E

E

EBÂBİL KUŞLARI

105/ EL-FÎL -3- Üzerlerine ebâbili, sürü sürü kuşları salıverdi. 4- Bunlar onlara pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyorlardı. 5- Derken onları kurt yeniği ekin yaprağına çeviriverdi.

Devamını Oku »

EBÛ LEHEB

KUR’ÂN-I KERÎM’DE İSİMLERİ ZİKROLUNANLAR 1- Âzer 6/ el-En’âm -74- İbrâhîm babası Âzer’e demişti ki: Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum. 2- Cebrâil -aleyhisselâm- -Cebrâil (a.i.); Peygamberlere emir ve vahye vâsıta, memur olan ve dört büyük melekten biri olan melek. -“Cebrâil, İbranî lisânında ‘Abdullâh’ demektir.” (Ö.N.Bilmen) 2/ el-Bakara -87- Celâlim hakk’kı için…

Devamını Oku »

ECEL

3/ ÂL-İ İMRÂN -145- ALLÂH’ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünyâ menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de âhiret sevâbını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız. 6/ EL-EN’ÂM -2- Sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel takdîr eden O’dur. Tâyîn edilen bir ecel de (kıyâmet zamanı) O’nun katındadır. Sonra bir…

Devamını Oku »

EDEB

*Edeb (arapça.isim.cem’i:âdâb); utanılacak şeylerden insanı koruyan nitelik, her konuda haddini bilip sınırı aşmama, güzel hâl. *Âdâb; edepler, her konuda haddini bilip sınırı aşmama. 11/ Hûd -23- Fakat îmân edip sâlih amel işleyenler ve Rablerine karşı edebli olanlar, güvenen ve itâat edenler var ya, işte bunlar da cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî kalırlar. -Edeb bir tâc imiş nûru HÜDÂ’dan Giy ol…

Devamını Oku »

EĞER ALLÂH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINIRSANIZ

3/ ÂL-İ İMRÂN -120- Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, ALLÂH’a karşı gelmekten sakınırsanız onların hîleleri size hiçbir zarar vermez. Çünkü ALLÂH onların işlediklerini kuşatmıştır.

Devamını Oku »

EĞER ALLÂH’IN DİNİNE YARDIM EDERSENİZ

64:17. Eğer siz Allâh’a güzel bir borç verirseniz Allâh onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar. Allâh şükrün karşılığını verendir, Halîmdir (hemen cezâlandırmaz, mühlet verir).

Devamını Oku »

EĞER ALLÂH’I SEVİYORSANIZ!

3/ ÂL-İ İMRÂN -31- Ey Resûlüm, de ki: ‘Ey insanlar, eğer ALLÂH’ı seviyorsanız, gelin bana uyun ki ALLÂH da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın. ALLÂH Ğafur’dur, Rahîm’dir (çok affedicidir, engin merhamet ve ihsân sâhibidir).

Devamını Oku »

EĞER ALLÂH’A YARDIM EDERSENİZ

47/ SÛRE-İ MUHAMMED -7- Ey îmân edenler! Eğer siz ALLÂH’a yardım ederseniz (emrini tutar, dînini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.

Devamını Oku »

EĞER SENİ YALANLIYORLARSA

35/ FÂTIR -25- (Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de Peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa Peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitâbı getirmişlerdi.

Devamını Oku »

EĞER YERYÜZÜNDEKİLERİN ÇOĞUNA UYARSAN

6/ EL-EN’ÂM -116- Eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan seni ALLÂH yolundan saptırırlar. Çünkü onlar sâdece ‘zann’na uyarlar ve saçmalarlar. 117- Şüphesiz ki Rabbin, yolundan kimlerin saptığını çok iyi bilir. O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.

Devamını Oku »

EĞER ANLAŞMAZLIĞA DÜŞERSENİZ

4/ EN-NİSÂ -59- Ey îmân edenler! ALLÂH’a itâat edin, Peygambere de itâat edin ve sizden olan emîr sâhibine de itâat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; ALLÂH’a ve âhiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu ALLÂH ve Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.

