a kanı,ırzı ve malı haramdır’ hadisi şerifini sloganlaştırdıkları bir zamanda Suriye halkına karşı düşmancı politikalarını eleştirdi.
Gazete makalesinde:
Hepimiz biliyoruz ki; Suriye’de dökülen kanlardan neredeyse Receb Tayyib Erdoğan birinci derecede sorumludur. ABD’nin isteği ile işin içine en önemli aktör olarak giren Erdoğan AKP iktidarının tepesinde oturuyor.
Suriye’de çok sayıda masum insanın kurban gitmesinden de Erdoğan sorumludur.Suriye’de işlenen bu katliamları kim yapıyor? Sözünü ettiğimiz çevrelerin desteğinde Müslüman Kardeşler, el-Kaide gibi Müslüman olduklarını iddia eden kesimler.
Bunlar; kendileri gibi düşünmeyen Müslümanların kimilerini katledip kimilerinin de ırzına, onuruna, malına, canına kastediyorlar.
Müslümanlığın temel hadislerinden biri olan ve AKP hükümetinin diyanet işleri başkanlığının her yerde sloganlaştırdığı ‘Müslüman’ın Müslüman’a kanı ırzı ve malı haramdır’ hadisi şerifi nerde kalıyor.
Öyleyse bu hadisin nereye varacağı tartılmadan niçin Türkiye’deki diyanet işleri başkanlığının afişlerinde yer aldığını sormak da insanlık görevimiz diye ekliyoruz.
Bu afişi hazırlayan Diyanet İşleri Başkanlığı ve Başkanı Mehmet Görmez. Öyleyse nasıl oluyor da Görmez, Suriye ile ilgili açıklamalarında ABD’nin, AB’nin ve bu emperyalist çevrelerle birlikte davranan Receb Tayyib Erdoğan gibi bölgede bulunan kimi işbirlikçi ülke ve liderlerin görüşleriyle görüşü ortaklaşabiliyor?
Nasıl oluyor da Görmez, yaptığı açıklama ile Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile aynı görüşü paylaşıyor? Yoksa Suriye’de bulunan yüzde 80’nin üzerindeki bir nüfusu Müslüman saymıyor mu? Haydi diyelim saymıyor o zaman da sözleriyle yukarıdaki hadise de dayanarak Müslüman olmayanların ırzı, onuru, namusu, malı ve canı helal midir demek istiyor?
Ne dersek diyelim bu kesimlerin ele alınacak yanları yok. Saldırgan, talancı, yalancı bir kafaya sahipler.
