B

B

BABA’YA VE ÇOCUĞA EDİLEN YEMİN

90/ EL-BELED -3- Babaya ve ondan meydâna gelen çocuğa yemîn ederim ki. (Bkz: YEMİN ÂYETLERİ)

Devamını Oku »

BABA SÖZÜ

12/ YÛSUF -67- ‘Evlâdlarım!’ diye ilâve etti: ‘Şehre aynı kapıdan değil de, ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben ne yapsam, ALLÂH’dan gelecek takdîri önleyemem. Zîrâ hüküm, yalnız ALLÂH’ındır. Onun içindir ki ben ancak O’na dayanır, O’na güvenirim. Tevekkül edenler de yalnız O’na dayanıp güvenmelidirler.’ 68- Babalarının kendilerine emrettiği şekilde ayrı ayrı kapılardan girerek onun emrini yerine getirdiler. Ama bu tedbîr,…

Devamını Oku »

BAL

16/ EN-NAHL -68- Senin Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin. 69- Sonra meyvelerin hepsinden ye de, Rabbinin (sana) kolay kıldığı yollara gir, diye ilhâm etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir bal çıkar ki, onda insanlar için şifâ’ vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir millet için, büyük bir ibret vardır. 47/ SÛRE-İ MUHAMMED…

Devamını Oku »

BASKI VE İŞKENCE

2:191. Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir. Yalnız Mescid-i Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezâsı böyledir. 2:193. Hem bir fitne kalmayıp, din yalnız Allâh’ın oluncaya kadar onlarla çarpışın Vazgeçerlerse, düşmanlık ancak zâlimlere karşıdır. 2:217. Ey Muhammed! Sana haram aydan…

Devamını Oku »

BAŞA GELENE SABIR

31/ LOKMÂN -17- “Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir.”

Devamını Oku »

BAŞARI

4/ EN-NİSÂ -13- İşte bu (hükümler) ALLÂH’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim ALLÂH’a ve Peygamberine itâat ederse, ALLÂH onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır. 5/ EL-MÂİDE -119- ALLÂH şöyle diyecek: ‘Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür.’ Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. ALLÂH onlardan râzı olmuş, onlar da ALLÂH’dan râzı olmuşlardır. İşte…

Devamını Oku »

BAŞIMIZA GELEN MUSİBETLER

42/ EŞ-ŞÛRÂ -30- Başınıza gelen herhangi bir musîbet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla berâber ALLÂH yine de çoğunu affeder.

Devamını Oku »

BASÎRET

*Basîret (arapça.isim); önden görüş. seziş. 3/ ÂL-İ İMRÂN -13- Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk ALLÂH yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. ALLÂH da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basîreti olanlar için bunda elbette ibret vardır. 7/ EL-A’RÂF -203- (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir âyet getirmediğin zaman (alay ederek)…

Devamını Oku »

BÂTIL İNANÇLAR

2/ el-Bakara -189- Sana hilâllerden soruyorlar. De ki: Onlar insanlar için de, hac için de vakit ölçüleridir. Bununla beraber iyilik, evlere arkalarından gelmeniz değildir. Fakat iyiliğe eren, kötülükten korunan kimsedir. Evlere kapılarından gelin, ALLÂH’dan korkun ki, kurtuluşa eresiniz. 5/ el-Mâide -103- ALLÂH, ne “bahîre”yi, ne “sâibe”yi, ne “vasîle”yi ve ne de “hâm”ı meşrû kılmıştır! Fakat küfredenler, ALLÂH’a yalan iftira etmektedirler.…

Devamını Oku »

BÂTIL YOLU TUTANLAR

7/ EL-A’RÂF -172- Bir de Rabbin, Âdemoğullarından, bellerindeki zürriyyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şâhid tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” dediği vakit, “pekâlâ Rabbimizsin, şâhidiz” dediler. (Bunu) kıyâmet günü “Bizim bundan haberimiz yoktu.” demeyesiniz diye (yapmıştık). 173- Yâhûd atalarımız daha önce şirk koşmuşlardı. Biz onlardan sonra gelen bir nesil idik, şimdi o bâtıl yolu tutanların yaptıkları yüzünden bizi helâk…

Devamını Oku »

BEDEVİLER

9/ ET-TEVBE -97- Bedevîler, inkâr ve münâfıklık bakımından daha beterdirler. Bununla berâber ALLÂH’ın, Resûlüne indirdiği (hükümlerin) sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. ALLÂH Alîm’dir, Hakîm’dir. 98- Bedevîlerden kimi de var ki, verdiğini angarya sayar ve sizin üzerinize belâlar gelmesini bekler. O çirkin belâlar kendi başlarına olsun! ALLÂH her şeyi işitendir, bilendir. 99- Yine bedevîlerden kimi de vardır ki, ALLÂH’a ve âhiret gününe…

Devamını Oku »

BEDİR SAVAŞI

*Bedir; sözlükte; ‘olgun, tamam, kâmil’demek olan ‘bedir’ ay’ın en parlak ve dolgun haline denir. Türkçede bu durum “dolunay” tâbiri ile ifade edilir. Edebiyyatta güzellik sembolüdür. Bedir, Mekke ile Şam yolu üzerinde yaya yürüyüşüyle Medîne’ye 3 günlük (160 km), Mekke’ye 10 günlük, Kızıldeniz sahiline 30 km uzaklıkta bir yerleşim yerinin adıdır. Burada 17 Ramazan Cum’a / 14 Mart 624 tarihinde Mekke…

Devamını Oku »

BENCİL HAYAT

9/ ET-TEVBE -34- Ey îmân edenler! Doğrusu hahamların ve rahiplerin çoğu halkın mallarını haksız yollardan yerler ve insanları ALLÂH’ın yolundan uzaklaştırırlar. Altını, gümüşü yığıp ALLÂH yolunda harcamayanlar var ya, işte onları acı bir azâbın beklediğini müjdele! 35- Yığılan bu altın ve gümüş cehennem ateşinde kızdırılarak, bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün onlara: ‘İşte!’ denilecek, ‘sizin nefisleriniz için yığıp…

Devamını Oku »

BESMELE ÂYETİ

-Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla anlamına gelen “Bismillâhirrahmânirrahîm” âyetinin adıdır. Besmeleye “Allâh’ın adını adını anmak” anlamına gelen “tesmiye”de denir. Besmele, Neml sûresinin 30. âyetinin bir bölümü ve Fâtiha sûresinin ilk âyetidir. Tevbe sûresi hariç diğer sûrelerin başında besmele yazılmıştır. Sûre başlarındaki besmeleler, müstakil bir âyettir. Ancak o sûreye dâhil değildir. Besmele çeken Kur’ân okumuş ve Allâh’ı anmış olur. Kur’ân-ı…

Devamını Oku »

BEYÂN KABİLİYETİ

*Beyân (arapça.isim.cem’i:Beyânât); 1-anlatma, açık söyleme, bildirme. 2-ed:belâgat ilminin hakikat, mecaz, hikâye, teşbih istiar gibi bahisleriniöğreten kısmı (bkz:belâgat) Belâgat (arapça.isim); 1-iyi, güzel, pürüzsüz söz söyleme, uzdillilik 2-ed:sözün düzgün, kusursuz, yerinde ve adamına göre söylenmesini öğreten ilim dalı. 55/ Er-Rahmân -1- Rahmân (çok merhametli olan ALLÂH) 2- Kurân’ı öğretti. 3- İnsanı yarattı. 4- Ona beyânı öğretti.

Devamını Oku »

BİLEREK KONUŞMAK

6/ EL-EN’ÂM -143- O, (hayvanlardan) sekiz eşi de yaratandır: (Erkek ve dişi olarak) koyundan iki, keçiden de iki. Ey Muhammed! De ki: ‘ALLÂH iki erkeği mi harâm kıldı, yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin Rahîmlerinde bulunan (yavru)ları mı? Eğer doğru söyleyenler iseniz bana bilerek haber verin.’ 148- ALLÂH’a ortak koşanlar diyecekler ki: “ALLÂH dileseydi ne biz ortak koşardık, ne…

Devamını Oku »

BİLMEDİĞİMİZİ BİLENE SORUP ÖĞRENMEK

18/ EL-KEHF -66- Mûsâ ona: “ALLÂH’ın sana öğrettiği ilim ve hikmetten bana da öğretmen için sana tâbi olabilir miyim?” dedi. 67- (Hızır) dedi ki: “Doğrusu sen benimle aslâ sabredemezsin. 68- “İçyüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredeceksin?” 69- Mûsâ: “İnşâallâh beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı gelmeyeceğim” dedi. 21/ EL-ENBİYÂ -7- Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri Peygamber…

Devamını Oku »

BİNALAR ALLÂH RIZÂSI İÇİN YAPILMALI

9/ ET-TEVBE -109- Binâsını, ALLÂH’a karşı gelmekten sakınma ve Onun rızâsını kazanma temelleri üzerine kuran kimse mi hayırlıdır; yoksa yapısını, yıkılmak üzere olan bir uçurum kenarına kurarak onunla berâber cehenneme yuvarlanan mı? ALLÂH zâlimler gürûhunu hidâyet etmez, umduklarına eriştirmez. 110- Onların kurmuş oldukları bu türlü binâlar, kalpleri parça parça olmadıkça, kalblerinde bir nîfak düğümü olup kalacaktır. ALLÂH, Alîm’dir, Hakîm’dir.

Devamını Oku »

BİRLİK VE BERABERLİK

3/ ÂL-İ İMRÂN -103- Hep birlikte ALLÂH’ın ipine (kitâbına, dînine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. ALLÂH’ın üzerinizdeki ni’metini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun (bu) ni’meti sâyesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte ALLÂH size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz. 104- İçinizden…

Devamını Oku »

BİR MİLLET KENDİNİ DEĞİŞTİRMEDİKÇE

8/ EL-ENFÂL -53- Bu cezânın sebebi şudur: Bir millet kendilerinde bulunan güzel ahlâk ve meziyyetleri değiştirmedikçe ALLÂH da onlara verdiği ni’meti, güzel durumu değiştirmez. Bir de şundan ki: ALLÂH her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.

Devamını Oku »

BORÇLUYA MÜHLET

2/ EL-BAKARA -280- Eğer borçlu sıkıntıda ise, kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin. Şâyet bilirseniz, alacağınızı bağışlamanız sizin için daha da hayırlıdır. Eğer alacaklı müsamahakâr davranıyor süre tanıyorsa borçlunun da bu durumu istimar etmemesi lâzım.

Devamını Oku »

BORÇ ALIP VERMEDE USÛL

BORÇ ALIP VERMEDE USÛL -Bakara sûresi 282. âyet Kur’ân-ı Hakîmdeki en uzun âyettir. 15 satırdır. Tam ‘bir’ sahifedir. Borç alıp-vermede yazışmayı yazışmayı emreder. Bu mübârek âyet-i Celîleye bazı ulemâ ‘noter âyeti’ demişlerdir. -Borcu süresiyle yazın, belli olmayan süreler söylemeyin. Mesela; hasat zamanı veya hacıların dönüşü gibi kapalı ifadeler kullanmayın. Böyle yapmak hem arada doğabilecek tartışmayı engeller hem de daha güvenli…

Devamını Oku »

BOYALARIN EN GÜZELİ(SIBGATALLÂH)

2/ EL-BAKARA -138- Siz ALLÂH’ın verdiği rengi alınız. ALLÂH’ın boyasından daha güzel boyası olan kimdir? ‘Biz ancak O’na ibâdet ederiz’ deyiniz.

Devamını Oku »

BOZGUNCULUK

MÜFSİD;1.İfsad eden, fenâlaştıran. Bozan.2.Başlanmış ibadeti bozan.3.Nifak koyan, fesad ilka eden. (Hiç bir müfsid, ben müfsidim demez. Daima sûret-i haktan görünür. Yâhut, bâtılı hak görür. Evet kimse demez “ayranım ekşidir.” Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticârette geziyor. Hatta, benim sözüme de ben söylediğim için hüsn-ü zan edip tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim. Veya bilmediğim halde…

Devamını Oku »

BULUTLAR

2/ EL-BAKARA -164- Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, ALLÂH’ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgârları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette ALLÂH’ın birliğine deliller vardır. 13/…

Devamını Oku »

BURÇLAR

15/ EL-HİCR -16- Andolsun Biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik. 17- Ve göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk. 18- Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş ta’kîb etmektedir. 25/ EL-FURKÂN -61- Gökte burçları var eden, onların içinde bir kandil (güneş) ve nûrlu bir ay barındıran ALLÂH, yüceler yücesidir.