Devamını Oku »

EĞER SANA ALLÂH’TAN BİR HAYIR DOKUNACAK OLURSA

10/ YÛNUS -107- Ve eğer ALLÂH, sana bir zarar dokunduracak olursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da O’nun hayrını engelleyebilecek kimse yoktur. O, lütfunu dilediği kuluna nasîb eder. ALLÂH çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

Devamını Oku »

EHL-İ BEYT

33/ EL-AHZÂB -33- Hem vakarınızla evlerinizde durun da önceki câhiliyyet devrinde olduğu gibi süslenip çıkmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. ALLÂH ve Resûlü’ne itâat edin. Ey ehli beyt! ALLÂH sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.

Devamını Oku »

ELDEN ÇIKANA TASALANMAMAK

ELDEN ÇIKANA TASALANMAMAK 3/ Âl-i İmrân -153- O vakit siz savaş meydanından hızla uzaklaşıyor, dönüp hiç kimseye bakmıyordunuz. Peygamber ise peşinizden sizi çağırıp duruyordu. Bunun üzerine ALLÂH, keder üzerine keder vererek sizi cezalandırdı. ALLÂH’ın sizi affetmesi, gerek elinizden gidene, gerek başınıza gelen felâkete esef etmemeniz içindir. ALLÂH bütün yaptıklarınızdan haberdardır. 57/ el-Hadîd -22- (Üzülmenize veya sevinmenize sebep olacak şekilde) gerek…

Devamını Oku »

EMRİ Bİ-L MA’RÛF, NEHYİ AN-İL MÜNKER

EMRİ Bİ-L MA’RÛF (1), NEHYİ AN-İL MÜNKER (2) (1) Dinin emirlerini, Kur’âni ve İslâmi hakikatleri neşretmek ve bildirmek, men’edilen şeyleri de yaptırmamak. İyiliği, İslâmi hususları emretmek ve teşvîk etmek, kötülüğü men’edip yaptırmamağa sevk etmek. (Fakat bu kudsi vazifeyi âdâbına itaat ve riayet ederek îfâ etmek lâzımdır, zira bu itaat da dinimizin emirlerindendir). “Ma’rûf; aklen ve şer’an güzel görünüp kitaba ve…

Devamını Oku »

EN BÜYÜK BAŞARI

61:12. Böyle yaparsanız sizin günahlarınızı aff eder ve içinden ırmaklar akan cennetlere ve özellikle Adn cennetlerinde çok güzel saraylara yerleştirir. İşte en büyük başarı, en büyük mutluluk budur.

Devamını Oku »

EŞLER ARASINDA SEVGİ

7/ EL-A’RÂF -189- Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan ALLÂH’dır. O, eşini kucaklayıp sarılınca (ona yaklaşınca), eşi hafîf bir yük yüklendi (hâmile kaldı). Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden Rableri olan ALLÂH’a şöyle duâ’ ettiler: “Eğer bize sâlih bir evlâd verirsen, biz muhakkak şükredenlerden olacağız.” 30/ ER-RÛM -21-…

Devamını Oku »

EVLATLAR

9/ ET-TEVBE -24- De ki: ‘Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım ve akrabânız, ter dökerek kazandığınız mallar, kesâda uğramasından endîşe ettiğiniz ticâret, hoşunuza giden konaklar, size ALLÂH’dan ve Resûlünden ve O’nun yolunda cihâd etmekten daha sevimli ve önemli ise, o hâlde ALLÂH emrini gönderinceye kadar bekleyin! ALLÂH öyle fâsıklar gürûhunu hidâyet etmez, umduklarına eriştirmez. 55- Onların malları da, evlâdları da…

Devamını Oku »

