P

PEYGEMBER (1) NEBÎ (2) RESÛL (3)

PEYGEMBER (1) NEBÎ (2) RESÛL (3)

(1) Peygamber (f.i.); Allâh’dan haber getiren. Allâh’ı, âhireti, zararlı ve faydalı şeyleri tanıtan.

(2) Nebî (a.i.nebe’den.c:enbiyâ); Haber getiren. Peygamber. Yeni bir kitap ve şerîatla gelmeyip kendinden evvelki Resûlün getirdiği kitap ve şerîatı devam ettiren Peygamber.

-Nübüvvet; (a.i.Nebî.den) Peygamberlik, nebî olmak, nebîlik. Allâh -cellecelâlühû- nun emriyle vazîfeli olarak insanları doğru yola çağırmak.

-Nebî, Resûl’den eamdır. Her Resûl Nebî’dir, fakat her Nebî Resûl değildir. (Elmalılı Tefsiri)

(3) Resûl (a.i.); Peygamber. Yeni bir kitap ve yeni bir şerîat ile bir ümmete veya bütün beşeriyete Allâh tarafından Peygamber olarak gönderilmiş olan zât. Mürsel de denir. Yeni bir kitap ve şerîatla gelmeyip kendinden evvelki Resûlün getirdiği kitap ve şerîatı devam ettirirse, ona Nebî denir. Haberci. Huk: Tasarrufta hakkı olmaksızın, birisinin sözünü olduğu gibi bir başkasına bildiren kimse. Elçi.

-Risâlet (a.i.); elçilik. birisini bir vazîfe ile bir yere göndermek. Peygamberlik. Büyük kitapla gelen Peygamberlik.

3/ Âl-i İmrân -79- ALLÂH’ın kendisine kitap, hüküm ve nübüvvet verdiği bir beşere, bunlar kendisine verildikten sonra insanlara “ALLÂH’ı bırakıp ta bana kul olun”demek değil, tersine kitabı öğretmekte ve onu okutmakta olduğunuzdan dolayı “Rabbânîler olunuz”demek yakışır.

6/ el-En’âm -112- Ve böyle Biz her Peygambere İns-ü Cinn Şeytanlarını düşman kılmışızdır, bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını telkın eder dururlar, eğer rabbın dilese idi bunu yapmazlardı, o halde bırak şunları uydurdukları hurafât ile haşrolsunlar.

124- Kendilerine bir mucize geldiği zaman,”ALLÂH’ın peygamberlerine verilen peygamberlik aynen bize de verilmedikçe, asla îmân etmeyiz!”diyorlar. ALLÂH, risâlet görevini kime vereceğini daha iyi bilir. Hilekârlıklarından dolayı günah işleyenlere, yarın ALLÂH katından hem bir küçüklük, hem de pek şedîd bir azab gelecektir.

13/ el-Râd -38- Andolsun ki, Biz senden önce de Peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. ALLÂH’ın izni olmadan herhangi bir âyet getirmek ise hiçbir Peygamberin haddi değildir. Her ecel için bir yazı vardır.

53/ en-Necm -1-2-3-4- Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed hakk’tan) sapmadı ve azmadı. O, nefis arzusu ile konuşmaz. (Size okuduğu) Kur’ân ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.

69/ el-Hâkka -43-44-45-46-47- O, Rabbülâlemînden bir tenzildir. Eğer (Peygamber) Bize isnâden bazı laflar uydurmaya kalkışsaydı elbette Biz onu ondan dolayı yeminiyle yakalar (kuvvetle tutar hıncını alır)dık. Sonra da ondan vetînini (iliğini) keser atardık. O vakit hiç biriniz ona siper de olamazdınız.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu