K

K

KÂBE-İ MUAZZAMA

KÂBE-İ MUAZZAMA -Beyt (a.i.c:büyût); mesken, hane, ev, oda, oba. 2/ el-Bakara -125- Biz tâ o zaman bu Beyt’i, insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri kıldık. Siz de Makam-ı İbrâhîm’den kendinize bir namazgâh edinin. Ayrıca İbrâhîm ile İsmâîl’e şöyle ahid verdik: “Beytimi, hem tavâf edenler için, hem ibâdete kapananlar için, hem de rükû’ ve secde edenler için tertemiz…

Devamını Oku »

KÂFİR

İslâm’ı inkâr eden, nimete nankörlük eden, uzak kalan, kaçınan, örten kimse. “Kefere” fiilinin ism-i fâili. Terim olarak, îmânı olmayan kimseye verilen isimdir. Kalbinde îmânı olmadığı halde, dışa karşı mü’min görünene “münâfık *, müslümanlığından sonra dinden dönene “mürted” denir. Allâh’ı inkâr etmek, O’na şirk koşmak, Allâh’ın oğlu(eşi) olduğuna inanmak, O’nun sıfatlarından birini bilerek inkâr etmek, kişiyi küfre düşürür. Allâh’a şirk küfrün…

Devamını Oku »

KADER

6/ EL-EN’ÂM -59- Gaybın anahtarları O’nun katındadır, onları O’ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki, onu O bilmesin, ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıklayan kitap’ta bulunmasın. 9/ ET-TEVBE -51- De ki: “Hiçbir zaman bize ALLÂH’ın bizim için takdîr ettiğinden başkası dokunmaz. O…

Devamını Oku »

KADINLAR

KADINLAR 2/ el-Bakara -49- (Hem hatırlayın ki bir zaman) sizi Firavun ailesinden de kurtardık, (onlar) size azabın en kötüsünü revâ görüyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı. 187- Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız, size helâl kılındı. Onlar, sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbise durumundasınız. ALLÂH, nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için…

Devamını Oku »

KADİR GECESİ

KADİR GECESİ 97/ el-Kadr -1- Biz o(Kur’ân)ı Kadir gecesinde inzal ettik. 2- Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? 3- Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. 4- Melekler ve Rûh (Cebrâil veya Rûh adındaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler. 5- O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir. *LEYLE-İ MÜBÂREKE 44/ ed-Duhân -1-2-3-4- Hâ mîm, o…

Devamını Oku »

KÂİNATIN YARATILIŞI

KÂİNATIN YARATILIŞI 79/ en-Nâzi’ât -27-28-29- Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı?Onu ALLÂH bina etti. Onu yükseltip düzene koydu. Gecesini kararttı. Gündüzünü de ağarttı. 30- Bundan sonra da yeryüzünü döşedi. 31- Ondan suyunu ve otlağını çıkardı. 32- Dağlarını oturttu. 33- Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için . *KÂİNATIN “ALTI GÜNDE” YARATILDIĞI 25/ el-Furkân -59- Gökleri, yeri ve ikisinin arasında…

Devamını Oku »

KALB

KALB -Bedende kalb-i cismâninin mevkii ne ise rûhta da kalb-i rûhâninin mevkii o gibi olduğu tasavvur edilebilir. (Elmalılı Tefsiri) 13/ el-Ra’d -28- Onlar, îmân etmiş ve kalbleri ALLÂH zikriyle yatışmış olanlardır. Evet, iyi bilin ki, kalbler ancak ALLÂH’ın zikri ile tatmîn olur. (Bkz: Basîret) *KALBLERİN KATILAŞMASI, TAŞ’TAN DÂHİ KATI KALB! 2/ el-Bakara -74- Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı, şimdi…

Devamını Oku »

KALEM

68/ EL-KALEM -1- Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun. 2- Sen Rabbinin ni’metiyle mecnûn değilsin. 96/ EL-ALÂK -3- Oku! Rabbin sonsuz kerem sâhibidir. 4- O Rab ki kalemle yazmayı öğretti. 5- İnsana bilmediği şeyleri öğretti.

Devamını Oku »

KÂLÛ BELÂ

6/ el-En’âm -30- Nihayet Rablerinin huzûrunda durduruldukları zaman (onları) bir görsen! (Rableri onlara:) “Bu (dirilmeniz) gerçek değil mi?” buyuracak. (Onlar:) “Rabbimize yemin olsun ki, evet!” diyecekler. (Rableri de:) “Öyle ise, inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!” buyuracak. 7/ el-A’râf -172-173- Rabbinin Âdem evlatlarından, mîsâk aldığını da düşünün: Rabbin onların bellerinden zürriyyetlerini almış ve onların kendileri hakkında şâhidliklerini isteyerek “Ben sizin…

Devamını Oku »

KÂMİL(OLGUN)İNSANIN VASIFLARI

2/ EL-BAKARA -177- Yüzlerinizi bâzen doğu, bâzen batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, ALLÂH’a, âhiret gününe, meleklere, kitâba ve bütün Peygamberlere îmân edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksul- lara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esîrleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekâtı verirler. Bir de and- laş tıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında…

Devamını Oku »

KARABORSACILIK

ÖLÇÜ & TARTI -Kıstas-Mizan; terâzi kantar, çeki gibi vezin mikyası demektir. Şerîat ve kanuna tecâvüz edip de haddinizi aşmayasınız. Mizansız iş yapmayasınız. Yahud maddî ve mânevî tartıda taşkınlık etmeyesiniz de Allâh Teâlâ’nın emirlerine, hükümlerine itaat ve hukuka riayet edesiniz. Eksik tartı kullanmayın. Hem de tartarken insaf ve adâletle dosdoğru tartın. Terâziyi su-i istismâl ile âhirette mizanınıza yazık etmeyin. (Elmalılı Tefsiri)…

Devamını Oku »

KARARLILIK

31/ LOKMÂN -17- Evlâdım, namazı hakkıyla ifâ et, iyiliği yay, kötülüğü de önlemeye çalış ve başına gelen sıkıntılara sabret! Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir.

Devamını Oku »

KARDEŞ, KUVVETTİR

20/ TÂ HÂ -29-30- Bana da âilemden birini, yardımcı kıl, Hârûn kardeşimi! 31- Onun sâyesinde sırtımı kuvvetlendir 32- Onu bu işime ortak et! -Mü’min tek başına az kardeşi ile çoktur. Hadis -Birlikte rahmet ayrılıkta azap vardır. Hadis -Kardeşler birbirlerini yıkayan eller gibidir. İhya-yı ulum-id din

Devamını Oku »

KÂRUN

28/ EL-KASAS -76- Kârûn, Mûsâ’nın kavminden idi de, onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazîneler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona demişti ki: “Şımarma! Bil ki ALLÂH şımarıkları sevmez.” 77- “ALLÂH’ın sana verdiğinden (O’nun yolunda harcayarak) âhiret yurdunu gözet, ama dünyâdan da nasîbini unutma! ALLÂH’ın sana ihsân ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et.…

Devamını Oku »

KEBÂİR

*Kebâir (c:Kebire); Büyük şeyler, büyük günahlar. Kebâirin sıralanışı: – Allâh’ı inkâr etmek. – Allâh’a şirk koşmak. – Kat’iyyen sabit olan dinî bir hükme inanmamak. – Allâh’ın rahmetinden ümîdini kesmek. – Allâh’ın cezasından, mekrinden ve azabından emîn olmak. – Günah üzerinde ısrar etmek. Yani, herhangi bir günahı devamlı işleyip durmak. – Namazı, orucu terk etmek. Allâh yolunda cihaddan kaçmak. – Anaya,…

Devamını Oku »

KENT HALKI KISSASI

36/ YÂSİN -13- Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya Peygamberler gelmişti. 14- Hani Biz onlara iki Peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir Peygamberle destekledik. Onlara: “Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz.” dediler. 15- Onlar da: “Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahmân olan ALLÂH, hiçbir şey indirmedi. Siz sâdece…

Devamını Oku »

KIBLE & KIBLENİN DEĞİŞMESİ

KIBLE (*) *Kıble (a.i.); 1-namaza başlarken yönenilen taraf, Mekke tarafı 2-(bize nazaran) cenup tarafı (güney) 3- güneyden esen rüzgâr 4-darlıkta başvurulan kapı. Kıble esâsen insanın her hangi bir tarafa teveccüh ve istikbâli halidir ki Türkçe “yön” demektir. (Elmalılı Tefsiri) 2/ el-Bakara -145- Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların…

Devamını Oku »

KINAYANIN KINAMASINDAN KORKMAMAK

5/ EL-MÂİDE -54- Ey îmân edenler! Sizden kim dîninden dönerse, bilsin ki ALLÂH yakında öyle bir toplum getirir ki, ALLÂH onları sever, onlar da ALLÂH’ı severler, mü’minlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler, ALLÂH yolunda mücâhede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, ALLÂH’ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. ALLÂH, geniş ihsân sâhibidir, her şeyi çok iyi bilendir.

Devamını Oku »

‘KISAS’TA HAYAT VARDIR!’

2/ EL-BAKARA -178- Ey îmân edenler! Öldürülen kimseler hakkında size kısas farz kılındı. Hür hür ile, köle köle ile, dişi dişi ile kısas olunur. Ama kim, maktûlün velîsi tarafından affedilirse kısas düşer. Bundan sonra, diyeti ona güzel bir şekilde ve tam olarak ödemek gerekir. Bu esneklik Rabbiniz tarafından bir kolaylık ve lütuftur. Artık kim bundan sonra karşıdakinin hakkına tecâvüz ederse,…

Devamını Oku »

KISKANMAK

GÜZEL AHLÂK 2/ el-Bakara -83- Şol vakit İsrâiloğullarından söz alıp: “ALLÂH’dan başkasına ibâdet etmeyin. Anneye babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara güzel muâmele edin, insanlara tatlı söz söyleyin, namazı hakkıyla edâ edin, zekâtı verin” demiştik. Sonra pek azınız hariç, sözünüzden döndünüz. Hâlâ da yüz çevirmektesiniz. 177- Yüzlerinizi bazen doğu, bazen batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki; ALLÂH’a, âhiret…

Devamını Oku »

KIYÂMET

*Kıyamet; Sözlükte; ‘dikilmek, ayağa kalkmak, durmak ve canlıların Allâh’ın huzûrunda saygıyla duracakları gün’. Kur’ân-ı Kerîm’de kıyamet anlamına gelen başka ifadeler de vardır. Bunlardan ‘yevmu’l kıyamet (kıyamet günü)’ 70, ‘âhiret’ 26, ‘ğaşiye’ 2, ‘saat’ 42, ‘hâkka’ 2, kulakları sağır eden gürültü anlamına gelen ‘sâhha’ bir ve dönülüp gidilecek yer anlamına gelen ‘me’âd’ bir, herkesi ve her şeyi kuşatacak büyük felâket anlamına…

Devamını Oku »

KIYÂMETİN KOPMA SÜRESİ

16/ EN-NAHL -77- Bütün göklerin ve yerin gaybını bilmek de ALLÂH’a mahsûstur! Kıyâmetin oluş işi ise, başka değil, ancak göz açıp kapama yâhûd daha da kısa bir anda olup biter. Şüphe yok ki ALLÂH her şeye Kadîr’dir!

