
İran İslam Cumhuriyeti’nin başkenti Tahran son günlerde, “İran Demir Çelik, Madencilik Endüstrisi ve Metaloji Fuarı” ile “Baskı, Ambalajlama ve İlgili Ekipmanlar Fuarı” olmak üzere iki uluslararası fuarına evsahipliği yapmaktadır.
16. Uluslararası İran Demir Çelik, Madencilik ve Metaloji Fuarı’na İran ve Almanya, İtalya, Fransa, İspanya, Hollanda, İsviçre, İsveç, İngiltere, Türkiye, Avusturya, Norveç, Meksika, Avustralya, Rusya, Çin, BAE, Hindistan ve Japonya olmak üzere Avrupalı ve Asyalı ülkelerden 300 firma katılıyor.
Cuma günü açılışı yapılan fuar, pazartesi gününe kadar devam edecek. Fuarların düzenleniş amaçlarından biri, tüccarlar ve iş insanları arasında ektin, geniş ve istikrarlı temas kurulmasıdır. Fuarlar kapsamında tüccar ve iş insanları, biraraya gelerek, istişarelerde bulunma ve karşılıklı olarak tarafların imkanları ve kapasitesi hakkında bilgi edinebilir ve böylece uzun vadeli ve geniş çaplı işbirliği için kapı aranabilir. Bu tür işbirliği, ticaretten teknoloji ve kültüre kadar farklı alanlarda ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayabilir.
Geçen 50 senede fuarların dünya genelinde ticaretin canlanması, endüstrinin gelişmesi, iş olanaklarının oluşturulması, turizmin büyümesi, ileri teknolojilerin transferi ve ülkelerin ekonomik bünyesinin gelişmesinde önemli rol ifa ettiği için her sene 7 haziran tarihi Dünya Fuarcılık Günü olarak adlandırılmıştır.
ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti’ni yaptırımlarla tecrit etmeye çalıştığı bir dönemde bu tür fuarların düzenlenmesi, İran ekonomisinin dinamik olduğunu gösteriyor.
Ekonomistlere göre, İran’ın kendine has jeopolitik konumu, sürdürülebilir ekonominin gelişmesi için çok uygun bir fırsat sayılıyor. Bu nedenle, fuarların düzenlenmesi, ekonomik işbirliği ve ihracatın artması için yeni fırsatlar sağlıyor.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, İran İslam Cumhuriyeti’nin, Devrim’in beşinci 10 yılına girerken “Devrim’in İkinci Adımı” tebliğ edip, ülkenin içindeki ekonomik fırsatlara şöyle değinmiştir:
“Dünya nüfusunun yüzde birine sahip olan İran, dünyanın toplam madenleri ve rezervlerinin yüzde 7’sini barındırıyor: Zengin yeraltı kaynakları, doğu ile batı, kuzey ile güney arasında üstün coğrafi konumu, büyük milli pazarı, 600 milyon nüfusu bulunan 15 komşusuyla büyük bölgesel pazarı, uzun deniz kıyılarına, türlü tarım ve bahçe ürünleri yetiştirilebilen verimli toprakları, büyük ve çeşitli ekonomisi, ülkenin kapasite ve potansiyelinin sadece bir kısmıdır; birçok kapasiteye de hiç el değmemiştir.”
İran, dünya petrol rezervinin yaklaşık yüzde 10’unu ve doğalgaz rezervinin yüzde 17’sine sahiptir. Ayrıca İran’ın kuzey ve güneyinde yer alan Hazar Denizi ile Fars Körfezi, iki enerji kaynağı sayılıyor.
Aslında ekonomik potansiyel güç olan İran, her alanda ilerleyebilecek bir konum ve kapasiteye sahiptir. Bu nedenle İran İslam Cumhuriyeti, katma değeri olan ürünlerin üretimi için gereken altı yapıyı güçlendirilmesine ve tüm üretim kaynakları ve ticari ve ekonomik kapasite ve kabiliyetlerin devreye sokulmasına vurgu yapıyor.
Bu doğrultuda, İran serbest ticaret ve özel ekonomik bölgeleri geliştirmek ve uluslararası fuarlar düzenlemek suretiyle türlü ve çeşitli fırsatlar sağlamıştır. Bu doğrultuda, cuma günü İran ve İtalya sanayiciler ve iş insanları ortak oturumu, Milan’da gerçekleşti.
Bu oturumda İran’ın İtalya Büyükelçisi Hemid Beyat yaptığı açıklamada, ABD’nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilip, İran’a zalimce ve yasadışı yaptırımlar uygulamasına rağmen, İran’ın birçok ülke ile ticari münasebetlerinin durmadığını vurguladı./
