HaberlerİranOrtadoğu

Zarif’in, Yemen’in vahim durumu ile ilgili Guterres’e mektubu

İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif BM genel sekreteri Antonio Guterres’e yazdığı mektupta, Suudi Arabistan tarafından Yemen’e yapılan saldırı ve uygulanan ambargo neticesinde bu ülkede yaşanan vahim ve endişe verici durum hakkında uyarıda bulundu.

Zarif Suudi Arabistan rejimi tarafından Yemen’e uygulanan ambargo neticesinde yaşanan insani facianın şiddetlenmekte olduğuna işaretle, uluslararası toplumdan kesin ve etkin bir şekilde Yemen krizine müdahil olmasını ve bu aptalca savaşa son vermesini istedi. İran dışişleri bakanı, İran İslam Cumhuriyeti olarak her zaman Yemen buhranının ancak siyasi yolla çözümlenebileceğini bildirdiklerini belirterek, bu doğrultuda bütün grupların ve partilerin yer alacağı milli uzlaşı hükümetinin kurulması, dış ülkelerin Yemen’in içişlerine müdahale etmemeleri gerektiğini bildirdi.

Zarif’in BM genel sekreterine mektubundan yaklaşık bir ay önce, Suudi Arabistan elebaşlığında Yemen’e saldırıya geçen koalisyonun adı, Yemen’de çocukları katliam etmesi nedeni ile çocuk haklarını ihlal edenlerin listesine resmen alındı. Konu ile ilgili rapor, Guterres tarafından 5 Ekim tarihinde BMGK’ne sunuldu.

Suudi Arabistan geçen sene de BM’nin kara listesinde yer aldı, fakat güvenilir kaynakların bildirdiğine göre daha sonra eski genel sekreter Ban Ki Moon, Suudi Arabistan’ın baskısı ve bu kuruma yaptığı mali destekleri kesme tehdidi nedeni ile Suudi rejimin adını listeden çıkarttı.

Suudi rejim Amerika’nın desteği ile Mart 2015’ten itibaren Yemen’e askeri saldırıya geçerken, müstafi cumhurbaşkanı Abdrabe Mansur Hadi’yi tekrar iktidar yapmak için bu ülkeye kara, hava ve denizden ambargo uyguladı. Arap dünyasının en yoksul ve fakir ülkelerinden biri olan Yemen’e dayatılan bu korkunç savaşta, binlerce masum kadın ve çocuk hayatını kaybederken, ülkenin tüm altyapısı, hastane ve okul gibi sivil kurumlar, caddeler, gıda sanayi, elektrik santrallerinin tümü tahrip edildi. Böylece Yemenliler en asgari ihtiyaçlarını bile karşılayamaz duruma geldi.

Fakat Suudi Arabistan bu acımasız saldırı ile kimlere hizmet ediyor ve kimler bu şirretliklerden yararlanıyor?

Bu sorunun cevabı, Amerika başkanı Donald Trump’ın Siyonist rejim elebaşlarından başbakan Benyamin Netanyahu’ya yazdığı mektupta yer alıyor.

Trump son zamanlarda Netanyahu’ya yazdığı mektupta, İran karşıtı yaptığı konuşmanın Netanyahu tarafından desteklendiği için onu takdir etti. Trump geçen ay bir basın toplantısı sırasında İran’a karşı stratejisini açıkladı. Bu konuşmada İran’a karşı çok sert ifadeler kullanan Amerika başkanı Trump, Fars Körfezi’nden de sahte bir isimle söz etti. Sadece siyonist rejim ve Arabistan liderliğindeki Arap bloğu, Trump’ın bu sözlerine destek verdiler. Irkçı rejim İsrail başbakanı Benyamin Netanyahu da pazartesi günü bu yapboz oyunun parçalarını biraz daha tamamlayarak,” İran’a karşı Arap dünyasında ılımlı cephenin yanında omuz omuza duracağını” belirtti. Netanyahu küstahça “bu saflaşma güvenlik için iyidir, nihayette de barış için de iyi olacaktır” dedi.

Tüm bu olup bitenler bize Arabistan’ın hangi yola adım bastığını ve nihai hedefinin nerede olduğunu gösteriyor. Arabistan için önemli olan ise ne pahasına olursa olsun kendi hedefine ulaşmaktır; bu mazlum Yemen halkının yok olmasına sebep olursa bile.

Fakat İran bu cinayetler ve diğer şom planlara karşı sessiz kalmayacağını göstermiştir. Nitekim İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif’in BM genel sekreteri Guterres’e yazdığı mektubu bu doğrultuda değerlendirmek gerekir.

Başa dön tuşu
Bugün 20 Eylül 2021 (14) içerik yüklenmiştir.