İ

İ

İBÂDET & İBÂDETHANELER

İBÂDET (*) *Sözlükte; itaat etmek, boyun eğmek, kulluk etmek, tevazu göstermek, ilâh edinmek. Din ıstılahında; mükellef insanın nefsinin arzusu hilafına Rabbına ta’zîm için yaptığı fiil ve niyete bağlı olarak yapılmasında sevap olan ve Allâh’a yakınlık (kurbet) ifade eden şuurlu itaat anlamına gelir. İbâdet; boyun eğmenin, itaat etmenin saygı göstermenin ve kulluğun en son noktasıdır. Kur’ân’da seksen iki âyette Allâh’a ibâdet…

Devamını Oku »

Hazreti İBRÂHÎM -aleyhisselâm-

Hazreti İBRÂHÎM -aleyhisselâm- -İbrâhîm; Süryanice: Ebirahim; çok merhametli baba, mânâsınadır. Kendisine “Halil-ür Rahmân”da denir. Ulûlazîm denilen beş peygamberi zişândan birisidir. (Ö.N.Bilmen) -İbrâhîm; merhametli baba anlamında ‘eb’ ve ‘rahim’ kelimelerinden meydana gelir. (Rûhu’l Beyân) 2/ el-Bakara -124- Şunu da unutmayın ki, bir zamanlar İbrâhîm’i Rabbi, birtakım kelimeler ile imtihan etti, o, onları sona erdirince, Rabbi ona, “Ben seni bütün insanlara imâm…

Devamını Oku »

İÇKİ

(Bkz: Haramlar) *İÇKİ VE KUMAR DÜŞMANLIK VESİLESİDİR 5/ EL-MÂİDE -91- Şeytân, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kîn sokmak ve sizi ALLÂH’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?

Devamını Oku »

Hazreti İDRÎS -aleyhisselâm-

Hazreti İDRÎS -aleyhisselâm- 19/ Meryem -56- Kitapta İdrîs’i de an; çünkü o, çok sâdık (özü, sözü pek doğru) bir Peygamberdi. 57- Biz onu yüce bir yere yükselttik. 21/ el-Enbiyâ -85- İsmâîl, İdrîs ve Zü’l-Kifl’i de (hatırla). Onların hepsi de sabredenlerdendi. 86- Onları da rahmetimizin içine aldık. Onlar gerçekten sâlih olanlardandı.

Devamını Oku »

İFK HÂDİSESİ HZ. ÂİŞE(RADIYALLAHUANHÜM)’E İFTİRÂ

*İfk; asl-ü esâsından çevrilmiş, hakikatı tahrif edilmiş söz. Yani, yalan, iftira, bühtan. -Bühtan; ansızın atılıp insanı mebhut eden iftira. (Elmalılı Tefsiri) 24/ en-Nûr -11- Haberiniz olsun ki (Muhammed’in eşine) bu ağır ifki (iftirayı) uyduranlar sizin içinizden bir gruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük saymayın; aksine o, sizin için bir iyiliktir. Onlardan her bir kişiye, günah olarak ne işlemişse (onun karşılığı…

Devamını Oku »

İHLÂSLI KİMSELER

*İhlâs (arapça.isim.hulûs’dan.cem’i:ihlâsât); hâlis, temiz, doğru sevgi. gönülden gelen dostluk. samîmiyet. doğruluk. bağlılık. Muhlîs (arapça.sıfat.hulûs’dan); hâlis. katıksız. dostluğu, samîmiliği her hâli içten olan. 12/ YÛSUF -23- Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murâd alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve “Haydi beri gel!” dedi. Yûsuf : “ALLÂH’a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zâlimler hiç iflâh…

Devamını Oku »

İHTİYARLIK

16/ EN-NAHL -70- ALLÂH, sizi yarattı, sonra da sizi öldürecektir. İçinizden kimi de, biraz bilgiden sonra eşyâyı önceki bildiği gibi bilmesin diye, ömrün en kötü çağına kadar yaşatılır. Şüphesiz ki ALLÂH çok bilgili ve büyük kudret sâhibidir. 36/ YÂSİN -68- Bununla berâber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?

Devamını Oku »

İKTİSAD

Rahmânın kulları fâidesiz, hayırsız yere masraf etmezler, hakkını da kısmazlar ikisi arası denk olurlar. İşte İktisâd denilen de budur.(Elmalılı Tefsîr-i Âlîsi) İktisâd (Arapça,isim, kasd’dan.cem’i:iktisâdat); 1-Aşırı gitmeme, davranmama 2-Tutum,tutma 3-Biriktirme,Artırma 4-Orta yolu tutmak, i’tidâl ile hareket etmek, tutumlu olmak,gereğinden az veyâ çok harcamaktan kaçınmak. 25/ EL-FURKÂN -67- Rahmân’ın o has kulları, harcamalarında ne isrâf eder, ne de eli sıkı davranırlar; bu…

Devamını Oku »

İLİM

(Bkz: Alîm & Âlim & Ulemâ & İlim)

Devamını Oku »

Hazreti İLYÂS -aleyhisselâm-

Hazreti İLYÂS -aleyhisselâm- 6/ el-En’âm -85- Zekeriyyâ, Yahyâ, Îsâ ve İlyâs’a da (hidâyet ettik). Hepsi de sâlih kullarımızdandı. 37/ es-Sâffât -123- Şüphesiz İlyâs da gönderilen Peygamberlerdendir. 124-125-126- Hani o kavmine: “Siz ALLÂH’dan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan ALLÂH’ı bırakıp da “Ba’l’e” (Ba’l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?” dedi. 127- Fakat onlar,…

Devamını Oku »

ÎMÂN

ÎMÂN 2/ el-Bakara -3- O müttakîler ki gabya inanırlar. Namazlarını tam dikkatle îfâ ederler. Kendilerine ihsân ettiğimiz nimetlerden infak ederler. 4- Hem sana indirilen kitabı, hem de senden önce indirilen kitapları tasdîk ederler. Âhirete de kesin olarak onlar inanırlar. 82- Îmân edip makbûl ve güzel işler yapanlar ise, işte onlar da cennetliktir. Hem de orada ebedî kalacaklardır. 3/ Âl-i İmrân…

Devamını Oku »

İNCİ & MERCAN

22/ EL-HACC -23- Îmân edip makbûl ve güzel işler yapanları ise ALLÂH, içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Orada altın bilezikler ve incilerle bezenirler. Orada giyim kuşamları da ipekten olacak. 35/ FÂTIR -33- Onların mükâfatları) Adn cennetleridir. Oraya girerler, orada altın bilezikler, incilerle süslenirler, elbiseleri de ipektendir. 55/ ER-RAHMÂN -22- İkisinden de inci ve mercan çıkar.

Devamını Oku »

İNCÎL

İNCÎL Allah tarafından Hz. İsa (as)’a gönderilen; Tevrat’ın aslını doğrulayan Kur’an-ı Kerîm tarafından tasdik edilen ve bir anlamı da “yol gösterici, aydınlatıcı” olan (el-Maide, 5/46-48), dört büyük kitaptan birisi. 3/ Âl-i İmrân -3-4- O, sana kendisinden öncekileri tasdîk edip doğrulayan bu kitabı hakk ile indirdi. Daha önce insanlara hidâyet olarak Tevrât’ı ve İncîl’i de yine O indirmişti.. Evet bu Furkân’ı…

Devamını Oku »

İNFÂK(ALLÂH YOLUNDA HARCAMAK)

İNFÂK (*) *Sözlükte; bitirmek, yok etmek, yoksul düşmek, malı ve parayı elden çıkarmak anlamlarına gelen infak, dinî bir bir terim olarak, Allâh’ın hoşnutluğunu kazanma amacıyla kişinin kendi servetinden harcamada bulunması, ihtiyaç sahiplerine aynî ve nakdî yardım etmesi demektir. Bu yönüyle infak, hem farz olan zekâtı hem de gönüllü olarak yapılan her çeşit hayrı içerir. İnsanın sahip olduğu servetin gerçek sahibi…

Devamını Oku »

İNKÂR EDENLERİN KIYÂMET GÜNÜ DÜNYAYA DÖNME ARZULARI

6/ EL-EN’ÂM -27- Onların, ateşin üzerinde durduruldukları zaman: “Ne olurdu dünyâya döndürülseydik, Rabb’imizin âyetlerini yalanlamasaydık da mü’minlerden olsaydık” dediklerini bir görsen! 14/ İBRÂHÎM -44- Ey Peygamber! İnsanları, azâbın geleceği gün ile korkut. O gün, zâlimler şöyle diyecekler: “Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir zamana kadar ertele de Senin da’vetine uyalım ve Peygamberlere tâbi olalım.” Onlara: “Daha önce âhirete intikâl etmeyeceğinize dâir…

Devamını Oku »

İNSAN

10/ Yûnus -12- İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her hâlinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) Bize duâ’ eder. Ama Biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı için Bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider. İşte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoş gösterilmiş)tir. 23- Fakat onları…

Devamını Oku »

İPEK

76/ EL-İNSÂN -21- Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.

Devamını Oku »

Hazreti ÎSÂ -aleyhisselâm-

Hazreti ÎSÂ -aleyhisselâm- -Hazreti Îsâ- aleyhisselâm-’ın adı Kur’ân’da; Îsâ, Îsâ İbn Meryem, el-Mesîh, el-Mesîh İbn Meryem ve el-Mesîh Îsâ İbn -Meryem şeklinde 36 defa zikrolunmuştur. (Diyânet) -Mesîh (a.h.i); Hazreti Îsâ (elini sürdüğü hastaların derhal iyileşmesinden kinâye olarak) -Mesih, aslı İbrânice, mübârek mânâsına ki Îsâ-aleyhisselâm-’ın lakabıdır. (Elmalılı Tefsiri) 3/ Âl-i İmrân -45- Melekler şöyle demişti: “Ey Meryem! ALLÂH sana kendisinden bir…

Devamını Oku »

Hazreti İSHÂK -aleyhisselâm-

Hazreti İSHÂK -aleyhisselâm- -İshâk-aleyhisselâm- Hazreti İbrâhîm-aleyhisselâm-’ın ikinci oğludur. Şam ahâlisine Peygamber olarak gönderildi. Yüz altmış sene yaşadığı rivayet edilir. (Ö.N.Bilmen) 2/ el-Bakara -133- Yoksa siz de olaya şâhid mi oldunuz; Ya’kûb’a ölüm hâli gelip çattığı zaman, oğullarına; “Benden sonra neye ibâdet edeceksiniz?” dediği zaman, oğulları; “Senin ALLÂH’ına ve ataların İbrâhîm, İsmâîl ve İshâk’ın ALLÂH’ına, tek olan o ALLÂH’a ibâdet edeceğiz.…

Devamını Oku »

İSLÂM

İSLÂM (*) *İslâm, ‘silm’ ve ‘selâm’ kökünden türeyen bir kelimedir. Bu şekliyle Kur’ân’ın 105 yerinde zikrolunmuştur. Silm; barış, güven ve huzur. Selâm; mutluluk, esenlik ve güvenlik, demektir. İslâm; Allâh’a teslim olmak, boyun eğmek ve itaat etmek mânâsınadır. İslâmı benimseyen erkeğe ‘Müslim’, kadına da ‘Müslime’ denir. (Diyânet) 2/ el-Bakara -208- Ey îmân edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslâm’a) girin. Şeytanın…

Devamını Oku »

Hazreti İSMÂİL-aleyhisselâm-

2/ EL-BAKARA -125- Biztâo zaman bu Beyt’i, insanlar için bir sevâb kazanma ve bir güven yeri kıldık. Siz de Makam-ı İbrâhîm’den kendinize bir namazgâh edinin. Ayrıca İbrâhîm ile İsmâîl’e şöyle ahid verdik: “Beytimi, hem tavâf edenler için, hem ibâdete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!” 127- Ve ne vakit ki İbrâhîm, Beyt’in temellerini yükseltmeye başladı,…

Devamını Oku »

İSRÂ VE MÎRAÇ

17/ EL-İSRÂ -1- Kulu Muhammed’i geceleyin, Mescid-ül Harâm’dan kendisine bâzı âyetlerimizi göstermek için, etrâfını mübârek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren ALLÂH, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O’dur. 60- Vaktiyle sana şöyle vahyettiğimizi hatırla: “Şüphesiz Rabbin insanları kuşatmıştır.” (İsrâ gecesi) sana açıkça gösterdiğimiz o temâşâyı ve Kur’ân’da lânet edilen ağacı da, yalnız insanlara bir…

Devamını Oku »

İSRAF

İSRÂF (*) *İsrâf (a.i.); herhangi bir şey de haddi aşmaktır. Mal sarfında meşhur ise de insanın yaptığı herhangi bir fiilde haddini aşmaktır. 6/ el-En’âm -141- Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O’dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkını (zekât ve sadakasını) verin; ama…

Devamını Oku »

İSRÂİLOĞULLARI

İSRÂİLOĞULLARI 2/ el-Bakara -47- Ey İsrâiloğulları! Size verdiğim nimeti ve vaktiyle sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın. 57- Ve üstünüze o bulutu gölge yaptık, ve size ihsân ettiğimiz hoş rızıklardan yiyin, diye üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Onlar, Bize zulmetmediler, lâkin kendi nefislerine zulmediyorlardı. 122- Ey İsrâiloğulları! Sizlere ihsân ettiğim nimetimi ve sizi vaktiyle âlemdeki ümmetlere üstün tuttuğumu hatırlayın! 5/…

Devamını Oku »

İSTİĞFAR

Sözlükte “örtmek, örtbas etmek” anlamına gelen istiğfâr, dinî bir kavram olarak, hata ve günahların Allâh tarafından af ve mağfiret edilmesini istemek; kulun işlediği iyi ve güzel amelleri azımsayıp bunları artırmaya çalışması, günahlarını çok bulup bunları azaltmaya gayret etmesi demektir. Aynı kökten gelen “Gufran” ve “Mağfiret” kelimeleri, Allâh’ın kulun hata ve günahlarını örtmesi, ona azap etmemesi, günahlarını bağışlaması anlamına gelir. İstiğfar…

Devamını Oku »

İŞARETLERLE YOL BULMA

geçitler yerleştirdi. 16- Yol bulmada yararlanacağınız daha birçok alâmetler, işâretler koydu. Yıldızlarla da bir kısım insanlar yol bulurlar. (Bkz: Yıldızlar)

Devamını Oku »

İSTİŞÂRE

2/ EL-BAKARA -233- Anneler, çocuklarını iki tam yıl emzirsinler. Bu, emzirmeyi mükemmel şekliyle uygulamak isteyenler içindir. Annelerin, münâsib şekilde yiyeceğini giyeceğini sağlamak, babanın görevidir. Hiçbir kimse tâkatinin dışında bir görevle yükümlü tutulmaz. Çocuk yüzünden ne annesi, ne de babası zarar görmemelidir. Babanın vârisine de aynı vazîfe yaptırılır. Fakat anne baba aralarında görüşüp anlaşmaya vararak, iki yıldan önce, çocuklarını sütten kesmek…

Devamını Oku »

İŞ, İBÂDETE ENGEL DEĞİLDİR

24/ EN-NÛR -36-37- O nûra, ALLÂH’ın yükseltilmesine ve içlerinde kutlu isminin zikredilmesine izin verdiği evlerde (mescidlerde) kavuşulur. Oralarda, sabah akşam O’nun şânını yücelterek tenzîh eden öyle yiğitler vardır ki, ne ticâretler, ne alışverişler onları ALLÂH’ı zikretmekten, namazı hakkıyla îfâ etmekten, zekâtı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşetten hâlden hâle döneceği, alt üst olacağı bir günden endîşe ederler.

Devamını Oku »

İ’TİKAF

*İ’tikâf (arapça.isim); bir yere kapanıp ibâdetle meşgûl olma. Bilhassa Ramazan’ın son on gününde câmide maksûre (*) denilen yerlere kapanıp ibâdetle vakti ihyâ etme. *Maksûre (arapça.isim); câmilerde etrâfı parmaklıklı yüksek yer. 2/ EL-BAKARA -125- Biz Beytullâh’ı insanlara sevâb kazanmaları için toplantı ve güven yeri kıldık. Siz de Makam-ı İbrâhîm’i namazgâh edîniniz! İbrâhîm ile İsmâîl’e de: ‘Tavâf edenler, i’tikâfa girenler, rükû’ ve…

Devamını Oku »

İŞLEDİKLERİMİZİN KARŞILIĞINDAN BAŞKA BİŞEY BULMAYACAĞIMIZ

27/ EN-NEML -90- Kim de kötü işlerle gelirse, onlar da yüzü koyun ateşe yuvarlanırlar. Siz işlediklerinizin karşılığından başka bir şey mi bulacaktınız?

Devamını Oku »

İYİLER

3/ ÂL-İ İMRÂN -196- Kâfirlerin diyâr diyâr dolaşmaları sakın seni aldatmasın. 197- Bu, az bir geçimliktir. Sonra onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası! 198- Fakat Rablerinden gereğince korkanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklar, ALLÂH katından ağırlanacaklardır. İyiler için ALLÂH katındakiler daha hayırlıdır. 76/ EL-İNSÂN -5- Kuşkusuz iyiler de karışımı kâfûr olan…

Devamını Oku »

İYİLİKLER KÖTÜLÜKLERİ GİDERİR

11/ HÛD -114- Gündüzün her iki tarafında ve gecenin saçaklarında (gündüze yakın olan saatlerinde) namaz kıl! Muhakkak ki, iyilikler kötülükleri giderir. Bu ise, düşünebilenlere bir öğüttür.

Devamını Oku »

İYİLİK CİNSİNDEN NE YAPARSANIZ SİZE ÖDENİR

2/ EL-BAKARA -272- Onları hidâyete erdirmek sana âit değildir. Fakat ALLÂH, dilediğini hidâyete erdirir. Yaptığınız her iyilik sırf kendiniz içindir. Zâten siz ancak ALLÂH’ın rızâsını kazanmak için harcarsınız.İyilik cinsinden ne infâk ederseniz o size aynen ödenir. Size hiçbir şekilde haksızlık yapılmaz.

Devamını Oku »

İZÂFİYET

22/ el-Hac -47- Onlar senden o tehdîd edildikleri azabı, çarçabuk getirmeni isterler. Telâşa kapılmasınlar, ALLÂH vaad’inden asla dönmez. Bilin ki Rabbinizin ölçüsüyle bir gün sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir. 32/ es-Secde -5- Gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra bütün bu işler, sizin hesabınıza göre bin yıl tutan bir günde O’na yükselir. 70/ el-Meâric -4- Melekler ve Rûh…

Devamını Oku »

İZZET(1) VE ŞEREF(2) ALLÂH’A AİTTİR

(1) İzzet (arapça.isim); 1-Bir kimse zelîl iken kavî ve kudret sâhibi olmak. Ziyâdelik ve üstünlük. 2-Değer, kıymet. Kuvvet. Muhterem ve mu’teber olmak. 3-Bulunmaz derecede az olan şey. (2) Şeref (arapça.isim); 1-Yükseklik, yücelik. Büyüklük. 2-İnsanlar arasında geçerli ve makbûl olma. Büyük bir makam sâhibi olma. 3-Cenab-ı Hakka itâat ve ubudiyyeti ve yüksek hizmeti ile çok ihsânına mazhâr olma. 4-İftihâr, övünme. 4/…

Devamını Oku »

İHTİKÂR

*İhtikâr (a.i.); hakr kökünden iftial vezninde bir mastardır. Biriktirmek, hapsetmek, bir şeyi fiyatı yükselsin diye bekletmek ve tedavülden alıkoymak, karaborsacılık yapmak. Bir şeyi pahalansın diye alıkoymaktır.

Devamını Oku »

İLÂH

İLÂH *İbâdet etmek anlamındaki “e-l-h”kökünden türeyen ilâh, ma’bûd demektir. Çoğulu âlihe’dir. Hak veya bâtıl her ma’bûda ilâh denir. Kur’ân’da lâh kelimesi 111 defa tekil, 2 defa ikil, 15 defa çoğul olarak zikrolunmuştur. (Diyânet) 47/ Sûre-i Muhammed -19- O halde şu gerçeği hiç unutma ki: ALLÂH’dan başka ilâh yoktur. Sen hem kendi günahından, hem mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların günahlarından ötürü…

Devamını Oku »

İŞİTTİK VE İTÂAT ETTİK

24/ EN-NÛR -51- Aralarında hüküm vermek için ALLÂH’a (Kur’ân’a) ve Resûlüne da’vet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve itâat ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.

Devamını Oku »

İNSANLARLA İYİ GEÇİNMEYE DAİR

2/ el-Bakara -229- Boşamak (talâk) iki defadır. Ondan sonrası ya iyilikle tutmak veya güzellikle salmaktır. Onlara verdiklerinizden bir şey almanız da size helâl olmaz. Ancak ALLÂH’ın çizdiği hududda duramayacaklarından korkmaları başka. Eğer siz de bunların, ALLÂH’ın çizdiği hududda duramayacaklarından korkarsanız, kadının, ayrılmak için hakkından vazgeçmesinde artık ikisine de günah yoktur. İşte bunlar, ALLÂH’ın çizdiği hudûdudur. Sakın bunları aşmayın, her kim…

Devamını Oku »

İNŞÂ’ALLÂH

*İnşâ’allâh (a.cü); Allâh isterse, Allâh nasîb etti ise. -İnsanın azm-ü irâdesi bir şeyin husulü için sebeb-i kâfi değildir. Ancak Allâh’ın dilemesi müstesna. O vakit yapabilirsin. Binaenaleyh istikbâlde bir fiile azmederken işi Allâh’ın irâdesine bağlamalı, inşâallâh, demeyi unutmamalı. Unuttuğun vakit de Rabbını an. Yani bu istisnâyı hasbelbeşeriyye unutmuş bulunursan hatırladığın zaman inşâallâh diyerek veya tesbîh ve istiğfar ederek Allâh’ı zikret ki…

Devamını Oku »

İNZAL İLE TENZİL ARASINDAKİ FARK

-İnzal def’aten, tenzil tedricen indirmek demektir. Kur’ân Şehri Ramazanın Kadir gecesi denilen bir leylei mübârekesinde Semai dünyaya, Beyti ma’mure def’aten inzal, ba’dehu (ondan sonra) yirmi üç senede tedricen, parça parça arza tenzil buyrulmuştur. Demek ki hakikati Kur’âniye arza nüzulünden evvel âlemi kevnde ve arza en yakın olan semada bir Ramazan gecesi toptan tecelli etmiş ve yeryüzüne nüzulü onu ta’kîb etmiştir.…

Devamını Oku »

İSM

*Sözlükte; ‘geri bırakmak ve gecikmek’ demektir. Sahibini hayır ve sevaptan geri bıraktığı için günaha ‘ism’ denmiş ve ‘esime’ fiili ‘günah işledi, yasak ve haram şeyleri yaptı’ anlamında kullanılmıştır. Din ıstılâhında; şer’an ve tab’an kaçınılması gereken, insanı sevaptan uzaklaştıran, işlendiğinde kötüleme, kınama ve cezalandırmayı gerektiren, vicdan ve kalbin rahatsız olduğu, dînen yasaklanmış fiilleri işlemeye ‘ism’ denir. Efendimiz -aleyhisselâm- birisinin ‘ism ve…

Devamını Oku »

İSMULLÂH

22/ el-Hac -40- O mü’minler ki tamamen haksız yere, sırf “Rabbimiz ALLÂH’dır” dediklerinden ötürü yerlerinden yurtlarından kovulmuşlardı. Eğer ALLÂH insanların bir kısmının zararını diğer bir kısmı ile savmasaydı manastırlar, kiliseler, havralar ve ALLÂH’ın adının çok anıldığı mescidler yıkılır giderdi. Dinine yardım edene ALLÂH da elbette yardım edecektir. Muhakkak ki ALLÂH pek kuvvetlidir, mutlak gâlibtir. -Görülüyor ki mescidler içinde ismullâhın kesiren…

Devamını Oku »

İHVAN

*İhvan: 1-Kardeşler. Eş, dost. 2-Sâdık arkadaşlar. 3-Aynı mezheb veya tarikata mensup olanlar. 9/ et-Tevbe -11- Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, bilen bir kavme açıklarız. 49/ el-Hucurât -10- Mü’minler ancak kardeştirler: onun için iki kardeşinizin aralarını düzeltin ve ALLÂH’dan korkun ki rahmete şayan olasınız. -Sûre-i Hucurât’taki “İnne” ifadesi; kesinlik anlamını taşır. Yani mü’minler ancak…

Devamını Oku »

İHVAN-I ŞEYTAN

İHVAN-I ŞEYTAN 17/ el-İsrâ -27- Saçıp savuranlar şeytanın ihvanıdırlar, şeytan ise Rabbına çok nankör bulunuyor. İHVAN *İhvan: 1-Kardeşler. Eş, dost. 2-Sâdık arkadaşlar. 3-Aynı mezheb veya tarikata mensup olanlar. 9/ et-Tevbe -11- Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, bilen bir kavme açıklarız. 49/ el-Hucurât -10- Mü’minler ancak kardeştirler: onun için iki kardeşinizin aralarını düzeltin ve…