Devamını Oku »

KÖTÜ AHLÂK

4/ en-Nisâ -38- Mallarını halka gösteriş için harcayıp ALLÂH’a ve âhiret gününe îmân etmeyen kimseleri de ALLÂH elbette sevmez. Şeytan kimin arkadaşı olursa, artık o arkadaşların en kötüsüne düşmüş demektir. 9/ et-Tevbe -102- Diğer bir kısmı ise günahlarını i’tirâf ettiler. Onlar iyi işlerle kötü işleri birbirine karıştırdılar. Onlar tevbe ederlerse umulur ki ALLÂH da onların tevbelerini kabul buyurur. Çünkü ALLÂH…

Devamını Oku »

HÂİNLERİ SAVUNMAMAK

4/ EN-NİSÂ -105- Biz sana Kitâb (Kur’ân)ı hakk olarak inzâl ettik ki, insanlar arasında ALLÂH’ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin. Sakın hâinlerin savunucusu olma! 107. Kendilerine hâinlik edenleri savunma. Muhakkak Allâh hâinliği meslek edinmiş günahkârları sevmez. *HÂİNLİĞİ MESLEK EDİNMEMEK 4/ EN-NİSÂ -107- Kendilerine hâinlik edenleri savunma. Muhakkak ALLÂH hâinliği meslek edinmiş günâhkârları sevmez. HASED *Hased (arapça.isim); kıskançlık, çekememezlik Hâsid (arapça.sıfat.hased’den.cem’i:hasede.husssâd);…

Devamını Oku »

KÖTÜ TUZAK, HAZIRLAYANIN AYAĞINA DOLANIR

16/ en-Nahl -45- Kötü planlar kuranlar ALLÂH’ın onları yerin dibine geçirmesinden veya akıllarına hayallerine gelmeyecek yönlerden kendilerine azabın gelivermesinden emin mi oldular? 46- Ya da onlar dönüp dolaşırlarken kendilerini yakalayıvermesinden?onlar O’nu aciz bırakacak değiller. 47- Yahud da kendilerini korkuta korkuta eksilte eksilte alıvermesinden? Şüphesiz Rabbin çok şefkatli çok merhametlidir. 35/ Fâtır -43- Sebebi ise: dünyada sırf böbürlenip büyüklük taslamak ve…

Devamını Oku »

KUR’AN-I KERÎM

*Kur’ân (a.i.): Hazreti Muhammed -sallâllâhüaleyhivesellem-’e inzal olunan mukaddes kitap. Usûl ve saygı ile okumak. zammetmek. cemmetmek. -Kur’ân kelimesi kar’ kelimesi alınmadır. Bu da toplamak, demektir. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm öncekilerin ve sonrakilerin tüm ilimlerini toplayan kitaptır. (Rûhu’l Beyân) 6/ el-En’âm -91- Bazı Yahûdîler de ALLÂH’ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü “ALLÂH hiçbir insana hiçbir şey indirmemiştir” dediler. Sen onlara de ki: “Peki,…

Devamını Oku »

‘KÜN’

2/ EL-BAKARA -117- O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murâd edince, ona yalnızca “ol!” der, o da hemen oluverir. 3/ ÂL-İ İMRÂN -47- (Meryem): “Ey Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?” dedi. ALLÂH: “Öyle ama, ALLÂH dilediğini yaratır, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sâdece ‘ol!’ der, o da hemen oluverir.” dedi.…

Devamını Oku »

KIYÂMET GÜNÜ SADECE DOĞRULARIN KONUŞULACAĞI

78:38. O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân’ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.

Devamını Oku »

KİTABA SARILMAK

7:170. Kitaba sarılanlara ve namazı kılmaya devam edenlere gelince, biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz.

Devamını Oku »

KÖTÜLÜKTEN SAKINMAK BİR BAŞARIDIR

39:61. Kötülükten sakınan müttakîleri ise Allâh başarılarından dolayı kurtuluşa çıkarır. Onlara fenâlık dokunmaz ve onlar üzülecek de değillerdir.

Devamını Oku »

KUDRET (1) & KUVVET (2) & GÜÇ (3)

(1) Kudret (a.i.); 1-kuvvet. takât. güç. 2-Allâh’ın ezelî gücü. 3-varlık. zenginlik. 4-ehliyyet. kabiliyyet. (2) Kuvvet (a.i.c:kuva-y-); güç. kudret. takât. sıhhat. sağlamlık. bir hükümetin askerî gücü. (3) Güç (isim); yapabilme hâl ve iktidârı. kuvvet. kudret. takât. derman. hareket doğuran kuvvet. zor. çetin. müşkül. cebir. şiddet. fiil. meşguliyyet. Kuvvet de sınır vardır. Cüz’idir. Ama Allâh’ın kudretinde sınır yoktur. Küllîdir. 2/ el-Bakara -259-…

Devamını Oku »

KULAKTAN DOLMA BİLGİ

2/ EL-BAKARA -78- Bunların bir de ümmî takımı vardır; Kitâb’ı (Tevrât’ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sâdece zann ve tahmînde bulunuyorlar.

Devamını Oku »

KUM

*Kum; kalk yatağından kalk yahud azim ile kıyam et işe başla. Artık inzar vazifeni yap. Etrafındakilere akıbetin vehametini anlat, saygısızları kocundur. Ve Rabbini artık büyükle, büyüklük ancak O’nun şanı olduğunu ve O’na karşı her şeyin küçük ve hakir bulunduğunu kalben tanıdığın gibi kavlen ve fiilen de anlat, ilan et. Her ne hadise olursa olsun hiçbir sebeple artık O’nu tekbîr ile…

Devamını Oku »

KUR’ÂN-I KERÎM’DE ZİKROLUNAN DAĞ İSİMLERİ

1-2/ el-Bakara -63- Hani bir zamanlar mîsâk almıştık. Tûr’u üzerinize kaldırıp demiştik ki; size verdiğimiz kitaba kuvvetle tutunun ve içindekilerden gâfil olmayın. Hükümleri sürekli hatırlayın ki korunasınız. 2-11/ Hûd -44- ALLÂH tarafından denildi ki; Ey yeryüzü suyunu yut! Ey gökyüzü sen de suyunu kes! Sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu. Gemi de Cûdî dağı üzerine oturdu. O zalim böylece dünyadan…

Devamını Oku »

KUR’ÂN-I KERÎM’DE İSİMLERİ ZİKROLUNANLAR

1- Âzer 6/ el-En’âm -74- İbrâhîm babası Âzer’e demişti ki: Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum. 2- Cebrâil -aleyhisselâm- -Cebrâil (a.i.); Peygamberlere emir ve vahye vâsıta, memur olan ve dört büyük melekten biri olan melek. -“Cebrâil, İbranî lisânında ‘Abdullâh’ demektir.” (Ö.N.Bilmen) 2/ el-Bakara -87- Celâlim hakk’kı için Mûsâ’ya o kitabı verdik,…

Devamını Oku »

KUR’ÂN-I KERÎM’DE İSİMLERİ ZİKROLUNAN KAVİMLER

1- Âd Kavmi & Semûd Kavmi & Nûh Kavmi 14/ İbrâhîm -9- Sizden önceki Nûh, Âd, ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları ALLÂH’tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara peygamberleri mucizeler getirdiler de onlar (öfkeden parmaklarını ısırmak için) ellerini ağızlarına götürüp, “Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de derin bir şüphe içindeyiz” dediler. (Bkz: Âd…

Devamını Oku »

KUR’ÂN-I KERÎM’DE İSİMLERİ ZİKROLUNAN PEYGAMBERLER

1 Hazreti ÂDEM -aleyhisselâm- 2 Hazreti DÂVÛD -aleyhisselâm- 3 Hazreti ELYESA’ -aleyhisselâm- 4 Hazreti EYYÛB -aleyhisselâm- 5 Hazreti HÂRÛN -aleyhisselâm- 6 Hazreti HÛD -aleyhisselâm- 7 Hazreti İBRÂHÎM -aleyhisselâm- 8 Hazreti İDRÎS -aleyhisselâm- 9 Hazreti İLYÂS -aleyhisselâm- 10 Hazreti ÎSÂ -aleyhisselâm- 11 Hazreti İSHÂK -aleyhisselâm- 12 Hazreti İSMÂÎL -aleyhisselâm- 13 Hazreti LÛT -aleyhisselâm- 14 Hazreti MUHAMMED -aleyhisselâm- 15 Hazreti MÛSÂ -aleyhisselâm-…

Devamını Oku »

KUR’ÂN-I KERÎM’DE ZİKROLUNAN YER İSİMLERİ

1- Ahkâf 46/ el-Ahkâf -21- Ey Muhammed! Âd kavminin kardeşi Hûd’u hatırla. Hani O, Ahkâf denilen yerde kavmini uyarmıştı. O’ndan önce ve sonra da nice Peygamberler gelip geçmiştir. Hûd, kavmine: “ALLÂH’dan başkasına kulluk etmeyin. Çünkü ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum” demişti. 2- Arafat & Meş’ar-i Haram 2-2/ el-Bakara -198- Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur. Arafat’tan…

Devamını Oku »

KÜTÜB-İ KAYYİME

*Kütüb-i Kayyime; yani dosdoğru, sabit kitaplar, bozulmaz. (Elmalılı Tefsiri) 98/ el-Beyyine -2-3- ALLÂH’dan bir Resûl, bir Peygamber mutahhar sahifeler okur. Öyle ki onlarda bütün kütüb-i kayyime.

Devamını Oku »

KUR’ÂN-I KERÎM NASIL DERLENMİŞTİR

Vahiy gelmeye başladığında Peygamberimiz -sallâllâhüaleyhivesellem- oldukça zor ve dayanılması güç anlar geçirdi. “Hakikat Biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz” el-Müzemmil -5, âyet-i celîlesinin beyânı vechîle kendisini sıkıntı basardı. Soğuk günlerde bile çok fazla terlerdi, deve üzerinde vahiy geldiğinde buna dayanamaz, hemen yere çökerdi. Vahyin gelişi anında bilincini kaybetmez, hemen sonra nüzûl olan âyet ya da sûreyi görevlendirdiği vahiy kâtiplerine yazdırırdı.…

Devamını Oku »

KİTAP

*Sözlükte;, yazmak, nikâh kıymak, dikmek, bağlamak ve farz kılmak, ıstılahta ise yazılmış sayfalardan oluşan eser demektir. Cem’i, kütüb. Kur’ân-ı Kerîm’de bu kelime tekil ve çoğul hâliyle 261 defa zikrolunmuştur. Kitap kelimesi Kur’ân’da umumiyetle Kur’ân anlamına gelmektedir. İslâm terminolojisinde kitap denilince de ilk akla gelen Kur’ân’dır. (Diyânet) 2/ el-Bakara -2- İşte o kitapta şüphe yoktur. O korunacaklar için hidâyetin tâ kendisidir.…

Devamını Oku »

KARZ-I HASEN

*Birinin diğerine kullanılmakla tükenen bir misli bir malı, daha sonra emsâlini geri ödemek üzere vermesine karz denir. Kurân’da Allâh rızasını kazanmak amacıyla, ihtiyaç sâhiplerine ödünç vermek anlamında kullanılmıştır. (Diyânet) 2/ el-Bakara -245- Kimdir o adam ki ALLÂH’a güzel bir ödünç versin. ALLÂH da (buna karşılık) ona birçok katını ödesin! ALLÂH darlık da verir, genişlik de verir. Hepiniz O’na döndürülüp götürüleceksiniz.…

Devamını Oku »

KAVL-İ LEYYİN

KAVL-İ LEYYİN 20/ Tâ hâ -44- Varın da ona(Firavun’a) belki dinler veya korkar diye yumuşak dille söyleyin. (Leyyin kelimesi; mülayim, muvafık, münasip, şayeste, çespan, cedir, ahra, layık, müstahik, seza, şayan, şayeste, Berca, ne haberca kelimeleri ile irtibatlıdır.)

Devamını Oku »

KAVL-İ SEDÎD

KAVL-İ SEDÎD (*) *Doğru. Yanlış ve yalan olmayan. Haklı ve doğru şey. 33/ el-Ahzâb -70- Ey îmân edenler! ALLÂH’dan korkun ve doğru söz söyleyin. 71- Ki (ALLÂH) işlerinizi yoluna koysun ve günahlarınızı bağışlasın. Her kim ALLÂH’a ve Resûlü’ne itaat ederse, o gerçekten büyük murâda ermiştir.

Devamını Oku »

KAVL-İ MA’RUF

KAVL-İ MA’RUF 2/ el-Bakara -263- Bir tatlı dil ve kusurları bağışlamak, arkasından ezâ ve gönül bulantısı gelecek bir sadakadan daha hayırlıdır. ALLÂH, hiçbir şeye muhtaç değildir, Halîmdir, yumuşak davranır.

Devamını Oku »

KÂHİN

KÂHİN (*) *Kâhin (a.i.kehanet’den.c:kehene.kühhân); 1-gaipten haber vermek iddiâsında bulunan kimse, falcı 2-eski Mısırlılarda Hindlilerin rûhânî reisleri. 69/ el-Hâkka -42- Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!

Devamını Oku »

KARINLARINA ATEŞ DOLDURANLAR

KARINLARINA ATEŞ DOLDURANLAR -Butun;(Batn. C.) Batınlar, karınlar, kucaklar. Nesiller, soylar. -Batn; İç, karın, insanın içi. Mide. Soy, nesil. Birbirlerine hısımlığı pek yakın olmayan küçük kabile. 2/ el-Bakara -174- ALLÂH’ın indirdiği kitabdan bir şeyi ketmedib(saklamak, gizlemek, sır tutmak, söylememek) de bununla biraz para alanlar muhakkak ki onlar karınlarında ateşden başka bir şey yemezler ve kıyamet günü ALLÂH onlara ne söyler ne…

Devamını Oku »

KARN

*Karn; aynı zaman diliminde bulunma açısından bir araya gelmiş topluluk (nesil, göbek, kuşak). (Râgıb el-İsfehâni) -Karn; yüz yıllık zaman. 23/ el-Mü’minûn -31- Sonra arkalarından başka bir karn inşa eyledik.

Devamını Oku »

KEBÂİR

KEBÂİR (*) *Kebâir (c:Kebire); Büyük şeyler, büyük günahlar. Kebâirin sıralanışı: – Allâh’ı inkâr etmek. – Allâh’a şirk koşmak. – Kat’iyyen sabit olan dinî bir hükme inanmamak. – Allâh’ın rahmetinden ümîdini kesmek. – Allâh’ın cezasından, mekrinden ve azabından emîn olmak. – Günah üzerinde ısrar etmek. Yani, herhangi bir günahı devamlı işleyip durmak. – Namazı, orucu terk etmek. Allâh yolunda cihaddan kaçmak.…

Devamını Oku »

KEFUR

KEFUR (*) *Kefur; setredici, ziyadece unutucu yani; nimeti çok unutup belâyı çok söyleyici kimse. (Ö.N.Bilmen) 42/ eş-Şûrâ -48- Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımızda onunla mutlu olur. Kendi ellerinin yaptıklarından dolayı başına bir sıkıntı gelirse işte o zaman insan kendine verileni unutan bir nankör olur.

Devamını Oku »

KELİME

KELİME (*) *Yaralamak anlamındaki ‘kelm’ kökünden türeyen ‘kelime’ sözlükte; bir mânâ ifade eden tek bir lafız ve söz anlamına gelir. Kelime; isim, fiil ve harf olabilir. Çoğulu kelim ve kelimâttır. Bu lafız Kur’ân’da tekil, çoğul, yalın ve terkip olarak 46 defa zikrolunmuş ve farklı anlamlarda kullanılmıştır. (Diyânet) *Kelimâtihi (sözler); Kur’ân ve ahkâmı, emir ve yasakları, Allâh’ın mukadderatı. 6/ el-En’âm -115-…

Devamını Oku »

KENÛD

*Kenûd; nimeti münkir, âsî, bahil ve rahatı tez unutur mânâlarını ifade eder. (Hulâsat-ül Beyân) -Kenûd; asıl mânâsı hiçbir şey bitirmeyen yer demektir. Hayırdan kaçınan, vazifesini îfâ etmeyen kimse öyle bir yere benzetilmiştir. (Ö.N.Bilmen) -Çok küfrân-ı nimet edici. (ElmalılıTefsiri) 100/ el-Âdiyât -6-7- Pek nankördür o insan Rabbine. Ve o kendi şâhiddir buna.

Devamını Oku »

KEVSER

KEVSER (*) *Her şeyin çoğu. “Müfessir (Elmalılı hocaefendi) Kevser’in yirmi altı anlamı bulunduğunu belirttikten sonra beş tanesini şu şekilde sıralamaktadır; Cennette bir nehir, Peygamberlik şerefi, Ümmetin âlimleri, Kendisine uyanların ve sevenlerin çokluğu, Çocuklarının çokluğu. Sonra bütün bu görüşleri iki görüş etrafında değerlendirmektedir; Cennette bir nehir, hayr-ı kesir (hayır çokluğu).” 108/ el-Kevser -1- Muhakkak Biz sana Kevser’i verdik. 2- Öyleyse Rabb’in…

Devamını Oku »

KEZIM

KEZIM (*) *Kezım; dolu bir kırbanın ağzını bağlamaktır ki burada öfkesini yutup tutmak, zarar gördüğü kimselere karşı kudreti bulunduğu halde intikama kalkışmamak ve hattâ nahoş bir hâl göstermeyip hazm-ü sabretmektir. (Elmalılı Tefsiri) 3/ Âl-i İmrân -134- Şol müttakîler ki bollukta ve darlıkta infak ederler ve kızdıkları zaman öfkelerini yutarlar ve nâsın kusurlarını afvedicidirler. ALLÂH’da Muhsinleri sever.

Devamını Oku »

KÜRTAJ CİNAYETİ

ÇOCUK ÖLDÜRMEK VE KÜRTAJ CİNÂYETİ 6/ el-En’âm -137- Yine ortakları, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler, hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar. ALLÂH dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, uydurduklarıyla baş başa bırak! 140- Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve ALLÂH’ın kendilerine verdiği rızkı, ALLÂH’a iftira ederek haram kılanlar muhakkak ki, ziyâna uğradılar. Bunlar, doğru yoldan sapmışlardır;…

Devamını Oku »

KISSİS

*Kıssisler; yani ilm-ü ibâdetle meşgûl keşişler. Ruhban’ın reisi. (Elmalılı Tefsiri) -Meveddet (a.i.); Sevme, sevgi. Dostluk. Sevgi. Muhabbet. Muhabbet etmek. Sevmek. 5/ el-Mâide -82- Nâsın mü’minlere adâvetçe en şiddetlisini her halde Yahûdîlerle müşrikleri bulacaksın, mü’minlere meveddetçe en yakınlarını da her halde “biz Nesârâ (hıristiyanlar)ız diyenleri bulacaksın. Sebebi: çünkü bunların içinde âlim keşişler ve târik-i dünya (dünyayı terk eden) rahipler vardır ve…

Devamını Oku »

KISSİS

*Kıssisler; yani ilm-ü ibâdetle meşgûl keşişler. Ruhban’ın reisi. (Elmalılı Tefsiri) -Meveddet (a.i.); Sevme, sevgi. Dostluk. Sevgi. Muhabbet. Muhabbet etmek. Sevmek. 5/ el-Mâide -82- Nâsın mü’minlere adâvetçe en şiddetlisini her halde Yahûdîlerle müşrikleri bulacaksın, mü’minlere meveddetçe en yakınlarını da her halde “biz Nesârâ (hıristiyanlar)ız diyenleri bulacaksın. Sebebi: çünkü bunların içinde âlim keşişler ve târik-i dünya (dünyayı terk eden) rahipler vardır ve…

Devamını Oku »
Başa dön tuşu
Kapalı