EV’LER

16/ EN-NAHL -80- ALLÂH size evlerinizden bir huzûr ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek yolculuğunuzda ve gerekse konaklama zamanlarınızda kolayca taşıyacağınız hafîf evler (çadırlar v.s.) ve yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar (giyinecek, kuşanacak, serilecek ve döşenecek) bir eşyâ’ ve ticâret malı yaptı. *EVLERİNİZİ KIBLEYE KARŞI YAPIN! 10/ YÛNUS -87- Biz Mûsâ ve kardeşine şöyle vahyettik; kavminiz için…

Devamını Oku »

EVLİLİK

2/ EL-BAKARA -221- Îmân etmedikleri sürece ALLÂH’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. ALLÂH’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir câriye ALLÂH’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. Îmân etmedikleri sürece ALLÂH’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. ALLÂH’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de, îmân eden bir köle, ALLÂH’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, ALLÂH…

Devamını Oku »

EYKE HALKI

*Eyke; sık ormanlık, demektir. Şu’ayb Peygamber (aleyhisselâm) ve kavminin ikâmet ettiği ülke olduğu için onlara ‘EYKE HALKI’denmişti. (Diyânet) 15/ EL-HİCR -78- Eyke halkı da gerçekten zâlimlerdi. 79- Biz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir. 50/ KÂF -14- Eyke halkı ve Tübbâ kavmi de, bunların hepsi Peygamberleri yalanladılar da (onlara) azâbım hak oldu.

Devamını Oku »

Hazreti EYYÛB -aleyhisselâm-

Hazreti EYYÛB -aleyhisselâm- 4/ en-Nisâ -163- Muhakkak Biz, Nûh’a ve ondan sonra gelen Peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrâhîm’e, İsmâîl’e, İshâk’a, Ya’kûb’a, torunlarına, Îsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleymân’a da vahyettik. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik. 6/ el-En’âm -84- Biz ona İshâk’ı ve Ya’kûb’u da hediye ettik. Hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nûh’a ve onun soyundan Dâvûd’a,…

Devamını Oku »

EĞER ALLÂH’A GÜZEL BORÇ VERİRSENİZ

64/ ET-TEĞÂBÜN -17- Eğer siz ALLÂH’a güzel bir borç verirseniz ALLÂH onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar. ALLÂH şükrün karşılığını verendir, Halîmdir. (hemen cezâlandırmaz, mühlet verir.)

Devamını Oku »

ENE

“Ben” anlamına gelen “ene” kelimesi Arap dilinde birinci tekil şahıs zamiridir. Bir tasavvuf terimi olarak ise sâlikin fenâ (kulun kendi fiil ve davranılarını görmekten fâni olması) hâlini ifâde eder. Kibir ve gurur anlamı taşıyan ene (ben) kelimesi, Kur’ân’da yerilmiştir. Böyle bir davranışın şeytâna özgü olduğu belirtilmiştir. (Diyânet) Varlığındır Hakk’tan ağyarlığın. 7/ A’RÂF -21- (Şeytân)Ve onlara “Elbette ben size öğüt verenlerdenim”diye…

Devamını Oku »

ENSÂR & ENSÂRULLÂH

(1) Ensâr (a.s.nâsır’ın cem’i); yardımcılar, muâvinler, müdâfîler, koruyucular. (2) Ensârullâh; Allâh’ın yardımcıları. 9/ et-Tevbe -100- İslâm’da birinci dereceyi kazanan Muhâcirler ve Ensâr ile onlara güzelce tâbi’ olanlar yok mu? ALLÂH onlardan râzı, onlar da ALLÂH’dan râzı oldular. ALLÂH onlara içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırladı. Onlar oralara devamlı kalmak üzere gireceklerdir. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı! 61/ es-Saff -14-…

Devamını Oku »

EN HAYIRLI ÜMMET

3/ ÂL-İ İMRÂN -110- Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeğe çalışır ve ALLÂH’a inanırsınız. Kitap ehli de inansaydı kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. İçlerinden îmân edenler de var, ama pek çoğu yoldan çıkmışlardır.

Devamını Oku »

“EYVÂH!”

25/ el-Furkân -27- O gün zalim kimse ellerini ısıracak: “Eyvâh! Keşke Peygamberin yanında bir yol tutsaydım!” diyecek. 28- “Eyvâh! Keşke falancayı dost edinmeseydim” diyecek. 69/ el-Hâkka -25-26-27-28-29- Kitabı solundan verilen ise “Keşke kitabım verilmeseydi! Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim! Ne olurdu o ölüm her şeyi bitirmiş olsaydı! Benden yana malım hiçbirşeye yaramadı. Saltanatım da yok olup gitti”der. 78/ en-Nebe’ -40- Şüphesiz…

Devamını Oku »

Hazreti EBÛ BEKİR -radıyallâhuanh-‘A İŞÂRET EDEN ÂYET-İ CELÎLE

9/ et-Tevbe -40- Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, ALLÂH ona yardım eder. Hani o kâfirler, onu Mekke’den çıkardıkları vakit sadece iki kişiden biri iken, ikisi de mağarada bulundukları sırada arkadaşına “Üzülme, çünkü ALLÂH bizimledir” diyordu. ALLÂH onun kalbine sükûnet ve kuvvet indirmişti ve onu görmediğiniz bir orduyla desteklemişti. Kâfirlerin sözünü alçaltmıştı. ALLÂH’ın kelimesi ise, en yüksek o! Ve ALLÂH…

Devamını Oku »

EKİN VE NESİL

ELÂ (*) *Elâ; kelimesi bir tenbih istihfaf edatıdır. Mühim bir söz başında söylenerek nazar-ı dikkati celbeder. ‘Agâh olunuz!’ meâlinde bulunur. (Ö.N.Bilmen) 2/ el-Bakara -12- Dikkat edin! Şübhesiz ki onlar, müfsidlerin (bozguncuların) ta kendileridir, fakat idrâk etmezler. 13- Onlara: “İnsanların (mü’minlerin) îmân ettiği gibi îmân edin!” denildiği zaman ise: “Biz, sefihlerin (beyinsizlerin) îmân ettiği gibi mi inanıyoruz?” derler. Dikkat edin! Muhakkak…

Devamını Oku »

ELHAMDÜLİLLÂH

*Her türlü övgü Allâh’a mahsûstur anlamına gelen bir duâ’ cümlesidir. Bu cümle Kur’ân-ı Kerîm’de 23 âyette zikrolunmuştur. Kur’ân’ın ilk sûresi olan Fâtiha, Besmele’den sonra bu cümle ile başlamaktadır. (Diyânet) 1/ el-Fâtiha -1- Hamd âlemlerin Rabbi olan ALLÂH’a mahsûstur.

Devamını Oku »

Hazreti ELYESA’-aleyhisselâm-

6/ el-En’âm -86- İsmâîl, Elyesa’, Yûnus ve Lût’u da (hidâyete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık. 38/ Sâd -48- İsmâîl’i, Elyasa’yı, Zü’l-Kifl’i de an. Hepsi de en hayırlı kimselerdendir.

Devamını Oku »

EMVELUKÜM VE EVLÂDUKÜM

63/ el-Münâfikûn -9- Ey îmân edenler mallarınız ve çocuklarınız sizi ALLÂH’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.

Devamını Oku »

ENE

*’Ben’ anlamına gelen ‘ene’ kelimesi Arab dilinde birinci tekil şahıs zamiridir. Bir tasavvuf terimi olarak ise sâlikin fenâ (kulun kendi fiil ve davranışlarını görmekten fâni olması) hâlini ifade eder. Kibir ve gurur anlamı taşıyan ene (ben) kelimesi, Kur’ân’da yerilmiştir. Böyle bir davranışın şeytana özgü olduğu belirtilmiştir. (Diyânet) Varlığındır Hakk’tan ağyarlığın. 7/ A’râf -21- (Şeytan)Ve onlara “Elbette ben size öğüt verenlerdenim”diye…

Devamını Oku »

ENSÂR & ENSÂRULLÂH

ENE ENSÂR (1) ENSÂRULLÂH (2) (1) Ensâr (a.s.nâsır’ın cem’i); yardımcılar, muâvinler, müdâfîler, koruyucular. (2) Ensârullâh; Allâh’ın yardımcıları. 9/ et-Tevbe -100- İslâm’da birinci dereceyi kazanan Muhâcirler ve Ensâr ile onlara güzelce tâbi’ olanlar yok mu? ALLÂH onlardan râzı, onlar da ALLÂH’dan râzı oldular. ALLÂH onlara içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırladı. Onlar oralara devamlı kalmak üzere gireceklerdir. İşte en büyük mutluluk, en…

Devamını Oku »

ERBAÎN

*Erbaîn (a.s.); 1-kırk 2-kırkıncı. 2/ el-Bakara -51- Bir zamanlar Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sonra siz onun arkasından zulmederek buzağıya tutuldunuz.

Devamını Oku »

ERZELİ ÖMÜR

22/ el-Hac -5- Ey insanlar! Eğer ba’sten şübhede iseniz şu muhakkak ki biz sizi bir topraktan halketmekteyiz, sonra bir alekadan, sonra hılkati belli belirsiz bir mudgaden, ki size anlatalım diye hem müsemma bir ecele kadar dilediğimiz müddet rahimlerde durduruyoruz da sonra sizi bir bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da kuvvetinize irmeniz için, bununla beraber içinizden kimisi vefat ettiriliyor, yine içinizden kimisi…

Devamını Oku »

ESÂTİR

*Esâtir; yalan, bâtıl söz. Kitaplarda tetkik ve tanzim edilmeksizin yazılan, eski milletlere ait bulunan kıssalardan hikâyelerden ibârettir. (Ö.N.Bilmen) 8/ el-Enfâl -31- Ve âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: Artık işittik, eğer dileyecek olsak bunun mislini biz de söyleyebiliriz. Bu evvelkilerin efsanelerinden başka bir şey değildir.

Devamını Oku »

ESERİ-S SÜCÛD

ESERİ-S SÜCÛD 48/ el-Fetih -29- Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır.

Devamını Oku »

EMRULLÂH

*Emr (a.i.c:evâmir); 1-iş buyurma, buyruk, buyrultu. 4/ en-Nisâ -47- Ey îmân edenler! Gelin, bazı yüzleri, yüz olmaktan çıkarıp onları tersine çevirmeden veya onları cumartesi yasağını çiğneyenleri lânetlediğimiz gibi lânetlemeden önce, yanınızdakini onaylayıp doğrulamak üzere inzal ettiğimiz bu kitaba îmân edin. ALLÂH’ın emri ve irâdesi her zaman gerçekleşe gelmiştir.

Devamını Oku »

ESFEL-İ SÂFİLÎN

ESFEL-İ SÂFİLÎN *Esfel (a.s.); en sefîl, pek aşağı, çok bayağı, aşağı(taraf). 95/ et-Tîn -5- Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık (insanı).

Devamını Oku »

ESMÂ’-Yİ HÜSNÂ

ESMÂ’-Yİ HÜSNÂ (*) *En güzel isimler, demektir. (Diyânet) 7/ el-A’râf -180- En güzel isimler ALLÂH’ındır, o halde bu isimlerle O’na duâ’ edin. O’nun isimleri konusunda hakk’tan sapanları terk edin. Onlar işlediklerinin cezasını çekeceklerdir. 17/ el-İsrâ -110- De ki: “Duâ’ ederken ister “ALLÂH” ister “Rahmân” diye hitab edin. Hangisini deseniz en güzel isimler hep O’nundur!” Namazında sesini pek yükseltme, ama iyice…

Devamını Oku »

EÛZÜ

Avz: (Avez) (İyâz, meaz, meâze) Sığınma. Sığınak. Melce. Sığınacak yer. 2/ el-Bakara -67- Hani bir zamanlar Mûsâ kavmine demişti ki ALLÂH, size bir bakara (sığır) boğazlamanızı emrediyor. Onlar da “Sen bizimle eğleniyor, alay mı ediyorsun?” dediler. Mûsâ da: “Böyle câhillerden biri olmaktan ALLÂH’a sığınırım” dedi. 3/ Âl-i İmrân -35- İmrân’ın karısı: “Rabbim, karnımdakini tam hür olarak Sana adadım, benden kabul…

Devamını Oku »

EVLİYÂ’

EVLİYÂ’ (*) *Evliyâ’(a.i.velî’nin cem’i); 1-kerâmet sahibi olanlar, erenler 2-Allâh’a daha yakın bulunanlar 3-emir sahibi bulunanlar 4-himâye edenler, koruyanlar. 7/ el-A’râf -3- Rabbinizden size inzal olana itaat edin. O’nun dışındakileri evliyâ’ edinmeyin. Siz çok az şükrediyorsunuz. 10/ Yûnus -62- Âgâh olun! ALLÂH dostlarına, işte onlara hiç bir korku yoktur, onlar mahzûn da olmayacaklar. 63- Onlar ALLÂH’a îmân etmişlerdir, hep takvâ ile…

Devamını Oku »

EYYÂMALLÂH

EYYÂMALLÂH 45/ el Câsiye -14- ALLÂH’ın ceza günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar.

Devamını Oku »

EY O BÜTÜN ÎMÂN EDENLER

EY O BÜTÜN ÎMÂN EDENLER 2/ el-Bakara -153- Ey o bütün îmân edenler sabr-ü salât ile yardım isteyin, şüphe yok ki ALLÂH sabredenlerle beraberdir. 172- Ey o bütün îmân edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoşlarından yiyin ve ALLÂH’a şükreyleyin eğer ancak O’na tapıyorsanız. 178- Ey o bütün îmân edenler! Maktuller hakkında üzerinize kısas yazıldı: hürre hür, köleye köle, dişiye dişi,…

Devamını Oku »

EY ÂDEMOĞULLARI

EY ÂDEMOĞULLARI Benî (a.i.); oğullar. 7/ el-A’râf -27- Ey Âdemoğulları! Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belâya düşürmesin! Çünkü o ve kabîlesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık. 31- Ey Âdem’in evlatları! Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin. Yiyin, için fakat…

Devamını Oku »

EZÂN-I MUHAMMEDÎ

5/ el-Mâide -58- Siz ezân okuyarak namaza davet edince, bunu alay ve eğlence konusu yaparlar. Onların böyle yapmalarının sebebi, akıllarını kullanmayıp bu güzelliği anlamamalarıdır. -Bu mübârek âyet-i celîle, ezânın dayanağıdır. Ayrıca ezânla alay edip hafife almanın küfür olduğuna delâlet eder. (Suat Yıldırım) -“İnsanlar ezan okumanın ve ilk safta namaz kılamanın faziletini bir bilselerdi ve bunlara nail olmak için kur’a çekmekten…

Devamını Oku »

EZÂ

*Ezâ; Bir hayvanın, canlının nefsine, cismine ya da kazancına, servetine, ilişen dünyevî ya da uhrevî zarar. Denizde yolculuk yapanlara eziyet, sıkıntı veren dalgaya ‘eziyyu’ denmiştir. (Râgıb el-İsfehâni) 2/ el-Bakara -264- Ey îmân edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin. O adam gibi ki, insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne ALLÂH’a inanır, ne âhiret gününe. Artık onun hâli, bir…

Devamını Oku »

EMVELUKÜM VE EVLÂDUKÜM

EMVELUKÜM VE EVLÂDUKÜM 63/ el-Münâfikûn -9- Ey îmân edenler mallarınız ve çocuklarınız sizi ALLÂH’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.

Devamını Oku »

ESFEL-İ MİN-EN NÂR

4/ en-Nisâ -145- Kesinlikle münâfıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar!

Devamını Oku »
Başa dön tuşu
Kapalı