Y

Y

YAĞMUR

YAĞMUR 2/ el-Bakara -22- O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile ALLÂH’a ortaklar koşmayın. 164- Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, ALLÂH’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her…

Devamını Oku »

YAHUDİ BİLİGİNLERİ

5/ EL-MÂİDE -44- Şüphesiz Tevrât’ı biz inzâl ettik. İçinde bir hidâyet, bir nûr vardır. (ALLÂH’a) teslîm olmuş nebiler onunla yahûdîlere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar ALLÂH’ın kitâbını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrât’ın hakk olduğuna da şâhid idiler. Şu hâlde siz de insanlardan korkmayın, Ben’den korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. ALLÂH’ın indirdiği…

Devamını Oku »

YAHUDİLERLE HIRİSTİYANLAR ARASINDAKİ İHTİLAF

2/ EL-BAKARA -113- Yahûdîler, ‘Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller’ dediler. Hıristiyanlar da, ‘Yahûdîler bir temel üzerinde değiller’ dediler. Oysa hepsi Kitâb’ı okuyorlar.(Kitâb’ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti. Artık onların aralarında uyuşamadıkları dâvâda, hükmü ALLÂH verecektir.

Devamını Oku »

Hazreti YAHYÂ -aleyhisselâm-

Hazreti YAHYÂ -aleyhisselâm- *Yahyâ -aleyhisselâm-, Zekeriyyâ -aleyhisselâm-‘ın oğludur. Otuz yaşında şehid edildi. (Ö.N.Bilmen) 3/ Âl-i İmrân -38- Orada Zekeriyyâ Rabbine duâ’ etti: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz Sen duâyı hakkıyla işitensin” dedi. 6/ el-En’âm -85- Zekeriyyâ’yı, Yahyâ’yı, Îsâ’yı, İlyâs’ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi sâlih kimselerden idi. 19/ Meryem -7- (ALLÂH şöyle dedi:) “Ey Zekeriyyâ! Haberin olsun…

Devamını Oku »

Hazreti YA’KÛB -aleyhisselâm-

Hazreti YA’KÛB -aleyhisselâm- 2/ el-Bakara -132- İbrâhîm bunu kendi oğullarına da vasiyyet etti, Ya’kûb da öyle: “Oğullarım! ALLÂH sizin için bu dini (İslâm’ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak ölün” dedi. 133- Yoksa siz Ya’kûb’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, “Benden sonra kime ibâdet edeceksiniz?” dediği, onların da, “Senin ilâhına ve ataların İbrâhîm, İsmâîl ve İshâk’ın ilâhı olan tek bir ilâha…

Devamını Oku »

YALAN

22:30. Emir budur, Allâh’ın yasaklarına kim saygı gösterirse, bu, kendisi için Rabbinin katında şüphesiz hayırdır. Size bildirilegelenden başka bütün hayvanlar helâl kılınmıştır. O halde o pis putlardan kaçının ve yalan sözden sakının. YALAN SÖYLEYENLER 3:94. Artık bundan sonra Allâh’a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir. 4:50. Bak Allâh’a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu…

Devamını Oku »

YALANCI VE NANKÖRLER DOĞRU YOLU BULAMAZLAR

39:3. İyi bil ki, halis din ancak Allâh’ındır. O’ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: “Biz onlara sadece bizi Allâh’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Şüphe yok ki Allâh, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allâh doğru yola çıkarmaz.

Devamını Oku »

YAPTIĞIMIZ HER İYİLİK

2/ EL-BAKARA -272- Onları yola getirmek senin boynuna borç değildir, ancak ALLÂH dilediğini yola getirir. Yaptığınız her iyilik sırf kendiniz içindir. Siz yalnızca ALLÂH rızâsını gözetmenin dışında infâk etmezsiniz. İyilik cinsinden ne infâk ederseniz o size aynen ödenir. Size hiçbir şekilde haksızlık yapılmaz.

Devamını Oku »

YAPMADIKLARIMIZI SÖYLEMEMEK

2/ EL-BAKARA -44- İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? Hâlbûki kitâb (Tevrât)ı okuyorsunuz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?

Devamını Oku »

YARATMAK O’NA MAHSUSTUR

30/ ER-RÛM -40- ALLÂH, O’dur ki, sizi yarattı, sonra da size rızık verdi, sonra sizi öldürür, sonra sizi diriltir. Hiç sizin ortak koştuklarınızdan, bunlardan birini yapacak olan var mı? ALLÂH, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir

Devamını Oku »

YE’CÛC-ME’CÛC

KUR’ÂN-I KERÎM’DE İSİMLERİ ZİKROLUNANLAR : 1- Âzer 6/ el-En’âm -74- İbrâhîm babası Âzer’e demişti ki: Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum. 2- Cebrâil -aleyhisselâm- -Cebrâil (a.i.); Peygamberlere emir ve vahye vâsıta, memur olan ve dört büyük melekten biri olan melek. -“Cebrâil, İbranî lisânında ‘Abdullâh’ demektir.” (Ö.N.Bilmen) 2/ el-Bakara -87- Celâlim hakk’kı…

Devamını Oku »

YEDİĞİMİZ YEMEĞE BAKMAK

80/ ABESE -24- Herşeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!

Devamını Oku »

YEMİN

YEMİN 2/ el-Bakara -224- İyilik etmemek, takvâya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize ALLÂH’ı siper yapmayın. ALLÂH hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. 225- ALLÂH sizi, kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi bile bile yaptığınız yeminlerden sorumlu tutar. ALLÂH çok bağışlayandır, halîmdir(hemen cezalandırmaz, mühlet verir). 16/ en-Nahl -92- Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda…

Devamını Oku »

YETİM & MİSKÎN & ESİR

YETİM (*) *Babası ölmüş ve henüz ergenlik çağına ulaşmayan çocuk demektir. İslâm dini, yetimlerin korunup gözetilmesi, onların yetiştirilerek topluma kazandırılması için gerekli tedbirleri almış, bunlarla ilgili özel hükümler koymuştur. Kur’ân-ı Kerîm’de, devlet hazînesinden ve savaş gelirlerinden yetimlere pay ayrıldığı bildirilmektedir. Bunun dışında inananların da mali yönden yetimlere destek olmaları tavsiye edilmiş ve yetimlere iyi muâmele edenler övülmüştür. Hazreti Peygamber-aleyhisselâm-, “Kendisine…

Devamını Oku »

YILDIRIM (sâika) & ŞİMŞEK (berk) & GÖKGÜRÜLTÜSÜ (ra’d)

YILDIRIM (sâika) & ŞİMŞEK (berk) & GÖKGÜRÜLTÜSÜ (ra’d) -Sâika (a.i.c:savâik); yıldırım. -Berk (a.i.c:büruk); şimşek. -Ra’d (a.i.); gök gürlemesi. Ra’d ü berk: gök gürlemesi ve şimşek. -“Ra’d, buluttan işitilen şiddetli ses. -Berk, bulutların birbirleriyle sürtüşmesi sırasında meydana gelen parıldama, ışık ve aydınlık. -Efendimiz-aleyhisselâm- gök gürlemesi ve yıldırımları (görüp) duyunca: Allâh’ım gazabınla bizi öldürme, azabınla bizi helâk etme bunlardan önce bizi âfiyette…

Devamını Oku »

YILDIZLAR

YILDIZLAR 7/ el-A’râf -54- Şüphesiz Rabbiniz ALLÂH, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş üzerine hükümrân oldu. O, geceyi durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter. Güneş, ay ve yıldızlar emrine âmâdedir. İyi biliniz ki yaratma ve emir O’nundur. Âlemlerin Rabbi olan ALLÂH ne yücedir. 16/ en-Nahl -12- O, geceyi, gündüzü, güneş’i ve ay’ı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da…

Devamını Oku »

YOLCU NAMAZI

4/ EN-NİSÂ -101- Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günâh yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.

Devamını Oku »

Hazreti YÛNUS -aleyhisselâm-

Hazreti YÛNUS -aleyhisselâm- 4/ en-Nisâ -163- Biz Nûh’a ve ondan sonra gelen Peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrâhîm’e, İsmâîl’e, İshâk’a, Ya’kûb’a, torunlarına, Îsâ’ya, Eyyûb’e, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleymân’a da vahyetmiştik. Dâvûd’a da Zebûr vermiştik. 6/ el-En’âm -86- İsmâîl’i, Elyasa’ı, Yûnus’u ve Lût’u da hidâyete erdirmiştik. Her birini âlemlere üstün kılmıştık. 10/ Yûnus -98- Yûnus’un kavminden başka, keşke (azabı görmeden)…

Devamını Oku »

Hazreti YÛSUF -aleyhisselâm- KISSALARIN EN GÜZELİ

Hazreti YÛSUF -aleyhisselâm-, AHSEN-EL KASAS (*) *Ahsen-El Kasas; bir vâkiayı anlatmanın en güzeli veya bir vâkiayı en güzel anlatış. (Ö.N.Bilmen) – En güzel anlatış veya en güzel kıssa. Kasas; bir şeyin izini ta’kîb ederek arkasına düşmek. Kıssa da esâsen; izi ta’kîb olunmaya şayan hal-ü şan. Bir haber veya hikâyenin ‘kıssa’ olabilmesi, şayan-ı ta’kîb ve tahrir bir haysiyeti haiz olmasına mütevakkıftır.…

Devamını Oku »

YOLLAR

43/ EZ-ZUHRUF -10- O, yeryüzünü sizin için bir beşik yaptı ve doğru gidesiniz diye orada sizin için yollar meydâna getirdi. 71/ NÛH-19- ALLÂH sizin için yeri bir yaygı yapmıştır. 20- Ki, ondan açılan geniş geniş yollarda gidesiniz

Devamını Oku »

YUMUŞAK SÖZ

20:43. Firavun’a gidin, çünkü o gerçekten azdı. 20:44. Varın da ona yumuşak söz söyleyin; olur ki, öğüt dinler, yâhut korkar.

Devamını Oku »

YARDIMLAŞMA

42:36,37,38,39. (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allâh’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allâh yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında…

Devamını Oku »

YÜRÜYÜŞ ÂDÂBI

17:37.38. Hem kibirli kibirli yürüme! Zira ne kadar kibirlenirsen kibirlen, ne yeri yarabilirsin, ne de dağların boyuna erişebilirsin! Böylesi davranışların hepsi kötü olup, Rabbinin nazarında hoş görülmeyen şeylerdir. 31:18.19. Kibirli davranarak insanlara yüzünü dönme, yerde çalımlı çalımlı yürüme! Çünkü Allâh kibirle kasılan, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez. Yürürken ölçülü, mûtedil,tabii ol! Konuşurken sesini ayarla, bağırarak konuşma! Unutma ki…

Devamını Oku »

YAPTIĞIMIZI ÇOK GÖRMEMELİYİZ

74/ EL-MÜDDESSİR -6- Yaptığını çok görerek başa kakma.

Devamını Oku »

YİYECEKLERİN HELÂL VE TEMİZ OLANINI YEMEYE TEŞVÎK

5/ EL-MÂİDE -88- ALLÂH’ın size verdiği rızıklardan helâl ve temiz olarak yeyin ve inandığınız ALLÂH’dan korkun. İnsan sağlığı için yenilen yiyecekelerin ne kadar temiz olmasına dikkat çekiliyor. Kullanılan malzeme, hazırlanan ortam ve hazırlayan kişi/lerin temizliğine azâmi dikkat edilmeli. Rûhi sağlığımız için de helâl olmasına aynı hassâsiyeti, hattâ daha fazlasını göstermeliyiz.

Devamını Oku »

YOKSA CÂHİLİYYE HÜKMÜNÜ MÜ ARIYORLAR?

5/ EL-MÂİDE -50- Yoksa câhiliyye hükmünü mü arıyorlar? Kesinlikle bilen bir toplum için ALLÂH’dan daha güzel hüküm veren kim olabilir?

Devamını Oku »

YAKÎN (İlmel Yakîn & Aynel Yakîn & Hakkal Yakîn)

Yakîn (a.i); sağlam bilgi, iyi kat’i olarak bilme. -İlm-el Yakîn ; kat’i olarak edinilmiş, sağlam bilgi. -Ayn-el yakîn; bir şeyi kendi gözüyle görüp mahiyetini bilme. -Hakk-el yakîn; gerçekliğinde hiç şüphe olmayan. -Falan yerde bir göl olduğunu bilmek ilm-el yakîn. O gölü gidip görmek ayn-el yakîn. O göle girmek hakk-el yakîn dir. 102/ et-Tekâsür -1-2-3-4-5-6-7-8- Oyaladı o çokluk kuruntusu sizleri. Tâ…