Devamını Oku »

BÜTÜN CANLILARIN İDARESİ ALLÂH’A AİTTİR

11/ HÛD -56- “Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan ALLÂH’a dayanmaktayım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idâresi ve yönetimi O’nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır.” 57- “Eğer, yine de yüz çevirirseniz, ben size ne ile gönderilmişsem, işte onu tebliğ ettim. Ayrıca Rabbim, sizin yerinize başka bir kavmi getirir de siz…

Devamını Oku »

BÜTÜN DAVRANIŞLARIMIZDAN SORGUYA ÇEKİLECEĞİZ

16/ EN-NAHL -93- ALLÂH dileseydi sizin hepinizi bir tek ümmet yapardı. Lâkin O, dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir. Şu kesin ki sizler bütün yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz.

Devamını Oku »

BÜYÜ

113/ el-Felâk -1- De ki: “Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım, 2- Yarattığı şeylerin şerrinden, 3- Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, 4- Ve düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden.

Devamını Oku »

BÜYÜCÜLER İFLAH OLMAZLAR

10/ YÛNUS -76- Onlara tarafımızdan gerçek ulaşınca: ‘Bu besbelli bir sihirdir.’ dediler. 77- Mûsâ dedi ki: ‘Size gelen gerçeği böyle mi nitelendiriyorsunuz? İnsaf edin, sihir midir bu? Şu bir gerçektir ki büyücüler iflâh olmazlar.’

Devamını Oku »

BÜYÜK GÜNAHLARDAN KAÇINMAK

4/ EN-NİSÂ -31- Eğer size yasaklanan (günâh)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günâhlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

Devamını Oku »

BABANIZ İBRÂHÎM

22/ el-Hac -78- ALLÂH uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrâhîm’in dinine uyun. ALLÂH, sizi hem daha önce, hem de bu Kur’ân’da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şâhid (ve örnek) olsun, siz de insanlara şâhid (ve örnek) olasınız. Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve ALLÂH’a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O,…

Devamını Oku »

BATŞAT-EL KÜBRA

44/ ed-Duhân -16- O büyük sıkışla sıkacağız kıyamet gününde biz kesinlikle onları cezalandırıp intikam alacağız.

Devamını Oku »

BELDETÜN TAYYİBETÜN

34/ Sebe’-15- Andolsun ki Sebe’ kavmi için oturdukları yerde bir ibret vardır. Biri sağda diğeri solda iki bahçeleri vardı. Onlara “Rabbinizin rızkından yiyin de O’na şükredin ne güzel bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rab” denildi.

Devamını Oku »

BELH-ÜM ADÂL

7/ el-A’râf -179- İşte bunlar hayvanlar gibi, hattâ daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gâfillerin tâ kendileridir. 25/ el-Furkân -44- Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten söz dinleyeceğini yahut akıllanacağını mı sanıyorsun? Gerçekte onlar hayvanlar gibidir, hattâ gidişçe daha sapıktırlar.

Devamını Oku »

BERABERDİR HAZRETİ ALLÂH

2/ el-Bakara -194- Hürmetli ay hürmetli ay’a ve bütün hürmetler birbirine karşılıktır. O halde kim size saldırdıysa, siz de ona yaptığı saldırının ayniyle saldırın da ileri gitmeye ALLÂH’dan korkun ve bilin ki ALLÂH, takvâ sahipleriyle beraberdir. 249- Tâlût, ordu ile hareket edince dedi ki: “ALLÂH sizi mutlaka bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse, benden değildir. Kim de onu tatmazsa,…

Devamını Oku »

BERAAT

*Beraat; lûgatta: herhangi fenâlıktan uzaklaşmak, beri olmak. Siyâset bakımından iki zümre arasındaki emniyetin, ismetin, sulh ve salâhın kesilip bertaraf edilmesi. (Ö.N.Bilmen) 9/ et-Tevbe -1- Bu, bir ayrılık ihtarıdır! ALLÂH Teâlâ ve resûlü tarafından kendileriyle muahede (anlaşma) yapmış olduğunuz müşriklerle.

Devamını Oku »

BEYT-İ ATİK

22/ el-Hac -33- Sonra bunlar beyt-i atik de son bulurlar.

Devamını Oku »

BEYYİNE

-Malum ki nur gibi kendisi beyyin yani gayet açık olup da başkasını da beyan eden açıklatan. (Elmalılı Tefsiri) 98/ el-Beyyine -1- Ehl-i kitap ve müşriklerden o küfredenler infikâk edecek değildi gelinceye kadar kendilerine beyyine.

Devamını Oku »

BITANE

*Bıtane; esâsen elbisenin içyüzündeki astar demektir. Bundan bir kimsenin esrarına vâkıf olan pek sıkı dostuna da bıtane ıtlak edilir. Mü’minlerin kendi ehl-i milletinden maadasını yani gerek küffarı gerekse münâfıkları içyüzlerine vâkıf olacak umur-u hususta kullanmaktan nehiy olunmuştur ki bu nehyin hususat-ı şahsiyeye dahi şumülü bulunmakla beraber siyak-ı âyet daha ziyade umur-u âmmeye nazırdır. (Elmalılı Tefsiri) *Bir kimsenin kendi işinin iç…

Devamını Oku »

Bİ-İZN-İLLÂH

*Bi-izn-illâh (a.b.z); Allâh’ın izniyle. 2/ el-Bakara -97- Söyle; her kim Cebrâil’e düşman ise iyi bilsin ki, Kur’ân’ı senin kalbine ALLÂH’ın izniyle kendinden önceki vahiyleri onaylayıcı, mü’minlere hidâyet ve müjde kaynağı olmak üzere o indirdi.

Devamını Oku »

BİLLÂHİ

*Billâhi (a.z); Allâh için. 4/ en-Nisâ -62- Kendi ellerinin yaptıkları yüzünden başlarına bir musîbet geldiği zaman hâlleri nasıl olur? Sonra san gelip “Billâhi biz, ancak iyilik etmek ve arabulmak istedik” diyerek ALLÂH’a yemin ederler.

Devamını Oku »

BİRR-Ü TAKVÂ

2/ el-Bakara -189- Sana hilâlleri sorarlar. De ki: Onlar insanlar için; özellikle hac için vakit ölçüleridir. Evlere arka taraftan girmeniz fazîlet değildir. Asıl fazîlet, haramlardan sakınan insanın gösterdiği fazîlettir. Öyleyse evlere kapılardan girin. ALLÂH’a karşı gelmekten sakının ki umduğunuza kavuşasınız. (Bkz: İnfâk İle Birr’e Ermek)

Devamını Oku »

BİYA’

(Bkz: İbâdethaneler)

Devamını Oku »

“BU NASIL DEFTER ?..”

18/ el-Kehf -49- O gün herkesin amel defteri ortaya konulmuştur. Ey Muhammed! Günahkârların, amel defterlerinden korkarak: “Eyvâh bize! Bu nasıl deftermiş ki, büyük küçük hiçbir şey bırakmadan hepsini saymış dökmüş” dediklerini görürsün. Onlar, bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Devamını Oku »

BİLMEDİĞİMİZ ŞEYİN ARDINA DÜŞMEMEK

BİLMEDİĞİMİZ ŞEYİN ARDINA DÜŞMEMEK 17/ el-İsrâ -36- Bilmediğin şeyin peşine düşme! Çünkü kulak, göz, kalb gibi azaların hepsi de sorguya çekilecektir. -Ne mutlu şol kimseye ki kendi ayıplarını görür. Hadis-i şerif -Gizli ayıpları soran gönüllerde kendine muhabbet bulamaz.

Devamını Oku »
Kapalı