Ş

Ş

ŞAHDAMARI

69/ EL-HÂKKA -43-44-45-46-47- ‘O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. Eğer (Peygamber) Bize isnâd ederek bâzı sözler uydurmuş olsaydı mutlaka onu kudretimizle yakalardık. Sonra da onun şahdamarını mutlaka keserdik. Hiçbiriniz de bu cezâyı engelleyip ondan savamazdı.’ 50/ KÂF -16- İnsanı Biz yarattık. Onun için, nefsinin kendisine neler fısıldadığını, neler telkîn ettiğini de Biz pek iyi biliriz. Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız..

Devamını Oku »

ŞÂHİTLİĞİN GEREKLİLİĞİ

2/ EL-BAKARA -283- Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emânetini (borcunu) ödesin ve Rabbi ALLÂH’dan sakınsın. Bir de şâhidliği gizlemeyin. Kim şâhidliği gizlerse şüphesiz onun kalbi günâhkârdır. ALLÂH yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. 4/ EN-NİSÂ -135- Ey îmân edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa ALLÂH için…

Devamını Oku »

ŞÂHİTLİKTE DÜRÜST OLMAK

70/ EL-MEÂRİC -33- Onlar şâhidliklerini dürüstçe îfâ ederler.

Devamını Oku »

ŞAN VE ŞEREF KUR’AN’DADIR

21/ EL-ENBİYÂ -10- (Ey Kureyş topluluğu!) And olsun, size öyle bir kitap inzâl ettik ki, bütün şân ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız? 23/ EL-MÜ’MİNÛN -71- Eğer hakk onların arzularına uysaydı gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, Biz onlara şereflerini (Kur’ân’ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.

Devamını Oku »

ŞEHİTLİK MAKÂMI

2/ EL-BAKARA -154- ALLÂH yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz. 3/ ÂL-İ İMRÂN -169-170- ALLÂH yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilâkis onlar diridirler, Rableri katında ALLÂH’ın, lûtfundan kendilerine verdiği ni’metlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehîd olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.

Devamını Oku »

ŞEÂİR-İ İSLÂM

*Şeâir (arapça.isim.şâire’nin cem’i); âdetler, törenler (müfredi: ‘şâire: alâmet, işâret’ mânâsınadır) 22/ EL-HACC -32- Bu böyledir. Artık kim ALLÂH’ın şeairini tâzim ederse, şüphe yok ki bu, kalplerin takvâsındandır.

Devamını Oku »

ŞEFAAT

*Şefâat (arapça.isim); birinin suçundan geçilmesi veyâ dileğinin yerine getirilmesi için edilen aracılık. 10/ YÛNUS -3- Rabbiniz o ALLÂH’dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istivâ’ etti (onu hükmü altına aldı), işi tedbîr eyliyor. O’nun izni olmaksızın hiç kimse şefâatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan ALLÂH budur. O’na ibâdet ediniz! Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

Devamını Oku »

ŞERİAT

DİN & ŞERİAT DİN (1) & ŞERÎAT (2) (1) Din (a.i.c:edyân); ALLÂH’a inanma ve bağlanma. (2) Şerîat (a.i.c:şerâi’); 1-doğru yol 2-Allâh’ın emri 3-Âyet, hadis ve icmâ-ı ümmet esaslarına dayanan din kâideleri. -Şer’i, Şer’iyye (a.s.); şerîata ait şerîatla ilgili. şerîata uygun. -Hükm-ü Şer’i; şerîata uygun hüküm. -Dinin esâsı akâidde, şerîatların esâsında birdir. Fakat o esasların dalları olmak üzere Peygamberlere indirilen farklı…

Devamını Oku »

ŞEYTAN

ŞEYTAN (*) *Şeytan (a.i.c:şeyâtîn); ‘Şatn‘ kökünden ele alındığı zaman, uzak olmak, muhâlefet etmek, toprağa girmek ve ipe bağlamak gibi anlamlara gelmektedir. ‘Şayt‘ kelimesinden türetilmiş bir cins isim kabul edildiğinde ise, yanmak ve helâk olmak demektir. İbranice kökenli olduğu kabul edildiğinde habîs, İslâm öncesi Arab telakkisinde ise, insanüstü varlık anlamına gelmektedir. İblîsin kuvvetine, faaliyetine verilen bir ad olarak bazen iblîs yerine…

Devamını Oku »

ŞIMARIKLAR

11/ HÛD -9- Ve Şâyet insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra da onu kendisinden geri alırsak, şüphesiz o ümîdsiz ve nankör bir kimse olur. 10- Ve Şâyet ona dokunan bir sıkıntıdan sonra bir ni’met tattırırsak, “Artık benden bütün kötülükler silinip gitti.” der, mutlaka böbürlenir ve şımarır. 11- Ancak (her iki hâlde de) sabır gösterip iyi ameller işleyenler müstesnâdır. İşte onlara…

Devamını Oku »

ŞİRK(ALLÂH’A ORTAK KOŞMAK)

4/ EN-NİSÂ -36- ALLÂH’a ibâdet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya, babaya, akrabâya, yetimlere, yoksullara, akrabâ olan komşulara, yakın komşulara, yanında bulunan arkadaşa, yolda kalanlara, sâhib olduğunuz kölelere iyilik edin. Şüphesiz ALLÂH, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez. 6/ EL-EN’ÂM -56- De ki: “Şüphesiz ki bana, ALLÂH’dan başka yalvardıklarınıza ibâdet etmem yasaklandı”. De ki: “Sizin çarpık isteklerinize uymayacağım,…

Devamını Oku »

ŞÜKÜR

ŞÜKÜR (*) *Şükür (a.i.); görülen iyiliğe karşı gösterilen memnunluk. minnettarlık. -Şükür; kulun iç ve dış tüm uzuvlarını yaratıldığı amaç doğrultusunda kullanmasıdır. (Rûhu’l Beyân) 2/ el-Bakara -52- Sonra yine de sizi affettik, artık şükretmeniz gerekiyordu. 56- Sonra şükredesiniz diye sizi ölümünüzün ardından yeniden diriltmiştik. 151- Nitekim içinizden size bir Peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor, sizi temizliyor, size kitabı ve hikmeti…

Devamını Oku »

Şİ’RÂ

*Parlak bir yıldız. Kur’ân şi’râ’nın diğer yıldızlar gibi bir yıldız cisimler gibi bir cisim olduğunu ve ilâh olamayacağına dikkat çekmekte. (Asrın Kur’ân Tefsiri) 53/ en-Necm -49- Doğrusu şi’râ yıldızının Rabbi O’dur.

Devamını Oku »

ŞUHH

*Şuhh; nefsin, behillik, nekeslik, hasislik dediğimiz hırs ve kıskançlık huyudur ki ‘buhl’ bunun fiiliyatındaki tezahürüdür. Nefiste bir garize olması haysiyetiyle ‘şuhh’, fiilen men’e de ‘buhl’ denilir. (Elmalılı Tefsiri) 59/ el-Haşr -9- Her kim de nefsinin hırsından korunursa işte onlardır felâh bulanlar.

Devamını Oku »

ŞUUR

23/ el-Mü’minûn -55-56- Onlara verdiğimiz mal ve çocuklarla onların iyiliği için çalıştığımızı mı sanıyorlar? Hayır bunu anlayacak şuurları yok!

Devamını Oku »

ŞEKÛR

*Şekûr (a.s ve i.); 1-Allâh’ın 99 isminden biri 2-Çok şükreden. 34/ Sebe’ -13- Onlar, ona mihrablar, timsaller ve havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlardan her ne isterse yaparlardı. Çalışın ey Dâvûd hanedanı, şükür için çalışın. Ama kullarım içinde şükreden azdır. -Çok şükreden, bütün vus’unü şükre sarf eden. Kalbi, dili ve sair azasını hem i’tikad, hem i’tiraf, hem çalışmakla ve ekser…

Devamını Oku »

ŞEHVET

*Şehvet (a.i.c:şehvât); 1-aşırı istek 2-nefis 3-cinsel istek. -Hevâ-yı nefsin meyli ve arzusu. Bir şeyi fazla istemek. Cinsî istek. Mahbube için olan istek, iştiha. (Yemek, içmek, uyumak da şehvetin şubelerindendir.)Kudsi Hadis’te Cenab-ı Hak buyuruyor: “Ey Benim için şehvetini bırakıp gençliğini Bana veren genç! Sen nazarımda meleklerin bir kısmı gibisin.” 4/ en-Nisâ -27- ALLÂH doğruluğa döneceğinizi görerek günahlarınızı bağışlamak istiyor. Arzuları peşinde…

Devamını Oku »

ŞEYTÂNİRRACÎM

*ŞEYTÂNİRRACÎM 3/ Âl-i İmrân -35- İmrân’ın karısı: “Rabbim, karnımdakini tam hür olarak Sana adadım, benden kabul buyur, şüphesiz Sen işitensin, bilensin” demişti. 36- Onu doğurunca -ALLÂH onun ne doğurduğunu bilip dururken- şöyle dedi: “Rabbim, onu kız doğurdum; erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytanın şerrinden Sana ısmarlıyorum”. 81/ et-Tekvîr -5- Kur’ân, kovulmuş şeytanın sözü…

Devamını Oku »
Başa dön tuşu
Kapalı