M

MALLARINIZI SEFİHLERE VERMEYİN

*Sefîh; Aklı veya dini noksan olan, akla aykırı veya dine aykırı hareketlerde bulunan ahmak veya günah işleyen kimse demektir ki, birinde Allâh’a isyan etmek mânâsı var, birinde yoktur. Yani mallarınızı böyle eksik akıllı veya günah işleyen kimselere teslim edip te yok etmeyiniz ve günahkârlık ve safâhata geçerlilik vermeyiniz ki, bu da bir ahmaklık ve akılsızlıktır. O mallar ki Allâh size yaşayışınızın sebebi kılmış, hayatınızı onunla devam ettirmiş, tedbîr ve idâresine sizi görevli kılmıştır. Bundan dolayı o malları çoluk çocuklarınızdan bile olsa sefîhlere (aklı zayıf olanlara) teslim etmeyiniz. Bunda iki mânâ vardır: Birisi kendi mülkünüz olan mallar demektir. Birisi de gerek mülkünüz olsun ve gerek olmasın, genel olarak velâyet ve idâreniz altında bulunan mallar demektir ki, bunun en başlıcasını yetimlerin malları meydana getirir. Bu şekilde mallarınız buyrulması, şahsî malların korunmasının da kamu haklarını ilgilendirdiğini gösterir. Ve bundan dolayı âyet gerek kamu malları ve gerekse özel malların idâresine aklı zayıf olan kimselerin musallat edilmemesinin gerekli olduğunu bildirir. Bu mânâ îtibâri ile dir ki, bu âyette, bülûğ çağına ermiş aklı zayıf olan kimsenin tasarruftan alıkonmasına da bir işâret olduğu anlaşılmıştır. (Elmalılı Tefsiri)

4/ en-Nisâ -5- ALLÂH’ın sizin maişetinizin başlıca vesîlesi kıldığı mallarınızı, sefîh kimselerin ellerine vermeyin. Bu malları işleterek elde edeceğiniz gelirle onların ihtiyaçlarını sağlayın, giyeceklerini te’mîn edin ve onlara tatlı sözler söyleyin, güzel tavsiyelerde bulunun.

Başa dön tuşu