K

KUR’ÂN-I KERÎM’DE ZİKROLUNAN YER İSİMLERİ

1- Ahkâf

46/ el-Ahkâf -21- Ey Muhammed! Âd kavminin kardeşi Hûd’u hatırla. Hani O, Ahkâf denilen yerde kavmini uyarmıştı. O’ndan önce ve sonra da nice Peygamberler gelip geçmiştir. Hûd, kavmine: “ALLÂH’dan başkasına kulluk etmeyin. Çünkü ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum” demişti.

2- Arafat & Meş’ar-i Haram

2-2/ el-Bakara -198- Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur. Arafat’tan indiğiniz zaman Meş’ar-i Haram (Müzdelife’de bir yerdir. Müzdelife vakfesinin burada yapılması sünnettir)yanında ALLÂH’ı zikredin. O’nu size gösterdiği şekilde zikredin. Doğrusu siz bundan önce gerçekten sapmışlardandınız.

-Arafat; Mekke-i Mükerreme şehrine on iki mil mesâfede bulunan bir dağın adıdır. (Ö.N.Bilmen)

– Meş’ar-i Haram; Müzdelife.

3- Arzı Mukaddes

5/ el-Mâide -21- Ey kavmim, haydi ALLÂH’ın sizin için yazdığı Arzı mukaddese girin ve arkanıza dönmeyin ki husrana düşerek berbad olursunuz.

4- Bâbil (*)

2/ el-Bakara -102- Tuttular da Süleymân mülküne dâir şeytanların uydurup izledikleri şeyin ardına düştüler. Halbuki Süleymân inkâr edip kâfir olmadı, lâkin o şeytanlar kâfirlik ettiler; insanlara sihir öğretiyorlar ve Bâbil’de Hârût ve Mârût’a, bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı.

*Bâbil (a.h.i); Bağdat’ın aşağı tarafında bulunan ve büyücülüğünden dolayı eski edebiyâtımızda “çehr-i Bâbil” olarak yer alan ve birçok dillerin meydana gelmesi bakımından da masal da adı geçen “Bâbil Kulesi” nin bulunduğu ilk çağdan kalma bir şehir.

-Bâbil; Bağdat’ın 93 km güneyinde ‘Hille’ kasabası civarında imiş. (Ö.N.Bilmen)

5-Bedir

(Bkz: BEDİR SAVAŞI)

6- Hicr

15/ el-Hicr -80- Yemin olsun Hicr halkı da peygamberleri yalanladılar.

-Hicr; Medîne’nin kuzeyinde vaktiyle Semûd kavminin yaşadığı bir yerin adıdır.

7-Huneyn

(Bkz: HUNEYN GAZVESİ)

9- İrem

89/ el-Fecr -7- Sütunlar sahibi İrem’e.

9- Makâm-ı İbrâhîm

(Bkz: MAKÂM-I İBRÂHİM)

10- Medîne-i Münevvere / Yesrib

9/ et-Tevbe -120- Medîne halkına ve civârdaki Bedevîlere, Resûlullah’ın emrine aykırı hareket etmek uygun olmadığı gibi, onun katlandığı zahmetlere öbürlerinin katlanmaya yanaşmamaları da yakışık almaz. Çünkü onların ALLÂH yolunda çektikleri hiçbir susuzluk, hiçbir yorgunluk ve hiçbir açlık, ayrıca kâfirleri öfkelendirecek ayak bastıkları hiçbir yer veya düşmana karşı elde ettikleri hiçbir başarı yoktur ki, karşılığında kendilerine sâlih bir amel yazılmış olmasın. Çünkü ALLÂH, güzel iş yapanların mükâfatını zâyi’ etmez.

33/ el-Ahzâb -13- Ey ehl-i yesrib!

11- Mekke-i Mükerreme

2/ el-Bakara -126- Ve o vakit İbrâhîm “Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından ALLÂH’a ve âhiret gününe îmân edenleri çeşitli meyvelerle rızıklandır” diye yalvardı. ALLÂH buyurdu ki: “küfredeni dâhi rızıklandırır da hayattan biraz nasîb aldırırım, sonra da onu ateş azabına uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktır!”

14/ İbrâhîm -35- Hatırla ki; Bir zaman İbrâhîm şöyle demişti: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!

37- “Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını namazı dosdoğru kılmaları için, Senin Beyt-i Haram’ının yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Artık Sen de insanlardan bir kısmını onlara meylettir. Ve onları bazı ürünlerle rızıklandır ki şükretsinler.

27/ en-Neml -91- (De ki): “Ben ancak her şeyin sahibi olan ve burayı mukaddes kılan bu şehrin (Mekke’nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Yine bana müslümanlardan olmam emredildi.”

28/ el-Kasas -57- “Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız” dediler. Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i Mükerreme’ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.

29/ el-Ankebût -67- Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken (öldürülürken, ya da esir edilirken), bizim (Mekke’yi) güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâlâ bâtıla inanıp ALLÂH’ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

90/ el-Beled-1-2- Yemin ederim bu beldeye ki sen de bu beldenin sakinisin.

95/ et-Tîn -3- Ve bu güvenli beldeye and olsun ki.

-Şehirlerin Anası

6/ el-En’âm -92- İşte bu (Kur’ân) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdîk eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye inzal ettiğimiz bir kitaptır. Âhirete îmân edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

42/ eş-Şûrâ -7- Böylece Biz sana Arabça bir Kur’ân inzal ettik ki, şehirlerin anası (olan Mekke) halkını ve etrâfındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.

-Mekke şehrinin kuzey kutup noktasına olan uzaklığı ile güney kutup noktasına olan uzaklığının oranı tam olarak 1,618 yani altın orandır. Mekke altın Oran noktasına sahip dünyadaki tek şehir. Kur’ân’da yazdığı gibi kaderde Mekke’yi şehirlerin anası ve en seçkini olarak tayin ettiğini ispatlamaktadır.

12- Mescid-i Aksâ

(Bkz: MESCİDLER & İSRÂ VE MÎRAÇ)

13- Mescid-ül-Haram

(Bkz: KÂBE-İ MUAZZAMA)

14- Mısır

10/ Yûnus -87- Biz Mûsâ ve kardeşine şöyle vahyettik; kavminiz için Mısır’da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın. Namaz kılın ve mü’minlere müjde verin.

15- Safâ ile Merve

2/ el-Bakara -158- Gerçekten de Safâ ile Merve ALLÂH’ın alâmetlerindendir. Onun için herkim hac veya umre niyetiyle Kâbe’yi ziyâret ederse bunları tavâf etmesinde bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse şüphesiz ALLÂH iyiliğin karılığını verir. O her şeyi bilir.

16- Sebe’

34/ Sebe’ -25- Yemin olsun Sebe’ halkı için yurtlarında bir işâret vardır.

-Sebe’; Yemen’de bulunan bir bölgenin ya da bir kabîlenin adıdır. (Bkz: Sûrelerin Anlamı)

17- Tuvâ

20/ Tâ hâ -12- Hemen ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen mukaddes bir vadi olan Tuvâ’dasın.

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı