N

N

NAFAKA

2/ el-Bakara -215- Ey Muhammed! Sana nereye infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayır olarak verdiğiniz nafaka; ana baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak daha ne yaparsanız herhalde ALLÂH onu bilir. 4/ en-Nisâ -8- Paylaşma sırasında akrabalar, öksüzler, yoksullar hazır bulunurlarsa, onlara da bir şey verin ve onlara güzelce sözler söyleyerek gönüllerini alın.

Devamını Oku »

NAMAZ

NAMAZ -Namaz ikâmesi demek; buna devam edip terketmemektir. Bir başka ifadeyle hiç bırakmaksızın namaza her zaman hazırlıklı olmak. (Rûhu’l Beyân) -Farzlarını, sünnetini, adâbını ihlal etmeksizin vakt-i muayyeninde huşû’ ve hudû ile edâsına devam etmektir. (Hulâsat’ül Beyân) -Beş vakit namaz Hicretten on sekiz ay önce Mi’râc gecesinde farz kılınmıştır. (M.Âsım Köksal / İslâm Tarihi) 2/ el-Bakara –3- Onlar gaybe inanırlar, namaz…

Devamını Oku »

NEFİS

NEFİS (*) *Nefis insanın hem maddî varlığını ve hem de insan da var olan fakat gözle görülmeyen iyi ve kötüyü arzu eden manevî varlığı ifade eder. Nefis kavramı Kur’ân-ı Kerîm’de tekil ve çoğul olarak 295 defa zikrolunmuştur. (Diyânet) 7/ el-A’râf -175-176- Onlara, kendisine âyetlerimiz hakkında ilim nasîb ettiğimiz kimsenin de kıssasını anlat: Evet, o adam bu ilme rağmen o âyetlerin…

Devamını Oku »

NEHİRLER

13/ EL-RA’D -3- O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydâna getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (ALLÂH’ın varlığını gösteren) deliller vardır. 14/ İBRÂHÎM -32- ALLÂH, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri…

Devamını Oku »

NESR(PUT)

KUR’ÂN-I KERÎM’DE ADI GEÇEN PUTLAR 37/ es-Sâffât -125- Yaratanların en güzelini bırakıp ta Ba’l (adlı puta) mı tapıyorsunuz? 53/ en-Necm -19- Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza’yı? 20- Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat’ı? 71/ Nûh -23- Dediler ki: “Sakın ilâhlarınızı bırakmayın, sakın Vedd, Suvâ, Yeğus, Yeûk ve Nesr’i bırakmayın.”(*) *Bunlar Hazreti Nûh kavminin tapındıkları putların…

Devamını Oku »

NİMETİ HATIRLAMAK KURTULUŞ VESİLESİDİR

7/ EL-A’RÂF -69- O hâlde ALLÂH’ın ni’metlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz. 33/ EL-AHZÂB -9- Ey îmân edenler! ALLÂH’ın üzerinizdeki ni’metini anın. Hani size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular salıvermiştik. ALLÂH ne yaptığınızı görüyordu.

Devamını Oku »

NİMETLERİN SAYILAMAYACAĞI

16/ EN-NAHL -18- Hâlbûki ALLÂH’ın ni’metlerini teker teker saymaya kalkışsanız, onları sayamazsınız. Muhakkak ki ALLÂH çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Devamını Oku »

NİYET

*Niyet, kastetmek, karar vermek, kalbin bir şeye yönelmesi, ne yaptığını bilerek yapmak anlamına gelir. Niyette kişinin kalpteki bir tercîhi söz konusudur. Bu nedenle niyet ancak sahibinin açıklaması veya davranış haline dönüştürülmesiyle belli olur. Niyet her şeyin özü ve başıdır, âdeta amellerin rûhu gibidir. Yapılan ameller niyetine göre değer kazanır. Gösteriş veya başka dünyalık bir amaç uğruna yapılan ibâdetler de makbûl…

Devamını Oku »

