M

MEDYEN HALKI

9/ ET-TEVBE -70- Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nûh Kavmi’nin, Âd’in, Semûd’un, İbrâhîm Kavmi’nin, Medyen Ashâbı’nın ve o mü’tefikelerin haberi gelmedi mi? Onların hepsine Peygamberleri delillerle gelmişlerdi. Demek ki ALLÂH, onlara zulmetmiş değildi, lâkin onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
20/ TÂ HÂ -40- Hani kız kardeşin (Fir’avn’un sarayına) giderek: “Ona bakacak birini size buluvereyim mi? diyordu. Böylece seni tekrâr annene verdik ki, gözü aydın olsun da kederlenmesin. Hem sen, bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık. Seni çeşitli musîbetlerle imtihân ettik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra ey Mûsâ! Belli bir çağa (Peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa) geldin.
22/ EL-HACC -44- (Şu’ayb’ın kavmi olan) Medyen halkı da (Şûayb’ı) yalanladı. Mûsâ da (Fir’avn tarafından) yalanlandı. Ben de o kâfirlere bir süre verdim. Sonra da onları yakalayıverdim. Beni tanımamak nasılmış görsünler.
28/ EL-KASAS -22- Medyen’e doğru yöneldiğinde: “Umarım Rabbim beni doğru yola iletir.” dedi.
23- Mûsâ, Medyen suyuna varınca, orada (hayvanlarını) sulayan bir çok insan buldu. Onların gerisinde de (hayvanlarını suyun olduğu yerden) geri çeken iki kadın gördü. Onlara “Derdiniz nedir?” dedi. Şöyle cevâb verdiler: “Çobanlar sulayıp çekilmeden biz (onların içine sokulup hayvanlarımızı) sulamayız; babamız da çok yaşlıdır. ”
45- Bilâkis biz (o zamandan senin zamanına kadar) nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen onlara âyetlerimizi okuyarak, Medyen halkı arasında bulunanlardan da değildin; aksine biz (başka) Peygamber göndermiştik.
(Bkz: Şu’ayb-aleyhisselâm- kıssası)

Başa dön tuşu