Türkiye’nin ABD ve siyonist rejim’in yanında yer alması çok üzücüdür

İran İslami Şura Meclisi Dış Politika ve Milli Güvenli Komisyonu Başkanı, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi İslam ülkelerinin Amerika ve de Siyonist Rejim’in yanında yer alarak, onlarla aynı sahada oynamalarının çok üzücü olduğunu belirtti ve elbette tüm bu gayretlerin başarısızlıkla karşı karşıya kalacağını söyledi.
İran İslami Şura Meclisi Dış Politika ve Milli Güvenli Komisyonu Başkanı Alaeddin Burucerdi, “Suriye’nin Dostları” konferansının İstanbul’da düzenlenmesi ve de Suriye Devleti’ne karşı tutum belirlenmesi konusuna işaret ederek, konferans için en uygun adın “Suriye’nin Düşmanları” olacağına inandığını zira bu konferansın tutum ve kararlarının, bu konferansa katılan ülkelerin “dost” adıyla düşmanca bir plan çerçevesinde aldığı Suriye nizamı aleyhine bir tutum ve kararlar bütünü olduğunu söyledi.
İstanbul konferasına katılanların, Suriye’nin bağımsız bir BM üyesi ülke olduğunu akıllarında tutmaları gerektiğini vurgulayan Burucerdi, Suriye’deki iç meselelerinin, ülke sınırları dışından yapılan tahriklerle ve de Amerika’nın ve müttefiklerinin halen yapmakta oldukları milyarlık harcamalarla ilişkisi olduğuna işaret ederek, özellikle Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin Suriye’deki hükümet muhaliflerine verdikleri destekle pekçok insanın yaşamlarını yitirmelerine sebep olduklarına şahit olunduğunu vurguladı.
Burucerdi, Suriye dışında eğitim gören ve ülkeye silah sokan kişilerin Suriye’deki güvenliksiz ortamın en önemli unsurları olduğuna işaret ederek, Suriye Devlet güçlerinin fiilen “batılı eğitim görmüş” güçlere tepki göstermesinin çok doğal olduğunu belirtti ve Suriye’nin güvenliğini tehlikede gören başka her ülkenin davranacağı gibi hareket ettiğini söyledi.
İstanbul’daki toplantının hiç bir açıdan Suriye’nin dostları toplantısı olmadığını belirten Burucerdi, bu konferansa katılan bazı ülkelerin, Beşşar Esad hükümetini yıkmak için doğrudan Suriye’ye müdahale eden bölge “üsleri dağılmış” Amerikan politikalarını icra etmelerinin de üzüntüye sebep olduğunu ifade etti.
Suriye’nin kendi kaderini belirleme konusuna dikkat çeken Burucerdi, nihai karar vericinin Suriye halkı olacağının altını çizerek, diğer ülkelerin dışarıdan, Suriye halkına kararlarını dayatmamaları gerektiğini belirtti.
Reformların yapılmasının en iyi seçenek olduğunu belirten Suriye Devleti’ne, batılı devletlerin ve onların müttefiklerinin, Suriye’de reformların huzurlu bir iç ortamda şekillenmesine izin vermeleri gerektiğini belirten Burucerdi, Suriye halkı için karar alma merkezinin, İstanbul değil Şam olması ve bütün kararların Şam’da alınması gerektiğini söyledi.
Kofi Annan’ın Suriye planına da işaret eden Burucedi, Suriye Devleti’nin onayladığı her planın ülkedeki sorunların çözümüne yardımcı olacağını belirtti.
Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi İslam ülkelerinin, Amerika ve de Siyonist Rejim’in yanında yer alarak, onlarla aynı sahada oynamalarının çok üzücü olduğunu da vurgulayan Burucerdi, elbette tüm bu gayretlerin başarısızlıkla karşı karşıya kalacağını da sözlerine ekledi.
Türkiye makamlarının Tahran’a ziyareti ve İstanbul konferansındaki tutum değişikliğinin sebebinin sorulması üzerine Burucerdi, Türkiye yetkililerinin Amerika’nın baskısı altında olduğuna ve de bu yüzden sert pozisyonlar aldıklarına inandığını belirtti ve eğer Türkler insani meselelerin peşinde iseler, Suriye’dekine benzer koşullardaki, Bahreyn ve Yemen gibi ülkelerdeki krizleri de dikkate almaları gerektiğini oysa bunun görülmediğini ve şu andaki mevzilenmenin sadece “bir direniş ekseni olan Suriye’”ye karşı olduğunu söyledi.
