Ç

ÇOCUKLAR

ÇOCUKLAR

2/ el-Bakara -233- Anneler, çocuklarını, emzirmenin tamamlanmasını isteyenler için tam iki yıl emzirirler. Çocuk kendisine ait olan babaya da emzirenlerin yiyecekleri ve giyecekleri geleneklere uygun olarak bir borçtur. Bununla beraber herkes ancak gücüne göre mükellef olur. Çocuğu sebebiyle bir anne de, çocuğu sebebiyle bir baba da zarara sokulmasın. Vârise düşen de yine aynı borçtur. Eğer ana ve baba birbirleriyle istişâre edip, her ikisinin de rızasıyla çocuğu memeden ayırmak isterlerse kendilerine bir günah yoktur. Eğer çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz vereceğinizi güzel güzel verdikten sonra bunda da size bir günah yoktur. Bununla beraber ALLÂH’dan korkun ve bilin ki, ALLÂH yaptıklarınızı görür.

7/ el-A’râf -189- Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan ALLÂH’dır. O, eşini kucaklayıp sarılınca (ona yaklaşınca), eşi hafif bir yük yüklendi (hâmile kaldı). Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden Rableri olan ALLÂH’a şöyle duâ’ ettiler: “Eğer bize sâlih bir evlat verirsen, biz muhakkak şükredenlerden olacağız.”

8/ el-Enfâl -28- Ve iyi biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız birer imtihan aracından başka bir şey değildir. ALLÂH katında büyük ecir vardır.

34/ Sebe’ -37- Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi Bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak îmân edip sâlih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.

46/ el-Ahkâf -15- Biz insana ana ve babasına iyilik yapmayı tavsiye ettik. Anası onu zahmetle karnında taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun ana karnında taşınması ile sütten kesilme süresi otuz aydır. Nihayet insan olgunluk çağına ulaşıp, kırk yaşına geldiğinde der ki: “Ey Rabbim! Bana ve ana babama ihsân ettiğin nimetlerine şükretmemi ve Senin hoşnut olacağın sâlih amel işlememi ilhâm et. Benim neslimden gelenleri de sâlih kimseler kıl. Doğrusu ben tevbe edip Sana yöneldim. Ve ben gerçekten müslümanlardanım.”

*ÇOCUKLARI CİNSİYETİNE GÖRE AYIRMAMAK

16/ en-Nahl -58- Halbuki onlardan birine, kız (çocuğu) doğum haberi müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolar, yüzü kapkara kesilir.

59- Kendisine verilen müjdenin kötülüğü, dolayısıyla kavminden gizlenir. Şimdi acaba o çocuğu zillet ve horluğa katlanarak saklayacak mı? Yoksa toprağa mı gömecek? Dikkat edin verdikleri hüküm ne kötüdür!

43/ ez-Zuhruf -17- Onlardan biri Rahmân olan ALLÂH’a isnâd ettiği kız çocuğu ile müjdelendiği zaman yüzü simsiyah kesilir de öfkesinden yutkunur durur.

*ÇOCUK EĞİTİMİNDE KUR’ÂNİ ÜSLUP

12/ Yûsuf -4- Bir zaman Yûsuf babasına, “Babacığım!” dedi. “Ben rüyâmda on bir yıldızın, güneş ve ay’ın bana secde ettiklerini gördüm.”
5- “Evlâdım!” dedi babası, “sakın bu rüyânı kardeşlerine anlatma. Sonra seni kıskandıklarından sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın besbelli düşmanıdır.”
6- “Rabbin seni öylece seçecek, sana rüyâ tâbirini öğretecek, ve daha önce büyük babaların İbrâhîm ile İshâk’a olan nimetini tamamına erdirdiği gibi, sana ve Ya’kûb ailesine de nimetini kemâle erdirecektir. Çünkü Rabbin her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.”

31/ Lokmân -13- Lokmân oğluna nasihat ederken: “Evlâdım!” dedi, “sakın ALLÂH’a eş, ortak uydurma. Çünkü şirk pek büyük bir zulümdür.”

16- (Lokmân öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tânesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahud göklerde ya da yerin içinde bile olsa, ALLÂH onu çıkarır getirir. Çünkü ALLÂH en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”

17- “Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musîbetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir.”

18- “Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü ALLÂH hiçbir kibirleneni, övüneni sevmez.”

19- Yürürken ölçülü, mûtedil yürü! Konuşurken sesini ayarla, bağırarak konuşma! Unutma ki seslerin en çirkini, avazı çıktığınca bağıran eşeklerin sesidir.

37/ es-Sâffât -100- “Rabbim, bana sâlihlerden olacak bir evlat ihsân et!”

101- Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.

102- Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: “Ey oğlum! Ben seni rüyâmda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?” dedi. Çocuk da: “Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, İnşâallâh beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.

103- Ne zaman ki ikisi de bu şekilde ALLÂH’a teslim oldular, İbrâhîm oğlunu şakağı üzerine yatırdı.

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı