HaberlerOrtadoğuSuriye

Velid Muallim, Arabi ve Arap Dışişleri Bakanları’na mektup gönderdi

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Velid el-Muallim bugün Arap Ligi Genel Sekreteri ve Arap Dışişleri Bakanlarına; Arap Çalışma Planı üzerinde varılan anlaşma ardından özellikle 24-11-2011 tarihinde alınan karar olmak üzere Arap bakanları meclislerinden çıkan kararlar ve Suriye’ye gönderilen protokol taslağı çerçevesinde Lig tarafından cevapsız kalan önemli noktalara ilişkin bir mektup gönderdi.

Mektubun metni aşağıda olduğu gibidir:

Suriye, Arap Çalışma Planı üzerinde anlaşmaya varılması ardından özellikle 24-11-2011 tarihinde çıkan karar olmak üzere Arap bakanları meclislerinden çıkan tüm kararları önemle izledi.

Suriye; ortak Arap çalışmaları ve Arap Bakanlar Komisyonu ile koordinasyona gösterdiği büyük özenden dolayı, Rabat’ta gıyabında düzenlenen bakanlar toplantısı ardından kendisine gönderilen protokol taslağını incelemesi ardından; sizlere protokolde düzeltme ve eklerin yapılması önerileri içeren mesajlar gönderdi. Bu düzeltme ve ekler; Arap Liginin Suriye’deki görevinin cevheri ve doğasına dokunmadan, bu görevde herhangi bir yanlış anlaşılma yada belirsizliği kaldırmayı hedefledi. Lig Genel Sekreteri görevinin; Suriye tarafından sunulan soru ve açıklamalara cevap vermekle sınırlı olduğunu belirtmenize istinaden sizlere yukarıdaki noktaları içeren bir dizi mektup gönderdik. Fakat yine de; bir kısım önemli noktalar sizin tarafınızdan cevapsız bırakıldı. Bu noktaların sizin tarafınızdan cevapsız kalması Suriye yönetiminin dikkatini çekmesiyle söz konusu önemli noktaları aşağıda özetliyoruz:

Bir: 24-11-2011 tarihinde Arap Bakanlar Konseyinin aldığı kararın dördüncü hazırlık ve beşinci uygulama maddeleri arasında çelişki bulunmaktadır. Öyle ki dördüncü hazırlık maddesi; Suriye halkının akan kanlarını durdurmakla birlikte Suriye’nin güvenliğini ve birliğini garantileme, yabancı müdahaleden uzak tutmayı ön görüyor. Beşinci uygulama maddesi ise; bu kararı BM genel sekreterine bildirmeyi ve ondan BM misakı kapsamında gereken icraatları almasını talep etmeği içermesiyle yabancı müdahaleyi uzak tutma yerine böyle bir müdahaleye yol açma anlamına geliyor.

İki: Kendisine verilen görevi başarıyla yerine getirmesi amacıyla Arap gözlemciler heyeti ile Suriye tarafı arasında koordinasyonun yapılması konusunda protokol taslağında açık bir metnin yer almaması nedeni bizim açımızdan netlik kazanmamıştır. Öyle ki; Arap gözlemciler heyetinin, Suriye tarafıyla koordinasyonda bulunmadan görevini başarıyla tamamlaması mümkün değildir.

Üç: Arap Ligi Misakının 8. Maddesinde aşağıdaki noktalar bulunmaktadır:

Arap Liginde bulunan her ülke; Ligin diğer üye ülkelerindeki sistem ve yönetime saygı göstermekle yükümlü olup söz konusu üye ülkelerin haklarından biri saymalıdır. Aynı zamanda bu ülkede mevcut yönetimi değiştirmeye yol açabilecek hiç bir çalışmada bulunmama taahhüdü içindedir.

Bunların yanı sıra; Doha’da üstünde anlaşmaya varılan Arap Çalışma Planı aşağıdaki noktaları kararlaştırdı:

Suriye hükümetinin taahhütlerini yerine getirmede somut ilerlemenin kaydedilmesiyle; Arap Bakanlar Komisyonu; iki hafta içinde ulusal bir diyalog konferansının düzenlenmesi amacıyla hükümet ve Suriyeli muhtelif muhalefet taraflarıyla gerekli bağlantı ve görüş alış verişinde bulunmalıdır.

Üçüncü bent ise; Suriye’de krizin çözümünü hedefleyen Arap Girişimi çerçevesinde geçiş sürecini yürütecek bir ulusal hükümetin kurulması için Suriye hükümeti ve muhalefetin muhtelif akımları ulusal diyalog konferansına davet edilmeyi öngörüyor.

Tüm bunlar; Arap Bakanlar Konseyinin Arap Çalışma Planının ruh ve metninden çıktıklarını net bir şekilde göstermesiyle birlikte; Suriye’nin içişlerine müdahalenin yanında Arap Liginin 8. Maddesine açık bir ihlal oluşturduğunu kanıtlamaktadır.

Dört: Arap Çalışma Planı üzerinde Doha’da anlaşmaya varılmasından sonra alınan hiç bir Arap kararında şiddet uygulayan diğer tarafa her hangi bir işaret görmemekteyiz. Öyle ki birinci madde; Suriyeli vatandaşların korunması için kaynağı ve tarafı ne olursa olsun her türlü şiddete son vermeyi öngörüyor.

Suriye her zaman ortak Arap çalışmasın sistemine bağlılığını ve Doha’da anlaşmaya varılan Arap Çalışma Planına bağlılığını belirtti. Aynı zamanda; protokolü imzalamak için ortak bir taban sağlama çabası içindeydi. Fakat Lig Kurulunun 24-11-2011 tarihinde aldığı son karardan; Suriye’deki durumların uluslararası boyutlara taşınması ve Suriye’nin içişlerine müdahale edilmesine onaydan başka bir şey anlaşılmamaktadır.

Tüm Arap ülkelerinin Arap ülkelerin içişlerine müdahaleye karşı tutum aldıklarına inanmamızla; Arap Liginden, Genel Sekreterliğin bu bağlamdaki tutumunu belirtmesini umut ediyoruz.

Başa dön tuşu
Bugün 16 Haziran 2021 (27) içerik yüklenmiştir.