V

V

VAHİY

VAHİY (*) *Vahy; lûgatte kelâm, irsal (gönderme, gönderilme), işâret, ilhâm, bir şeyi gizlice bildirmek mânâlarında müstağmeldir. Lisân-ı şerâitte vahy; Cenâb-ı Hakk’kın dilediği şeyleri Peygamberlerine birer tarik ve i’lâm (bildirme, bildirilme) ve ifham (anlatma, anlatılma) ve ta’lîm buyurması demektir. Vahyler iki kısımdır; birisi ‘vahy-i metlu’dur ki: bu Kur’ân-ı azîmdir. Cibril-i emîn taraf-ı ilâhiden getirip Efendimize tebliğ etmiştir. Diğeri de’vahy-i gayr-i metlu’dur…

Devamını Oku »

SANA VAHYOLUNANI OKU

29/ EL-ANKEBÛT -45- (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. ALLÂH’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibâdettir. ALLÂH yaptıklarınızı biliyor. 96/ EL-ALÂK -1- Yaratan Rabbinin adıyla oku!

Devamını Oku »

VASİYET

*Vasiyyet (arapça.isim.cem’i:vesâyâ); Bir kimsenin vefâtından sonra yapılmasını istediği şey. 2/ EL-BAKARA -180- Birinize ölüm geldiği vakit, bir hayır (bir mal) bırakacaksa, babası, anası ve en yakın akrabâsı için meşrû bir sûrette vasiyyet etmek, ALLÂH’dan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vâcib bir hakk olarak size farz kılındı. 181- Şimdi her kim, bunu duyduktan sonra onu değiştirirse, her hâlde vebâli, sırf o…

Devamını Oku »

VUSLAT’A DÂİR

5/ EL-MÂİDE -35- Ey inananlar, ALLÂH’dan korkun, O’na yaklaşmaya yol arayın ve O’nun yolunda cihâd edin ki, kurtuluşa eresiniz. 74/ EL-MÜDDESSİR -7- Rabbinin rızâsına ermek için sabret. 84/ EL-İNŞİKÂK -6- Ey insan! Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihâyet O’na mülâkî(*)olacaksın. *Mülâkî (arapça.sıfat.lika’dan); buluşan, kavuşan, görüşen.

Devamını Oku »

VAHDÂNİYET(ALLÂH’IN BİRLİĞİ)

VAHDÂNİYET (ALLÂH’IN BİRLİĞİ) 2/ el-Bakara -133- Yoksa siz de olaya şâhid mi oldunuz; Ya’kûb’a ölüm hâli gelip çattığı zaman, oğullarına; “Benden sonra neye ibâdet edeceksiniz?” dediği zaman, oğulları; “Senin ALLÂH’ına ve ataların İbrâhîm, İsmâîl ve İshâk’ın ALLÂH’ına, tek olan o ALLÂH’a ibâdet edeceğiz. Biz ancak O’na boyun eğen müslümanlarız” dediler. 163- Her halde hepinizin ilâhı, bir tek ilâhtır. Ondan başka…

Devamını Oku »

VAAD’ALLÂH

VAAD’ALLÂH 48/ el-Fetih -29- ALLÂH, onlara îmân edip sâlih amel işleyenlere mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.

Devamını Oku »

VA’Z & VÂİZ

VA’Z (1) VÂİZ (2) (1) Va’z (a.i.); 1-bir kimseye kalbini yumşatacak, kendisini iyiliğe sevk edecek sûrette söz söyleme 2-dinî öğüt. (2) Vâiz (a.s ve i.va’z’dan.c:vâizân, vu’âz); dinî öğütlerde bulunan. 26/ eş-Şu’arâ -136- Dediler “Sen bize ha va’z vermişsin, ha va’z verenlerden olmamışsın, fark etmez, bizim için ikisi de birdir.” “Din nasihattır” Hadis-i şerif

Devamını Oku »

VAKAR

VAKAR 25/ el-Furkân -63- Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Câhiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler. 33/ el-Ahzâb -32- Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Takvâ sizin sıfatınız olduğuna göre, nâmahrem erkeklere hitab ederken tatlı ve cilvelî bir edâ ile konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan bir şahıs, şeytanî bir ümîde kapılmasın. Ciddî,…

Devamını Oku »

VASİYYET

VASİYYET (*) *Vasiyyet (a.i.c:vesâyâ); Bir kimsenin hayatı veya mematı ile gaybubeti halinde diğerlerinden bir şey yapmasını talep eylemektir ki Türkçe ‘ısmarlamak’ ta’bir olur. (Elmalılı Tefsiri) 2/ el-Bakara -180- Birinize ölüm geldiği vakit, bir hayır (bir mal) bırakacaksa, babası, anası ve en yakın akrabası için meşrû bir sûrette vasiyyet etmek, ALLÂH’dan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vâcib bir hakk olarak size…

Devamını Oku »

VELÎ

VELÎ (*) *Velî (a.i.c:evliyâ); 1-Allâh’ın 99 isimlerinden biri. 2-sahip 3-bir çocuğun her türlü hareketinden ve hâlinden sorumlu olan kimse 4-ermiş, eren. 2/ el-Bakara -257- ALLÂH, îmân edenlerin velîsidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velîleri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar. 3/ Âl-i İmrân -68- Doğrusu onların İbrâhîm’e en yakın olanı, ona uyanlar,…

Devamını Oku »

VALLÂHİ

VALLÂHİ 6/ el-En’âm -23- Sonra onların cevâbı sadece “Ey Rabbimiz! ALLÂH’a yemin ederiz ki, bizler müşrik değildik!”demeleridir.

Devamını Oku »

VEMÂ EDRAKE

69/ el-Hâkka -1-2-3- Gerçekleşecek olan kıyamet! Nedir o gerçekleşecek olan kıyamet? Gerçekleşecek olan kıyametin ne olduğunu sen ne bileceksin? 74/ el-Müddesir -27-28-29- Sekar’ın ne olduğunu sen ne bileceksin? Geride bir şey koymaz, bırakmaz. Derileri kavurur. Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır. 77/ el-Mürselât -14- Bildin mi nedir o hüküm günü? 82/ el-İnfitâr -7-8-9- Hayır, günahkârların yazısı, muhakkak “Siccîn”dedir. “Siccîn”in ne…

Devamını Oku »

VERİLEN SÖZE BAĞLILIK

VERİLEN SÖZE BAĞLILIK -Akit, sözleşme demektir. Kelime burada, hem Kur’ân’ın getirdiği îmân esaslarını, Allâh’ın emir ve yasaklarını, uygulanması gereken kuralları, hem de genel anlamıyla kişilerin kendi aralarında yaptıkları sözleşmeleri, verdikleri sözleri kapsamaktadır. (Diyânet) -Vefâ; 1-Ahdinde, sözünde durma. 2-Sevgi ve dostlukta sebât ve devam. 3-Ödeme. 4-Yetişme. 5-Dince ve akılca lâzım gelen şeyi yerine getirip uhdesinden çıkma. 2/ el-Bakara -40- Ey İsrâiloğulları,…

Devamını Oku »

VESVESE

VESVESE (*) *Vesvese (a.i.); işkil, şüphe, kuruntu. -Akla gelen kötü, bozuk fikir. Aslı; kadınların ziynetlerinin sesi ve gizli ve alçak sesle fısıldamak demek olan “vesves” sözünden gelir (Râgıb el-İsfehâni) 3/ Âl-i İmrân -154- Sonra o kederin peşinden üzerinize bir güven duygusu indirdi. Sizden bir kısmını bürüyen tatlı bir uyku hâli verdi. Bir kısmınız ise can derdine düşmüş, ALLÂH hakkında câhiliyye…

Devamını Oku »

VESTAĞFİRULLÂH

2/ el-Bakara -199- Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin. ALLÂH’dan bağışlanmanızı isteyin. Çünkü ALLÂH çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Devamını Oku »

VETÎN

*Vetîn; kalp damarı, şah damarı, şiryanı ebher, bazıları da belkemiğinin iliği, nuha’ı şevki demişlerdir ki ikisi de kesilince sahibi derhal ölür. (Elmalılı Tefsiri) 69/ el-Hâkka -43-44-45-46-47- O, Rabbülâlemînden bir tenzildir. Eğer (Peygamber) Bize isnâden bazı laflar uydurmaya kalkışsaydı elbette Biz onu ondan dolayı yeminiyle yakalar (kuvvetle tutar hıncını alır)dık. Sonra da ondan vetînini (iliğini) keser atardık. O vakit hiç biriniz…

Devamını Oku »

VUSLAT

5/ el-Mâide -35-Ey îmân edenler! ALLÂH’a karşı gelmekten sakının, O’na yaklaşmaya vesîle arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz. 74/ el-Müddessir -7- Rabbinin rızasına ermek için sabret. 84/ el-İnşikâk -6- Ey insan! Sen cidden Rabbine doğru çabalar da çabalar, nihayet O’na mülâkî (*) olursun. *Mülâkî (a.s.lika’dan); buluşan, kavuşan, görüşen. -Kâdih; cehdeden, tırmalayan, bir şeye cidden çalışan demektir.

Devamını Oku »

VÜDD

VÜDD 2/ el-Bakara -105- Ey îmân edenler! Ehl-i kitaptan kâfirler ve putperestlerde Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Bir şeyi arzulayarak sevmek. Kâfirler ve müşrikler sizin peygamberinize ve onun vasıtasıyla ümmetine bir hayrın indirilmesini sevmez ve bundan hoşlanmazlar. (Rûhu’l Beyân)

Devamını Oku »

VERÂ-İ HİCAB

42/ eş-Şûrâ -51- Bununla beraber hiç bir beşer için kabil değildir ki ALLÂH ona başka suretle kelâm söylesin, ancak vahyile veya bir hicab arkasından veyâhud bir Resul gönderip de izniyle ona dilediğini vahyettirmesi müstesna, çünkü o çok yüksek, çok hakîmdir.

Devamını Oku »
Başa dön tuşu
Kapalı