Hazreti NÛH -aleyhisselâm-

Hazreti NÛH -aleyhisselâm- 3/ Âl-i İmrân -33- Gerçekten ALLÂH, Âdem’i, Nûh’u, İbrâhîm soyunu ve İmrân soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı. 4/ en-Nisâ -163- Muhakkak Biz, Nûh’a ve ondan sonra gelen Peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrâhîm’e, İsmâîl’e, İshâk’a, Ya’kûb’a, torunlarına, Îsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleymân’a da vahyettik. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik. 6/ el-En’âm -84- Biz ona İshâk’ı ve…

Devamını Oku »

NUR

24/ EN-NÛR -35- ALLÂH, göklerin ve yerin nûrudur (aydınlatıcısıdır). O’nun nûrunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir. O lamba bir billûr içindedir; o billûr da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nisbet edilemeyen mübârek bir ağaçtan çıkan yağdan tutuşturulur. (Bu öyle bir ağaç ki) yağı, nerdeyse, kendisine ateş değmese bile ışık verir. (Bu ışık)…

Devamını Oku »

NASÂRÂ

*Nasârâ (a.i.); Hıristiyanlar. Nasrânîler. Hazreti Îsâ’ya -aleyhisselâm- ilk önceleri Nâsıra Karyesindeki ahâli yardım ettiklerinden, onlara “Nasâra” ismi verilmiştir. -Nasrânî (a.i.c:nasârâ); Hıristiyanlıkla alâkalı ve ona mensup olan. Hıristiyanlardan olan. 2/ el-Bakara -120- Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahûdîler ve ne de Hıristiyanlar asla senden râzı olmazlar. De ki: “ALLÂH’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen bunca ilimden sonra, eğer onların arzu ve…

Devamını Oku »

NAZAR

68/ el-Kalem -51- Kâfirler, Kur’ân’ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. -“Her türlü nazardan Allâh’ın tastamam kelimelerine sığınırım.” Hadis-i şerif. -“Kim bir şeyi görür onu beğenir ve hayretini izhar eder ve şöyle derse: ‘Mâşâallâh lâ kuvvete illâ billâh’ artık o baktığı şeye bir zarar vermemiş olur.”Hadis-i şerif (Asrın Kur’ân Tefsiri)

Devamını Oku »

NÛRULLÂH

9/ et-Tevbe -32- Onlar ağızlarıyla ALLÂH’ın nûrunu söndürmek istiyorlar. ALLÂH buna râzı olmuyor. Sâdece nûrunu tamamlamak istiyor. Kâfirler isterlerse hoşlanmasınlar.

Devamını Oku »

NİSYÂN

NİSYÂN *Sözlükte; “bir şeyi unutmak, kasten terk etmek ve gâfil olmak” anlamlarına gelen nisyan kavramı ve türevleri Kur’ân’da 45 defa zikrolunmuş ve bir şeyi kasıtsız olarak unutmak ve çoğunlukla bir görevi bilinçli olarak terk etmek ve ihmâl etmek anlamlarında kullanılmıştır. Efendimiz-aleyhisselâm-’ın beyânı vechile; insan unutarak bir şeyi yapmamasından veya terk etmesinden dolayı dinen sorumlu değildir. Çünkü unutma irâde dışı bir…

Devamını Oku »

NEZÎR

BEŞÎR & NEZÎR: 2/ el-Bakara -119- Şüphesiz Biz seni hakk ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin. -Beşîr (a.s.); 1-müjde getiren, müjdeci 2-güler yüzlü, güleç [adam][bk:beşûş] -Nezîr (a.i.nezr’den.c:nüzerâ.nüzür); 1-birini doğru yola sokmak için gözdağı vererek korkutma. 2-Efendimiz-aleyhisselâm-’ın isimlerinden. -İnzâr; korkunç haber vermek. Bir şeyin âkıbetindeki vehâmet ve tehlikeyi ihbar ederek kocundurmak, sakındırmak, demektir ki sevinç…

Devamını Oku »
Kapalı