Devamını Oku »

İLK ÂYET & SON ÂYET

96/ el-Alâk -1-2-3-4-5- Oku! yaradan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir Alâk’tan yarattı. Oku!Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O Rab ki kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediği şeyleri öğretti. -M.610 Ramazan’ın 17. gecesi (Pazartesi) Hira mağarasında Efendimiz-aleyhisselâm- kırk yaşında iken inzal olan ilk âyet-i celileler. 2/ el-Bakara -281- öyle bir günden korkun ki o gün ALLÂH’a döndürüleceksiniz. Sonra da herkese kazancı tamamıyla…

Devamını Oku »

İKAME

İKAME (*) *(İkame), “kıyam” veya “kıvam”dan “if’âl” ölçüsünde olarak lügatta kaldırıp dikmek veya düzeltip doğrultmak veya kıymetlendirmek ve devam ettirmek veya dikkat ederek yapma anlamlarına geldiğinden, namazla ilgisinde bu mânâların birinden veya ortak noktalarından belîğ bir istiare yapılmış ve bunun için bir kelimelik “namaz kılarlar” yerine, iki kelimelik “namazı ikame ederler” seçilmiştir. İlk önce “dikmek” veya “doğrultmak” mânâlarını düşünelim: Bu…

Devamını Oku »

İL’HA

İL’HA (*) *İl’ha etti sizleri (Elha, lehiv’den if’al dir) eğlence demek olan lehvin aslı gaflet. İlha; elenmek, boş bir şey ile iğfal ve işgal eyleyerek oyalamak. İşinden alıkoymak. İlha; oyalamak, iştigal edilmesi lazım gelen hakiki maksaddan ve mühim olan iş ve vazifeden alıkoymak. Zikir, tefekkür, tedebbür (sonunu, hakikati düşünme), şükür, taat ve ibadet gibi umur-u mühimmeden alıkoymak. (Elmalılı) 102/ et-Tekâsür…

Devamını Oku »

İMAM

*İmam; pişuva öncül, kendisine iktida edilen metbu’. Yalnız müttakî olmak değil, müttakîlerin imamı olmak arzusu ne büyük bir gaye ne mukaddes mefkuredir. (Elmalılı Tefsiri) -İmam; zulmü önlemek için var olan kimse. (Rûhu’l Beyân) 25/ el-Furkân -74- Onlar, “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi ALLÂH’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” diyenlerdir.

Devamını Oku »

İNDALLÂH

İNDALLÂH -İnd (a.i.); 1-yan, taraf, yön, kat 2-e.yanında, göre, düşüncesine göre 3-olunca, olduğu halde. -İnd-Allâh: Allâh indinde. 3/ Âl-i İmrân -19- ALLÂH nezdinde hakk din, İslâm’dır. O ehl-i kitabın ihtilâfları, kendilerine gerçeği bildiren ilim geldikten sonra, sırf aralarındaki hased ve ihtiras yüzünden olmuştur. ALLÂH’ın âyetlerini inkâr edenler bilsinler ki, ALLÂH onların hesabını çabuk görür.

Devamını Oku »

İSTER MİSİN ARINASIN ?

İSTER MİSİN ARINASIN ? 79/ en-Nâzi’ât -18- De ki: İster misin arınasın? 19- Seni Rabbinin yoluna ileteyim de O’ndan korkasın. -Bu mübârek âyetler ile Rabbimiz, her âyette olduğu gibi, mühim bir hususa dikkatleri çekmekte. Şöyle ki: Rabbimize duâ’ için ellerimizi açtığımızda sadece dünyevi ihtiyaçlarımız için değil sonsuz hayatımız olan âhiretimizin selâmeti için arınma talebini de eksik etmemeliyiz duâlarımızdan. Hatta bu…

Devamını Oku »

İLM-ÜL KİTAP

İLM-ÜL KİTAP 13/ el-Ra’d -43- İnkâr edenler “Sen peygamber değilsin” diyorlar. De ki: Benimle sizin aranızda şâhit olarak ALLÂH ve bir de yanında kitap(Kur’ân) bilgisi bulunanlar yeter.

Devamını Oku »
Başa dön tuşu
Kapalı