Devamını Oku »

YALANCI PEYGAMBERLER

YALANCI PEYGAMBERLER 6/ el-En’âm -21- Kim ALLÂH’a karşı yalan uydurandan, ya da onun âyetlerini yalanlayandan daha zalimdir? Şüphesiz ki, zalimler kurtuluşa eremez. 93- ALLÂH’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “ALLÂH’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, “Haydi…

Devamını Oku »

YAPRAK DAHİ ALLLÂH’IN İZNİ OLMADAN DÜŞMEZ!

6/ el-En’âm -59- Bilinmeyen nice hazîneler ve görünmeyen gayb âleminin anahtarları O’nun yanındadır. Onları kendisinden başkası bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O’nun haberi olmadan bir tek yaprak bile düşmez. Yeraltı tabakalarının karanlıkları içindeki tek bir tane hasılı yaş ve kuru hiç bir şey yoktur ki; açık, net bir kitapta bulunmasın.

Devamını Oku »

YARATILIŞA MÜDÂHALE

YARATILIŞA MÜDÂHALE 4/ en-Nisâ -118-119- ALLÂH o şeytana lânet etti. Ve o da: “Elbette Senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de ALLÂH’ın yaratışını değiştirecekler” dedi. Kim ALLÂH’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyâna uğramış olur.

Devamını Oku »

YARATILANLARIN SAYILAMAYACAĞI

31/ Lokmân -27- Eğer yeryüzündeki ağaçlar hep kalem olsa, deniz de arkasından yedi deniz daha kendisine destek olduğu halde mürekkep olsa, yine de ALLÂH’ın kelimeleri yazmakla tükenmez. Şüphesiz ki ALLÂH çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Devamını Oku »

YERYÜZÜNDE KAÇ GÜN KALDINIZ?

23/ el-Mü’minûn -112- (ALLÂH) “Yeryüzünde kaç gün kaldınız?”diye sorar. 113- “Bir gün veya bir günden de az kaldık. Sayanlara sor!”derler. 114- “Gerçekten çok az kaldınız. Keşke bilseniz!” buyurur.

Devamını Oku »

YOKSA CÂHİLİYYE HÜKMÜNÜ MÜ ARIYORLAR?

5/ el-Mâide -50- Yoksa câhiliyye hükmünü mü arıyorlar? Kesinlikle bilen bir toplum için ALLÂH’dan daha güzel hüküm veren kim olabilir?

Devamını Oku »

YEDİ ÂYET

*Tefsir bilginleri, âyette geçen ‘tekrarlanan yedi âyet’in, Fâtiha sûresi, yahûd Kur’ân’ın yedi uzun sûresi olduğunu söylemişlerdir. (Diyânet) 15/ el-Hicr -87- Andolsun Biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve büyük Kur’ân’ı verdik.

Devamını Oku »

YEMİN ÂYETLERİ

36/ Yâsîn -2- Hikmet dolu Kur’ân’a andolsun ki. 37/ es-Sâffât -1- Andolsun o saf bağlayıp duranlara. 2- O haykırıp da sürenlere.3- Ve o yolda zikir okuyanlara. 38/ Sâd -1-2- Sâd. İbret dersi veren Kur’ân’a yemin ederim ki! 44/ ed-Duhân -2- O apaçık kitaba yemin olsun! 50/ Kâf -1- Ve Kur’ân-ı mecid hakkı için! 51/ ez-Zâriyât -1- O tozutup savuranlara, -Zerv;…

Devamını Oku »

HAZRETİ YA’KÛB -aleyhisselâm- HÜZÜN VE KEDERİNİ ALLÂH’A ARZ EDERDİ

HAZRETİ YA’KÛB -aleyhisselâm- HÜZÜN VE KEDERİNİ ALLÂH’A ARZ EDERDİ 12/ Yûsuf -86- Ya’kûb dedi ki: “Ben hüznümü, kederimi ancak ALLÂH’a şikâyet ederim ve ALLÂH tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri de bilirim.” -Düşüncemi dağıtan gamımı kederimi, tasamı (Râgıb el-İsfehâni)

Devamını Oku »
Başa dön tuşu
Kapalı